Dini bir terim olarak itikaf, ibadet amacıyla ve belirli bir şekilde camide kalmayı ifade eder. İtikâfa giren kimseye mutekif veya âkif denir.
İtikafın hükmü nedir?
İtikâfın meşruiyeti Kur’an ve Sünnet ile sabittir. “Mescitlerde itikâfta bulunduğunuz zaman kadınlara yaklaşmayın” (Bakara 2/187) meâlindeki âyetle Hz. Âişe’nin, “Resûl-i Ekrem ramazanın son on gününde itikâfa girerdi. O bu âdetine vefatına kadar devam etmiştir. Sonra onun ardından hanımları itikâfa girmiştir” (Buhârî, “İʿtikâf”, 1; Müslim, “İʿtikâf”, 5) şeklindeki rivayeti bunun delillerini teşkil eder.
Ramazan ayında, özellikle de bu ayın son on gününde sünnet-i müekkede niteliği kazandığı belirtilir. Ancak bir dua ya da dileğin gerçekleşmesi durumunda itikâf yapılacağı adanmışsa, bu vâcip olur.
İtikafın Şartları nelerdir?
İtikâfın gerçek ve kusursuz olabilmesi için itikâfa giren kimsenin cünüplük, hayız ve lohusalık gibi hallerden temizlenmiş bulunması ve itikâf için niyet etmesi şarttır. İtikâf için ergenlik çağına gelmiş olmak şart olmayıp ibadet ehliyetine sahip olmak, yani temyiz çağına ulaşmak yeterlidir.
İtikâfın camide yerine getirilmesi gerekir. Cuma kılınan camilerde itikâfa girmek daha faziletli olmakla beraber cemaatle beş vakit namaz kılınan bir mescitte itikâfa girmek de sahihtir. Hanefî fakihleri kadınların evin münasip bir yerinde itikâfa girmelerini tercih etmiştir.

İtikâf ramazanda ve ramazan dışında olabileceği gibi belirli bir süreye de tâbi değildir. İtikâf niyetiyle camide birkaç saat veya birkaç gün kalmak yeterlidir.
Bir duası ya da dileği gerçekleşince itikâfa girmeyi adayan kimsenin itikaf süresi ise üç günden aşağı olmaz.
İtikafa giren kimse neleri yapabilir?
Din İşleri Yüksek Kurulu’nun açıklamasına göre itikâfta bulunan kimse abdest ve gusül gibi tabii ihtiyaçları için dışarı çıkabilir. Yiyecek içecek ihtiyacını getirmek isteyen kimse, yoksa yiyecek için dışarı çıkabilir. Cuma namazı kılınmayan bir camide itikâfa giren kimse, cuma namazı için dışarı çıkabilir.
İtikafı bozan durumlar nelerdir?
Hasta ziyareti veya cenaze namazı için dışarı çıkmak, doktora gitmeyi veya yatmayı gerektirecek bir hastalık durumunda dışarı çıkmak, cinsel yakınlaşmada bulunmak itikafı bozan durumlar arasında ye alır. Bunların yanı sıra akıl ve temyiz gücünü gideren sarhoşluk, akıl hastalığı ve bayılma gibi hallerle hayız ve nifas gibi durumlarda da itikâf bozulur. Bozulan sünnet bir itikâfın tamamlanması veya kazâ edilmesi gerekli değildir. İstenirse yeniden itikâfa girilebilir.
İtikafta neler yapılmalıdır?
İtikâfa giren kimsenin gücü yettiği kadar namaz kılması, Kur’an okuması, istiğfar etmesi, dua ve niyazda bulunması, kelime-i tevhid ve tekbir getirmesi, Allah’ın varlığı, birliği, kudreti hakkında düşünceye dalması, gereksiz şeyler konuşmaması, başta Hz. Peygamber’in hayatına dair kitaplar olmak üzere dinî-ilmî eserler okuyarak vaktini değerlendirmesi dinen hoş karşılanır.
İtikâfa özellikle ramazan ayının son on gününde girilmesi Kadir gecesini de ihya etme fırsatı vereceği için ayrı bir önem taşır. Hz. Âişe, “Resûl-i Ekrem ramazanın son on gününde ibadet için yoğun bir gayret içine girer, gecesini ihya eder ve ibadet için aile fertlerini uyandırırdı” demiştir (Buhârî, “Fażlu leyleti’l-Ḳadr”, 5; Müslim, “İʿtikâf”, 7).





