Çanakkale’de “Meloş’un Hobi Atölyesi” adlı tuhafiye dükkanında el sanatları ve örgü alanında çalışmalarını sürdüren Sabriye Meral Balyemez, memuriyet yıllarından emekliliğine, pazar esnaflığından usta öğreticiliğe uzanan hikâyesini anlattı. 1966 yılında İstanbul’un Üsküdar ilçesinde doğan Balyemez, uzun yıllar sağlık sektöründe çalıştıktan sonra emekli oldu. El işlerine olan ilgisini ise çalışma hayatı boyunca hiç bırakmadı.
Balyemez, 1994 yılında 112 Acil Yardım’ın kurulduğu dönemde bilgisayar işletmeni olarak göreve başladığını, daha sonra sağlık sektöründe idari kadrolarda çalıştığını söyledi. Oğlunun eğitim hayatı nedeniyle farklı illerde görev yaptığını anlatan Balyemez, son olarak İzmir’de sağlık sektöründen emekli oldu.
Çocukluktan gelen el işi tutkusu
El sanatlarının hayatında her zaman önemli bir yere sahip olduğunu belirten Balyemez, memuriyet öncesinde de üretim yaptığını söyledi.
“Benim en büyük hayalim bir tuhafiye dükkânı açmaktı. Memuriyet bile yapsam dışarıya hep el işi yapıyordum. Örgüler örüyordum, bebek yelekleri örüyordum. Her zaman üretip katkıda bulunmak istedim” diyen Balyemez, emekliliğinin ardından da el işlerinden kopmadı.
İzmir’de yaptığı örgü ve el emeği ürünlerle pazar tezgâhı açan Balyemez, yaklaşık 6 yıl pazar esnaflığı yaptı. Özellikle yazma ve örtü kenarlarına iğne oyaları, lifler ve yelekler hazırladığını belirten Balyemez, sol ayak bileğinde yaşadığı rahatsızlık nedeniyle pazar esnaflığını bırakmak zorunda kaldı.
Usta öğreticilik için bir yıl eğitim aldı
El sanatları alanında eğitim vermeye başlamasının ardından usta öğreticilik yolunda zorlu bir süreçten geçtiğini anlatan Balyemez, İstanbul’da bir yıl boyunca mesleki eğitim merkezinde eğitim ve staj yaptığını söyledi.
“Evimi, barkımı bıraktım, İstanbul’a gittim. Bir yıl staj yaptım. Haftada 5 gün bir tuhafiyede çalışıyor, bir gün mesleki eğitim merkezine gidiyorduk.” ifadelerini kullanan Balyemez, bu süreçte el sanatlarıyla ilgili eğitimlerin tamamına katıldığını belirtti. Nakış, makine nakışı, dekoratif el sanatları ve dekoratif ev tekstili alanlarında ustalık belgeleri bulunan Balyemez, yıllarca farklı illerde usta öğretici olarak görev yaptı.
Çanakkale’de kendi dükkânını açtı
Kızının rahatsızlığı nedeniyle Çanakkale’ye yerleşen Balyemez, burada Halk Eğitim Merkezi’ne başvurdu ve bir dönem kurs verdi. Görevlendirmelerin devam etmemesi üzerine kendi geçimini sağlamak amacıyla tuhafiye dükkânı açtı.
“Meloş’un Hobi Atölyesi” adıyla faaliyet gösteren dükkânda tuhafiye ürünlerinin yanı sıra örgü ipleri, çanta malzemeleri, el yapımı takılar ve takı malzemeleri bulunuyor. Balyemez, özellikle çanta yapımında ihtiyaç duyulan malzemelerin önemli bölümünü dükkânında bulunduruyor. Dükkânında örgü çantaların astarlarını da diken Balyemez, bu işin kendisi açısından önemli bir gelir kaynağı olduğunu belirtti.
“İşler çok çok iyi diyemem ama çok şükür beni ayakta tutan dışarıdan gelen çanta astarlama işleri var. Bir kişi yaptığım işten memnun kalırsa mutlaka tekrar geliyor” dedi.
“Çanakkale’de kadınlar çok fazla el emeği yapıyor”
Çanakkale’de kadınların el emeğine ilgisinin yüksek olduğunu belirten Balyemez, asıl sorunun üretilen ürünlerin satılmasında yaşandığını söyledi.
“Çanakkale’de kadınlar çok fazla el emeği yapıyor. Satmakta sorun yaşıyorlar” diyen Balyemez, özellikle evlerinde üretim yapan kadınlar için daha fazla satış alanı oluşturulması gerektiğini ifade etti. Kadınların belirli noktalarda stant açabilmesinin ve etkinliklerde ürünlerini satabilmesinin önemli olduğunu belirten Balyemez, “Evde üretip satanlara bir şans vermek lazım. Daha fazla olmalı ve bu yaygın olmalı” diye konuştu.
Balyemez, kadınların kayıtlı ve yasal şekilde satış yapabilmesinin de önemine dikkat çekerek vergi muafiyeti uygulamaları konusunda kadınları bilgilendirdiğini dile getirdi.
“Örgünün matematiği var”
Balyemez, örgünün yalnızca el becerisi olmadığını, aynı zamanda ölçü ve matematik gerektirdiğini vurguladı. “İlmek değildir hayat, santimdir. Senin ipin, benim ipim, herkesin tığı farklı. Elinin ayarı farklı” diyen Balyemez, kişinin ruh hâlinin dahi örgünün sıklığını değiştirebildiğini belirtti.
“Kadın üretsin, bilgisini paylaşsın, üretime katılsın. En büyük hedefim o”
Balyemez’in en çok önem verdiği konuların başında ise kursiyerlerinin üretime katılması geliyor. Hiç tığ kullanmamış bir kursiyerinin bugün sipariş üzerine örgü yaptığını anlatan Balyemez, bunun kendisini en çok mutlu eden durum olduğunu söyledi.
“Benim tek amacım kadınlar üretime katılsın, kendi harçlıkları olsun. Kadın üretsin, bilgisini paylaşsın, üretime katılsın. En büyük hedefim o” ifadelerini kullandı.
Kadınların yaptıkları ürünlerin satışında karşılaştıkları ekonomik sorunlara da dikkat çeken Balyemez, malzeme fiyatlarının yükseldiğini ve alım gücünün düşmesinin el emeği ürünlerin satışını zorlaştırdığını söyledi.
“60 yaşındayım, hâlâ öğreneceğim çok şey var”
Yaklaşık 60 yaşında olmasına rağmen öğrenmeye devam ettiğini belirten Balyemez, kadınlara özellikle özgüvenli olmaları çağrısında bulundu.
“Korkmasın kadınlar. Bir kere yanlış yapar, iki kere söker, üç kere hatalı olur. Ama mutlaka sonunda olacaktır” diyen Balyemez, kadınların kendi kazançlarını elde etmesinin önemine vurgu yaptı.
Balyemez sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Kadın ‘yapamam’ dememeli. ‘Yapabilirim, yaparım, yapacağım’ demeli. Ayakta duracağım ve yapacağım. Ben hiçbir zaman ‘bilmiyorum’ demedim, ‘öğrenirim’ dedim. Altmış yaşındayım, hâlâ öğreneceğim çok şey olduğunu düşünüyorum.”