Yaşam

İbrahim Batdal: “Erişilebilirlik göstermelik kaldı, denetim mekanizması işlemiyor”

Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Derneği Başkanı, aynı zamanda Çanakkale Özel Bakım Merkezi Yöneticisi olan İbrahim Batdal, Kaleninsesi’ne yaptığı kapsamlı değerlendirmede, Türkiye’de engelli bireylere yönelik sosyal haklardan erişilebilirlik sorunlarına, kamu politikalarından özel sektör istihdamına kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Batdal, son yıllarda engelli haklarında yaşanan daralmaların temel nedenlerinden birinin hakların kötüye kullanılması olduğunu vurgularken, erişilebilirlik konusunda ise yasal süreçlerin kâğıt üzerinde kaldığını ifade etti.

“Sosyal devlet anlayışı uzun yıllardır önemli destekler sağladı”

Türkiye’de devletin 20 yılı aşkın süredir engelli bireylere yönelik önemli destek mekanizmaları oluşturduğunu hatırlatan Batdal, evde bakım maaşı ve özel bakım merkezlerindeki ücretlerin devlet tarafından karşılanmasının sosyal devlet anlayışının temel göstergelerinden biri olduğunu belirtti. Özellikle 2006 yılından bu yana sürdürülen bakım desteklerinin, binlerce ailenin yükünü hafiflettiğini ifade eden Battal, devletin engelli bireyler, yaşlılar ve dezavantajlı vatandaşlar için ciddi bir sosyal koruma ağı oluşturduğunu söyledi.

“Sivil toplum eski mücadele gücünü kaybetti”

2005 yılında çıkarılan 5378 sayılı Engelliler Kanunu hazırlanırken sivil toplum kuruluşlarının çok daha güçlü bir mücadele sergilediğini hatırlatan Batdal, bugün aynı örgütlü yapının görülmediğini dile getirdi. Derneklerin artık hak savunuculuğundan uzaklaştığını, ancak hak kaybı yaşandığında bireylerin çözüm için kapılarını çaldığını ifade eden Battal, birçok derneğin proje üretme ve sahada etkin olma kapasitesini giderek kaybettiğini söyledi.

Bu işlevsizliğin temel nedenlerinden birinin yönetim kadrolarındaki değişimsizlik olduğunu belirten Battal, aynı isimlerin uzun yıllar boyunca koltuklarını korumasının dinamizmi ortadan kaldırdığını ve yeni fikirlerin sisteme girmesini engellediğini dile getirdi.

“Hakların daralmasının sebebi suistimaller oldu”

ÖTV muafiyetli araç alımlarında yaşanan değişikliklerin arka planına da değinen Battal, geçmişte engelli bireylerin 1.6 motor hacmine kadar, marka ve fiyat sınırlaması olmaksızın araç alabildiğini hatırlattı.

Ancak zaman içerisinde bu hakkın kötüye kullanıldığını ifade eden Batdal, bazı engelli bireylerin araçları yakınlarının kullanımına verdiğini, sonrasında mahkeme kararlarıyla araç üzerindeki engelli ibarelerinin kaldırıldığını ve kullanım kısıtlamalarının esnetildiğini anlattı. Bu suistimallerin yaygınlaşmasının ardından devletin yeni düzenlemeler getirdiğini belirten Battal, 2024 yılında yürürlüğe giren yeni kriterlerle hem yerli üretim oranı hem de satış süresi konusunda ciddi sınırlamalar getirildiğini, bunun sonucunda gerçek ihtiyaç sahiplerinin de mağdur olduğunu söyledi.

“Faturalardaki indirimler kâğıt üzerinde kaldı”

Eskiden engelli bireylere yönelik su faturası ve çeşitli belediye hizmetlerinde daha anlamlı indirimler uygulandığını söyleyen Battal, bugün hâlâ yüzde 10 civarında bazı indirimlerin bulunduğunu ancak artan ek kalemler nedeniyle bunun fiilen bir avantaj sağlamadığını aktardı.

Katı atık bedeli ve benzeri ek yüklerin faturaları ciddi şekilde artırdığını belirten Batdal, indirim oranlarının toplam maliyet karşısında sembolik kaldığını ifade etti.

“Erişilebilirlik yapılmış olmak için yapılıyor”

Çanakkale’de erişilebilirlik konusunda ciddi eksiklikler bulunduğunu söyleyen Batdal, birçok düzenlemenin yalnızca formaliteyi yerine getirmek amacıyla yapıldığını belirtti.

Kaldırımların, yaya geçitlerinin, engelli park alanlarının ve çeşitli fiziksel düzenlemelerin çoğu zaman kullanımı kolaylaştırmak yerine daha zor hale getirdiğini söyleyen Batdal, plansız uygulamaların kenti erişilebilir kılmak yerine daha problemli hale getirdiğini ifade etti.

2005 yılında çıkan yasayla kamu binalarına erişilebilirlik için 7 yıllık süre tanındığını hatırlatan Batdal, aradan geçen 21 yıla rağmen Çanakkale’de erişilebilirlik belgesi almış kamu binası sayısının bir elin parmaklarını geçmediğini söyledi. Bunun temel nedeninin ise erişilebilirlik izleme ve denetleme komisyonlarının yeterince etkin çalışmaması olduğunu dile getirdi.

“Toplu taşımada ayrıştırıcı değil kapsayıcı yaklaşım gerekli”

Toplu taşıma araçlarında yer alan “engelli aracı” ibaresinin ayrıştırıcı bir anlayış yaratmaması gerektiğini belirten Batdal, asıl hedefin her aracın herkes tarafından rahatlıkla kullanılabileceği şekilde tasarlanması olduğunu söyledi.

Engelli bireylerin toplumun dışında konumlandırılmasını çağrıştıran uygulamaların yerine kapsayıcı şehircilik anlayışının benimsenmesi gerektiğini ifade etti.

“Pozitif ayrımcılık amacından uzaklaştı”

Engelli bireylere yönelik pozitif ayrımcılığın giderek etkisini kaybettiğini dile getiren Batdal, bu hakların çoğu zaman engelli bireylerden önce yakınları tarafından kullanıldığını söyledi.

Bu durumun kamu kurumlarının engelli bireylere yönelik geliştirdiği birçok uygulamanın anlamını zayıflattığını belirten Batdal, sistemin asıl ihtiyaç sahiplerine hizmet etmesi gerektiğini kaydetti.

“Özel sektör hâlâ engelli istihdamında isteksiz”

Kamuda engelli istihdamında geçmişe göre daha olumlu bir tablo olduğunu söyleyen Battal, özel sektörde aynı ilerlemenin görülmediğini ifade etti.

Engelli kadrolarının birçok işletmede hâlâ boş bırakıldığını söyleyen Batdal, İŞKUR’un daha sıkı denetimler yapması gerektiğini, yükümlülüklerini yerine getirmeyen işletmelere yaptırım uygulanmasının şart olduğunu belirtti.

Bunun yanında engelli bireylerin kendi işlerini kurabilmeleri için proje desteklerinin artırılması gerektiğini vurgulayan Battal, sosyal hayata daha güçlü katılım için bireysel girişimciliğin teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.

“Kordon’da yaşanan olaylar önlem eksikliğini gösteriyor”

Çanakkale Kordonu’nda geçtiğimiz günlerde denize düşen engelli vatandaşın kurtarılmasıyla sonuçlanan olayın tesadüf eseri faciaya dönüşmediğini ifade eden Batdal, geçmişte benzer olaylarda can kaybı yaşandığını hatırlattı.

Yerel yönetimlerin bu alanlarda önleyici güvenlik tedbirlerini artırması gerektiğini söyleyen Battal, engelli yürüyüş yollarındaki fiziksel engellerin hâlâ kaldırılmadığını ve kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması gerektiğini ifade etti.

“AVM’lerde erişilebilirlik çoğu zaman vitrinden ibaret”

Yeni yapılan alışveriş merkezlerinde engellilere yönelik alanlar oluşturulduğunu ancak bunların çoğunlukla göstermelik kaldığını belirten Batdal, fiziksel düzenlemelerin büyük bölümünün gerçek kullanım kolaylığı sağlamadığını söyledi.

Engelli park alanlarının toplum tarafından bilinçsizce işgal edildiğini ifade eden Batdal, engelli bireylere yönelik toplumsal saygının hâlâ istenilen seviyeye ulaşmadığını dile getirerek, farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiğini vurguladı.