Troya Ören yerine her gün en az yüzlerce yerli ve yabancı turist geliyor. Hatta deniz yolu turizmiyle gelenleri tur şirketi Troya ile sınırlandırmıyor alıp şehir merkezine getiriyor.
Sahi turizm nedir ne değildir?
Önce bu sorunun yanıtını bulmak lazım…
GÖREV DEĞİŞİKLİĞİ
Sadece Çanakkale ile sınırlı değilmiş. Ak Parti birçok yerde kadro değişikliğine gidiyor. Bilecik’te iki milletvekilinden birini Ak Parti almış. En yakın CHP’ye 8 puan fark atmış. Aydın’da 7 milletvekilinden 3’ü Ak Parti’nin. Diğerlerini CHP ve MHP paylaşmış. Yeni Gümüşhane 2 milletvekili ile parlamentoda temsil ediliyor. Ak Parti burada da yüzde yüz yapmış ve iki vekil çıkarmış. Örnek verdiğim bu üç İl de Ak Parti teşkilat kadrolarının istifası istendi. Yerlerine yeni atamalar yapılacak.
Yaşananlarda başka bir şey var. Birçoklarının anlayamayacağı nedenler.
Geçen hafta CHP İl Başkanı Nejat Önder’in kastetmeye çalıştığı partisel yapının çok ötesinde farklı bir durum var. Farklılığı CHP cephesinden görmek mümkün olmayacağı gibi gerek yapılardaki doku uyuşmazlığı, gerek performans ki, bu, yüzde yüz yapılan yerler için de geçerli, daha fazla efor ve hatta parti disipliniyle ilişkilendirilecek bir değerlendirme olarak bakmak lazım.
Ak Parti’nin Çanakkale teşkilat kadrolarındaki hassasiyet bütünsel gözle bakıldığında, sadece ana kent belediyesini alma isteği diye nitelendirilmeye çalışılsa da belediyesi bulunan yerlerde bile değişiklik yapılıyorsa, üstelik de partinin kuruluşundan bu yana görev alanlar değişiyorsa önceliğin ne olduğunu partiyi dışarıdan okumaya çalışanlar değil de içindekiler bilir.
Yapısal değişiklikleri birçoğumuz 2019 seçimlerine endekslemeye çalışıyoruz ama ilk defa ifade ediyorum; bu yılın sonbaharında olmasa bile 2017 de yapılacak bir seçim belirtilerini görüyorum. Nedenler ve niçinler üzerine konuşursak biraz uzar.
Bir yere not etme adına, kimse verdiğim tarihleri hafife almasın.
Ak Parti’de özeleştiri yapanlara rastlarsanız bu sizi şaşırtmasın. Birçokları bu özeleştiri dili ile ne kastedilmeye çalışılıyor, onu bile çözmesi zor.
KÖPRÜNÜN ÖTE YAKASI
Sarıçay yatağının ıslah edilmesi ve buna bağlı olarak yeni gezi alanları oluşturulması teklifine CHP’li belediye başkanı “Benim yetkimde değil’ diyerek topu DSİ’ye attı. Çay yatağı içinde yer alan baz istasyonuna izin veren belediye ne hikmetse genel düzenleme için ‘benim yetkim yok’ diyor. Kendi araç parkını bile Sarıçay yatağına kuran CHP’li belediye, araç parkı dahil birçok alanda çay yatağına müdahale edebiliyor.
Neyse mevzu bunlar değil. İyi, kötü görsel ve hizmet açısından bazı değerlendirmeler yapıldı buna karşı değilim ama bir de Truva Köprüsünün öte yakası var ki, içler acısı.. Çevresine yüzlerce konut kuruldu, bir bölümü halk otobüslerine park için tahsis edildi ancak dere yatağı bırakın ıslah edilmeyi bir iki dokunuşta çözümlenecek ama yok.
Kim yetkili, kim karışıyor köprünün öte yakasına?
DSİ mi, belediye mi, kim?
Diyelim DSİ. Yap kardeşim bir proje, götür Orman Su İşleri Bakanlığına. Anlat derdini.
İktidara çakacağım diye kimin haddine binlerce insanı bataklık kenarında yaşatmaya? Böylesi umursamazlık olur mu? Sen siyasi rekabetini yine yap ama insanları mağdur etmeden.
Bakın Ormancılık Günü nedeniyle birçok yerde ağaç ve fidan dikildi. Köprünün öte yakasında erozyonu önleyecek bir dal dikilmedi, dikilemedi. Niye? Kısır siyasi çekişmelerden…
Çanakkale’nin DNA’sı gerçekten değiştiriliyor. Bu değişiklik de özgürlük söylemleri ile halk uyutularak. Maalesef belediye meclisinin muhalefet kanadı da köprünün öte yüzüne geçip sorup sorgulamıyor yerel iktidarı.
İnsan üzülüyor ya…
PARALAR PEŞİN
Geçtiğimiz aylarda (Ocak), açık lise sınavı yapıldı. O sınava birçok öğretmen gözlemci olarak girdi veya sınav heyetinde yer aldı. Tabi asayiş yönünden alınan tedbirlere bağlı olarak birçok insan görev yaptı.
Çanakkale Eğitim-İş hala görevlendirme paralarının ödenmediğini belirtip Milli Eğitimi sorumlu tutmuş. Sınava girenler paraları peşin ödedi. Aylar öncesi banka hesaplarına yatırdı. Milli Eğitim niye ödemez?
Örenmemesinden İl Milli Eğitim Müdürü Zülküf Memiş’i sorumlu tutmak yanlış. Eğer ortada sorumlu varsa bakanlık.
HAYALİ İHRACAAT
Dün İstanbul merkezli 29 ilde hayali ihracat operasyonu yapıldı.92 kişi hakkında gözaltı kararı alındı. Gözaltına alınanların 3'ünün devlet memuru olduğu açıklandı. Cumhuriyet tarihinin en büyük operasyonu olarak adlandırılan dev operasyon ın erken saatlerinde eş zamanlı olarak başlatıldı.
Operasyon dalgası Çanakkale’ye de yansıdı mı?
Gazetenin haber merkezine sordum; elimize ulaşan bir bilgi yok denildi.
Umarım kapsamıyordur.
Çanakkale’de turizm işiyle uğraşanlara ithaf olunur diyeceğim ama haberleri var mı acep.. Troya Ören yerine her gün en az yüzlerce yerli ve yabancı turist geliyor. Hatta deniz yolu turizmiyle gelenleri tur şirketi Troya ile sınırlandırmıyor alıp şehir merkezine getiriyor.
Sahi turizm nedir ne değildir?
Önce bu sorunun yanıtını bulmak lazım…
GÖREV DEĞİŞİKLİĞİ
Sadece Çanakkale ile sınırlı değilmiş. Ak Parti birçok yerde kadro değişikliğine gidiyor. Bilecik’te iki milletvekilinden birini Ak Parti almış. En yakın CHP’ye 8 puan fark atmış. Aydın’da 7 milletvekilinden 3’ü Ak Parti’nin. Diğerlerini CHP ve MHP paylaşmış. Yeni Gümüşhane 2 milletvekili ile parlamentoda temsil ediliyor. Ak Parti burada da yüzde yüz yapmış ve iki vekil çıkarmış. Örnek verdiğim bu üç İl de Ak Parti teşkilat kadrolarının istifası istendi. Yerlerine yeni atamalar yapılacak.
Yaşananlarda başka bir şey var. Birçoklarının anlayamayacağı nedenler.
Geçen hafta CHP İl Başkanı Nejat Önder’in kastetmeye çalıştığı partisel yapının çok ötesinde farklı bir durum var. Farklılığı CHP cephesinden görmek mümkün olmayacağı gibi gerek yapılardaki doku uyuşmazlığı, gerek performans ki, bu, yüzde yüz yapılan yerler için de geçerli, daha fazla efor ve hatta parti disipliniyle ilişkilendirilecek bir değerlendirme olarak bakmak lazım.
Ak Parti’nin Çanakkale teşkilat kadrolarındaki hassasiyet bütünsel gözle bakıldığında, sadece ana kent belediyesini alma isteği diye nitelendirilmeye çalışılsa da belediyesi bulunan yerlerde bile değişiklik yapılıyorsa, üstelik de partinin kuruluşundan bu yana görev alanlar değişiyorsa önceliğin ne olduğunu partiyi dışarıdan okumaya çalışanlar değil de içindekiler bilir.
Yapısal değişiklikleri birçoğumuz 2019 seçimlerine endekslemeye çalışıyoruz ama ilk defa ifade ediyorum; bu yılın sonbaharında olmasa bile 2017 de yapılacak bir seçim belirtilerini görüyorum. Nedenler ve niçinler üzerine konuşursak biraz uzar.
Bir yere not etme adına, kimse verdiğim tarihleri hafife almasın.
Ak Parti’de özeleştiri yapanlara rastlarsanız bu sizi şaşırtmasın. Birçokları bu özeleştiri dili ile ne kastedilmeye çalışılıyor, onu bile çözmesi zor.
KÖPRÜNÜN ÖTE YAKASI
Sarıçay yatağının ıslah edilmesi ve buna bağlı olarak yeni gezi alanları oluşturulması teklifine CHP’li belediye başkanı “Benim yetkimde değil’ diyerek topu DSİ’ye attı. Çay yatağı içinde yer alan baz istasyonuna izin veren belediye ne hikmetse genel düzenleme için ‘benim yetkim yok’ diyor. Kendi araç parkını bile Sarıçay yatağına kuran CHP’li belediye, araç parkı dahil birçok alanda çay yatağına müdahale edebiliyor.
Neyse mevzu bunlar değil. İyi, kötü görsel ve hizmet açısından bazı değerlendirmeler yapıldı buna karşı değilim ama bir de Truva Köprüsünün öte yakası var ki, içler acısı.. Çevresine yüzlerce konut kuruldu, bir bölümü halk otobüslerine park için tahsis edildi ancak dere yatağı bırakın ıslah edilmeyi bir iki dokunuşta çözümlenecek ama yok.
Kim yetkili, kim karışıyor köprünün öte yakasına?
DSİ mi, belediye mi, kim?
Diyelim DSİ. Yap kardeşim bir proje, götür Orman Su İşleri Bakanlığına. Anlat derdini.
İktidara çakacağım diye kimin haddine binlerce insanı bataklık kenarında yaşatmaya? Böylesi umursamazlık olur mu? Sen siyasi rekabetini yine yap ama insanları mağdur etmeden.
Bakın Ormancılık Günü nedeniyle birçok yerde ağaç ve fidan dikildi. Köprünün öte yakasında erozyonu önleyecek bir dal dikilmedi, dikilemedi. Niye? Kısır siyasi çekişmelerden…
Çanakkale’nin DNA’sı gerçekten değiştiriliyor. Bu değişiklik de özgürlük söylemleri ile halk uyutularak. Maalesef belediye meclisinin muhalefet kanadı da köprünün öte yüzüne geçip sorup sorgulamıyor yerel iktidarı.
İnsan üzülüyor ya…
PARALAR PEŞİN
Geçtiğimiz aylarda (Ocak), açık lise sınavı yapıldı. O sınava birçok öğretmen gözlemci olarak girdi veya sınav heyetinde yer aldı. Tabi asayiş yönünden alınan tedbirlere bağlı olarak birçok insan görev yaptı.
Çanakkale Eğitim-İş hala görevlendirme paralarının ödenmediğini belirtip Milli Eğitimi sorumlu tutmuş. Sınava girenler paraları peşin ödedi. Aylar öncesi banka hesaplarına yatırdı. Milli Eğitim niye ödemez?
Örenmemesinden İl Milli Eğitim Müdürü Zülküf Memiş’i sorumlu tutmak yanlış. Eğer ortada sorumlu varsa bakanlık.
HAYALİ İHRACAAT
Dün İstanbul merkezli 29 ilde hayali ihracat operasyonu yapıldı.92 kişi hakkında gözaltı kararı alındı. Gözaltına alınanların 3'ünün devlet memuru olduğu açıklandı. Cumhuriyet tarihinin en büyük operasyonu olarak adlandırılan dev operasyon ın erken saatlerinde eş zamanlı olarak başlatıldı.
Operasyon dalgası Çanakkale’ye de yansıdı mı?
Gazetenin haber merkezine sordum; elimize ulaşan bir bilgi yok denildi.
Umarım kapsamıyordur.