Gündem

Türkiye'de Psikolojik Enflasyon Var !

Türkiye’de artan psikolojik sıkıntıları ve depresyon ile artan antidepresan ilaçları bu sorunları ekonomi üzerinden etkilerini Çanakkale’de Klinik Psikolog/Psikoterapist olarak çalışan Yağız Ata gazetemize özel değerlendirdi. Türkiye'de Psikolojik Enflasyon Var !

Türkiye'de Psikolojik Enflasyon Var !

Psikolojimiz Nasıl ?

‘’Hepimiz özellikle Covid-19 salgınıyla birlikte psikolojik olarak ciddi anlamda olumsuz etkilendik. Covid-19 salgını beraberinde birçok psikolojik durumları meydana getirdi ve tetikledi. Covid-19 salgını beraberinde sadece hastalıklara değil derin ekonomik krizlere de sebep oldu. Aradan geçen 5 yıllık sürede her gün ekonomimiz kötüye gitti ve bu kötüye gidiş özellikle gençler ve yaşlıları ciddi oranda olumsuz etkiledi. Salgının ardından; orman yangıları, depremler derken 2024 yılının ortalarına doğru geldiğimiz şu zaman da yaşlılarımız aldıkları emekli maaşları ile kiralarını dahi ödeyemez duruma düşmüşken gençlerimiz ise gelecek kaygısı yaşamaktadırlar.Tüm bu süreçleri toplum olarak hep birlikte yaşadık ve gördük. Sağlık bakanlığının açıklanan verilerine göre Türkiye’de son 20 yılsa antidepresan kullanımı %360 artmıştır. 2013 yılında 37.258.388 kutu iken 2023 yılı verilerine göre ise 65.451.381 kutu ilaç reçete edilmiştir. Bu verilerin yanında bireysel psikolojik danışmanlık ofislerinden alınan hizmetleri de düşündüğümüzde ortada ciddi bir ihtiyacın olduğu aşikardır.’’

 

Psikolojik veriler ne diyor ? Ekonomi psikolojimizi nasıl etkiliyor ?

 

Toplum da başını emeklilerin ve gençlerin çektiği ama toplumun hemen hemen tümünü ekonomik sebeplere dayalı psikolojik etkilerin oranları tüm kentler için aynı değil çünkü şehrin doğal güzellikleri, nüfus oranı, yeşillikleri ve denize olan mesafesi gibi birçok olumlu faktör risk grubunda ki kişilerin daha az olumsuz etkilenmesi sağlıyor. Bu kentlerden bir tanesi de Çanakkale. Çanakkale’nin doğal güzelleri ve yerel kültürünün de etkisiyle bu kentte yaşayan sakinler topluma göre daha az olumsuz etkileniyorlar. Bir Psikolog olarak eğer ekonomik açıdan iyileşme olmaz veya yakında zamanda en azından iyileşme başlangıcı olmaz ise hem bireysel hem toplumsal olarak psikolojik iyi oluş halini yakalamamız zor. Bunun en büyük kanıtlarından biri de 1000 kişiye düşen antidepresan kullanımında ülkeler arasında 22.sıradayız, ülkeler ve bölgeler bazlı 24.sıradayız.

Her şeye rağmen daha az kaygılanmak ve depresyondan korunmak için sizlere önereceğim aşağıdaki 10 maddeyi dikkate almanızı öneririm.Yakınlarınız ve özellikle ailenizle daha fazla vakit geçirin. Aile üyelerinin beraber vakit geçirmeleri önemlidir. Zaman geçirme ev içinde ufak bir aktivite ile sağlanabileceği gibi ev dışında da yapılan aktiviteler ile de sağlanabilir.
Duygularınızı ifade edin, diğer insanların ne hissettiğine verdiğiniz önem kadar kendi duygu ve ihtiyaçlarınızı da göz önünde bulundurun. 
Depresyon döngüsünü unutmayın! Depresyonda çoğunlukla kişinin bir şey yapma isteği olmaz, uyuma isteği olur ve yaptığı şeylerden zevk almaz. Eğer belirtileri besleyecek şekilde evde oturup hiçbir şey yapmaz, içinizden gelmesini beklerseniz depresyonun seviyesini artırabilirsiniz. Bu sebeple mümkün olduğunca böyle durumlarda zevk almasanız da faaliyetlerinizi sürdürmeye devam edin.
Geçmişe odaklı olmayın. Geçmiş hatalar üzerinde durup problem odaklı yaklaşmayın. Olumlu duygu ifadelerini artırın. Olumsuz duygu ve düşüncelerinizi yerinde ve zamanında, uygun dozda ifade etmekten kaçınmayın. Unutmayın ki zamanında sergilenen uygun ifade ve aktif davranış, birikimi engelleyecek ve küçük artçı depremler büyük depremin önüne geçecektir. İyileşme sürecinde dalgalanmalar olabilir ve zaman zaman depresif belirtilerde artış görülebilir. Bunu normal karşılayın. Gün aşırı açık havada düzenli yürüyüş yapmanın, antidepresanlarla aynı tedavi edici etkiyi yaptığını unutmayın. Kademeli olarak temponuzu ve yürüyüş sürenizi artırabilirsiniz. Ev içinde yatakta geçirdiğiniz süreyi azaltıp hareketinizi artırabilmek için ev içi sorumluluklar alın. Gün ışığından fazla faydalanacak şekilde uyumaya özen gösterin. Geç saatlerde yatıp geç saatlerde uyanmak depresyonu kendi başına sürdüren bir etmendir. Erken yatıp erken kalkmaya kendinizi alıştırın. Diyaframdan nefes alın, doğru nefes alma yöntemiyle fiziksel ve ruhsal olarak da rahatlayabileceğinizi unutmayın.
 

 

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
İbrahim Akın Kazancı
Editör
İ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
- REKLAM -