Araştırma ekibi, katılımcılarla çalışarak bu yöntemin etkilerini inceledi. Katılımcılara, önemli sosyal konular hakkında kısa bir görüş yazısı yazmaları istendi ve yazılarının değerlendirileceği söylendi. Ancak, katılımcılar yazdıkları ne olursa olsun, aşağılayıcı ve olumsuz geri bildirimler aldılar.
Ardından, katılımcılardan düşüncelerini bir kağıda yazmaları istendi. Bir gruba, kağıdı çöp kutusuna atması veya masasındaki bir dosyada saklaması söylendi. Diğer gruba ise, belgeyi bir parçalayıcıya veya şeffaf plastik bir kutuya koymaları söylendi.
Analiz sonuçları, aşağılayıcı yorumları aldıktan sonra herkesin daha yüksek düzeyde öfke bildirdiğini gösterdi. Ancak, yazılı düşüncelerini atan veya parçalayan katılımcıların hızla başlangıçtaki sakin durumlarına geri döndükleri belirlendi. Diğer yandan, hakaretin basılı bir kopyasını elinde bulunduran katılımcıların genel öfkelerinde yalnızca küçük bir azalma görüldü.
Baş araştırmacı Nobuyuki Kawai, "Yöntemimizin öfkeyi bir dereceye kadar bastırmasını bekliyorduk. Ancak öfkenin neredeyse tamamen ortadan kalktığını görmek bizi şaşırttı," dedi. Araştırmacılar, bulgularının ofis çalışanları gibi stresli durumlarda bulunan kişilere yardımcı olabileceğini belirtti.
Kawai, "Bu teknik, öfkenin kaynağını sanki bir not alıyormuş gibi yazıp sonra da kişinin bir iş durumunda öfkelendiğinde onu çöpe atarak o anda uygulanabilir," şeklinde ekledi.
Bilimsel Raporlar dergisinde yayınlanan bu bulgular, fiziksel nesnelerle etkileşimin kişinin ruh halini nasıl kontrol edebildiğini gösteren önceki çalışmalara dayanıyor.
Yorumlar
Yorum Yaz