Bu pideci, dev fabrikalar ve holdingleri geride bırakarak vergi rekortmenleri listesine girmesiyle büyük ilgi çekti. İşletmenin sahibi Reşat Akbaykal'ın, vergi rekortmeni olduğunu bir telefon aracılığıyla öğrendiği belirtiliyor.
Gazeteci Uğur Dündar'ın "Şubesi bulunmayan pideci dükkânıyla vergi rekortmeni oldu!.." başlıklı yazısı, Çeşme'deki pideciyi gündeme taşıdı. Akbaykal'ın 50 yıldır faaliyet gösteren işletmesinin, tek bir şubesiyle bu listede yer alması şaşırtıcı bir başarı olarak değerlendirildi.
Gazeteci Fatih Aktaylı, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Akbaykal'ın vergi rekortmeni olduğunu öğrenmesi üzerine yaşadığı mutluluğa vurgu yaptı. Ancak, vergi miktarı konusunda farklı haberlerin bulunduğuna dikkat çekerek, bu durumu normal karşıladı. İzmir'in vergi rekortmeni olarak açıklanan ismin Lucien Arkas olduğunu belirten Aktaylı, vergi listelerinin Türkiye'deki vergi sisteminin sınırlılıklarını ortaya koyduğunu ifade etti.
Aktaylı, vergi listelerinin Türkiye'deki vergi sefaletini yansıttığını belirterek, zenginlerin komik vergiler ödediğini ve dünya genelinde zenginlerin daha fazla vergi ödeme taleplerinin olduğunu söyledi. Arkas'ın ödediği vergiyi 1,5 milyon dolar olarak paylaşan Aktaylı, Türkiye'deki vergi sisteminin ciddi bir gözden geçirme ihtiyacı olduğunu vurguladı.
Bu olay, Türkiye'deki vergi sistemi ve zenginlerin ödediği vergilere dair birçok tartışmayı da beraberinde getirdi. Türkiye'deki vergi politikalarının yeniden ele alınması ve adaletin sağlanması adına kamuoyunda yeni bir bilinç oluşturulması gerekliliği konuşuluyor.
Yorumlar
Yorum Yaz