MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Kamil Aydın, Meclis’te konuşarak Başbağlar’da yaşanan katliamı dile getirdi.
PKK Başbağlar'da vahşice, canice bir katliam yaptı
“Başbağlar, Anadolu’nun muhteşem bir yeridir ama terör örgütü PKK orada vahşice, canice bir katliam yaptı” diyen Prof. Dr. Aydın; “5 Temmuz, soykırımın yıldönümüdür. Başbağlar’da vahşice, canice yapılan katliam. Olayları sırayla anlatmak gerekirse; 1993 yılının 5 Temmuz’unda Erzincan’ın, doğal güzelliğiyle ünlü Kemaliye ilçesinin Başbağlar köyünde PKK’nın cani saldırısı sonucu namaz kılarken öldürülen 33 vatandaşımızın ve geride bıraktıkları yetimlerin acısını çekerek kara günler yaşadığımız bir gündür.

Karalar bağlı başı, analar ağlar/Yürekleri dağlı, matemlidir Başbağlar
Terör örgütü PKK'nın yaptığı katliamı mecliste anlatan Kamil Aydın, sözlerine şöyle devam etti;
"Bu yüzden, şairin dediği gibi: “Karalar bağlı başı, analar ağlar/Yürekleri dağlı, matemlidir Başbağlar.” dedi. “Tarihi unutmamalıyız; geçmişi unutursak geleceği şekillendiremeyiz, maziyi görmezden gelirsek atiye erişemeyiz” diyen Aydın, şunları söyledi; “Bu sebeple, bu coğrafyada, bu eski coğrafyada bu kadar zorluğa maruz kalan bu coğrafyada varlığımızı devam ettirmenin en önemli unsuru tarih bilincini kaybetmemektir. Başbağlar’a güvenlik güçlerimiz varana kadar köydeki ateş hemen hemen sönüyordu bile.
Terörle mücadele o dönemde zayıf bir şekilde yapılıyordu
Terörle mücadele o yıllarda, gerçekten, sekteye uğramış, zayıf bir şekilde yapılıyordu. Yani biten bitti, giden gitti, sonra köye ulaşıldı, o çığlıklar, feryatlar duyulmaya başlandı. Ama bugün artık içerde ve dışarıda uluslararası ilişkiler kitaplarında da yazılır, büyük diplomatların kendi sözleridir aynı zamanda, biz de bunu artık aklımıza kazıdık, neredeyse hepimiz biliyoruz uluslararası ilişkilerde eski dostluklar, müttefiklik ilişkisi geçerli değildir; asıl olan menfaatlerdir. Yani bir ülkenin millî menfaatleri insanının, devletinin yararlarıdır onun davranışını belirleyen. Bu, gerçekten Amerika’da George Washington’dan bugüne kadar ki bütün siyasi düşüncelerde hep ortaya konmuş, Lord Palmerston da bir zamanlar bunu ifade etmiş ama bunu somutlaştırmak gerekir.
Cumhur İttifaki'nın dik duruşu..
İşte bugün, açık ve net söylüyoruz, Allah’a şükür, Hükûmetimizin bekayı öncelemesinin nedeni buydu çünkü uluslararası ilişkilerde öncelenen iki değer vardır: Biri bekadır, huzurdur, güvenliktir, emniyettir; öteki varlıktır, varlığın da teminatı güvenliktir. Nice ülkeler vardır ki varlıklıydılar, nice uluslar vardı ki nice medeniyetler vardı ki bir elleri yağda bir elleri balda ama yerle yeksan oldular. Niye? Çünkü ona teminat olacak güçlü bir savunma mekanizması, güçlü bir güvenlik anlayışı söz konusu değildi. Türkiye Cumhuriyeti devleti, Cumhur İttifakı’nın dik duruşu sayesinde, Allah’a şükür, içeride ve dışarıda millî ve yerli, ayakları yere basan, sözde değil özde, yurtta da cihanda da barışı önceleyen bir tavır içerisinde olmasının meyvelerini bugün birer birer toplamaktadır. Somut örnek mi? Başbağlar’ın yaşattığı o acı dramı...
Düşman neredeyse orada etkisiz hale getirilmesi önceliğimiz
Allah’a şükür, bugünkü mücadele azmi ve kararlılığıyla, kırsal kesimde 2019’da bir diplomatımızın katline ferman yazan bir alçağın Süleymaniye’de yok edilmesi. Artık içeride değil; düşman, hasım neredeyse orada etkisiz hâle getirilmesi önceliğimizdir, önceliğimiz olmuştur. Onun için bugün, bu kürsüde, bu kubbe altında huzurla güvenli bir şekilde Allah’a şükür görevimizi ifa etmeye çalışıyoruz. Dolayısıyla, bunun diplomasideki yansımaları da açık ve net bir şekilde görülmektedir. Yani millî bir duruş, tutarlı bir duruş; içeride başka, dışarıda başka değil; içeride millî, dışarıda gayrimillî değil, teslimiyetçi değil; içeride de millî, dışarıda da millî; içeride de talimat almayan, dışarıda da talimat almayan; içeride de milletin her türlü hakkını, hukukunu savunan, dışarıda da bunların aynısını deruhte etme sorumluluğumuz ete kemiğe bürünmüştür artık. Onun için, bölgemizde artık kriz nedeni değil, kriz çözen bir ülke konumundayız çünkü gerçekten coğrafyamız zor ve çetin; Balkanlardan Orta Doğu’ya ve Güney Kafkasya’ya varıncaya kadar sorunsal bir alanda yaşıyoruz ama Allah’a şükür, bu kadar sorunsallık içerisinde dik duruyoruz, ilkeli duruyoruz ve hak ve hukuk çerçevesinde, uluslararası anlaşmalara uygun bir şekilde üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz.
Bu meseleyi Türkiye çözer
Bunları somut örneklerle çok rahat açıklayabiliriz. Güney Kafkasya’daki özellikle, işgal altında otuz yıl çözüme ulaşılmayan Karabağ meselesi Türkiye’nin bu tutarlı duruşu sayesinde çözüme ulaşmıştır. Irak’ta da öyledir, Gürcistan’la olan ilişkilerimizde de öyledir. Balkanlarda -Allah korusun- kaynayan kazan hâlinde olan Balkanlarda da eğer bir sorun çözme mercisi ya da bir makamı düşünülüyorsa bu ancak Türkiye’dir. Bugün Ukrayna-Rusya savaşı için dahi -sessiz söylemelerine rağmen- ben inanıyorum ki birkaç gün geçtikten sonra bize gizli gizli verdikleri sufleleri, itirafları açıkça kendi kürsülerinde de ifade edecekler. Bu meseleyi çözerse Türkiye çözer, bu meselede ara buluculuk yaparsa Sayın Cumhurbaşkanı ara buluculuk yapar ve bu savaş bir an önce biter, aynen savaş tutsaklarının iadesinde olduğu gibi. Bunları gördük, aynen tahıl koridorunun çok şükür birkaç dönemdir devam etmesinde gördüğümüz gibi. Dolayısıyla bunları çoğaltabiliriz.
Başbağlar katliamı nedir?
Yorumlar
Yorum Yaz