Kozanoğlu, Cumhurbaşkanı'nın Orta Vadeli Program ve 12. Kalkınma Planı'na referansla, ekonomik kemer sıkma politikalarının devam edeceğini ifade etmesinin büyük oyuncular tarafından onaylandığını ve bu durumun döviz kurlarındaki istikrarı sağladığını vurguladı.
Ekonomik istikrarın anahtarının, yabancı sermaye girişlerinin artması ve dolayısıyla Türk lirasının değer kaybının enflasyonun altında kalması olduğuna işaret eden Kozanoğlu, yüksek faiz oranlarının önümüzdeki dönemde yabancı yatırımcıları çekebileceğini belirtti. Ancak, seçim öncesinde döviz büfelerine yönelik düşük miktarda döviz alımı yapan küçük yatırımcıların beklentilerinin gerçekleşmemesi durumunda bayram öncesinde döviz satışlarına yönelebileceğini öngördü.
Seçim sonrası ekonomik görünümü değerlendiren Kozanoğlu, Mart ayı enflasyonunun yüksek gelmesinin ve üç aylık enflasyonun yüzde 15'e yaklaşmasının ekonomik koşulları zorlaştırdığını ifade etti. Bu durumun bir sonucu olarak beklenen sıkılaştırma adımlarının bir süre ertelenebileceğini ancak ilerleyen aylarda atılacağını belirtti. Ayrıca, ticari ve bireysel kredilerdeki faiz oranlarının yükselmesinin ekonomide ani bir durgunluğa işaret ettiğini vurguladı.
Döviz kurlarının istikrarını sağlamanın zorlu bir süreç olduğunu ifade eden Kozanoğlu, bunun işsizlik oranlarının yükselmesi ve atıl işgücü oranının artması gibi olumsuz etkileri olabileceğini dile getirdi.
Ekonomi yönetiminin önünde iki zor kararın olduğunu belirten Kozanoğlu, birincisinin sermaye kesimine yönelik olduğunu ve sıkı para politikasının KOBİ'leri de olumsuz etkileyebileceğini söyledi. İkinci zor kararın ise geniş emekçi kesimine yönelik olduğunu ve asgari ücretin Temmuz ayında yapılacak ayarlamaların toplumsal tepkilere neden olabileceğini ifade etti. Bu ayarlamanın istikrar programını zedeleyebileceğini belirtti.
Yorumlar
Yorum Yaz