Yavuz, Antalya'da 16 milyon turisti sorunsuz bir şekilde ağırlamanın mümkün olduğunu ancak bu konuda tedbirlerin zamanında alınması gerektiğini ifade etti.
İspanya'da turist yoğunluğunun artmasıyla birlikte Kanarya Adaları'nda yaşanan açlık grevleri ve protestoların kitle turizminin zararlarına bir tepki olduğunu dile getiren Yavuz, bu durumun kontrolsüz turizmle ilgili olduğunu vurguladı. Pandemi öncesi dönemde adalardaki halkın turist istemediğine dair eylemler yaptığını hatırlatan Yavuz, turizmin kontrolsüz bir şekilde artmasıyla beraber bu tepkilerin büyük eylemlere dönüştüğünü belirtti.
Yavuz, turist yoğunluğunun artmasıyla birlikte fiyatların yükseldiğini, yerel halkın yaşam kalitesinin olumsuz etkilendiğini ve turizmin kontrolsüz bir şekilde devam etmesiyle birlikte adalarda hırsızlık gibi suçların arttığını ifade etti. Ayrıca, Alman ve İngiliz turistlerin adalardan ev almasıyla birlikte yerel halkın turistlerden daha az olmasıyla bir dengesizlik oluştuğunu belirtti.
İspanya'da turizmi kaybetmeden çözüm bulmaya çalışan yerel ve merkezi yönetimlerin bir dizi kısıtlamayı hayata geçirdiğini söyleyen Yavuz, bu kısıtlamaların iç hat uçuşlarının kısıtlanması, sahilde sigara içmenin yasaklanması, belirli saatlerde sahillere girişin yasaklanması gibi konuları kapsadığını belirtti.
Son olarak, Yavuz, Antalya'nın benzer sorunlarla karşılaşmaması için zamanında önlemler alınması gerektiğini ve turizmde hem daha fazla turist hem de daha az sorun hedeflenmesi gerektiğini vurguladı. Antalya'nın İspanya'nın durumuna düşmemesi için gereken önlemlerin alınması gerektiğini ifade etti.
Yorumlar
Yorum Yaz