Ekonomi

Güner: “Sanayicinin ucuz süt arayışı Ezine Peynirini değersizleştiriyor”

Çanakkale’nin coğrafi işaretli ürünü olan Ezine peyniri, artan maliyetler, dışarıdan temin edilen süt nedeniyle değersizleşiyor.

Bölgedeki süt üretimi ve kalite standartlarına ilişkin Kaleninsesi okuyucularına değerlendirmelerde bulunan Bayramiç Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Güner, sanayicilerin ucuz süt arayışıyla farklı bölgelerden süt temin ettiğini ve etikette Ezine Peyniri kullanıldığını, bunun da Ezine peynirinin marka değerini olumsuz etkilediğini söyledi.

Güner, bazı bölgelerde hayvanların gıda sanayi atıklarıyla beslendiğini öne sürerek, “Ezine’nin kalitesi bölgenin otlağına, yemine ve sütüne bağlı. Dışarıdan gelen ucuz süt temini nedeni ile Ezine Peynirini kalite olarak tehlikeye sokuyor,” dedi.

Çanakkale, özellikle küçükbaş hayvancılığa dayalı süt üretimiyle Türkiye’nin öne çıkan bölgeleri arasında yer alıyor. Yüksek yağ oranı ve kendine özgü aromasıyla bilinen bölge sütü, başta Ezine ve Bayramiç yörelerinde üretilen coğrafi işaretli peynirlerin temelini oluşturuyor. Ancak son yıllarda üreticilerin aktardığı duruma göre; meraların daralması, yem maliyetlerinin artması ve üretim koşullarındaki değişimler nedeniyle hem süt üretiminde hem de kalite standardında çeşitli sorunlar yaşandığı ifade ediliyor.

“OTLAK ALAN DARALDI, DESTEKLER YETERSİZ”

Ulusal Süt Konseyi’nin 7 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirdiği Yönetim Kurulu Toplantısı’nda sıcak çiğ inek sütüne ilişkin yeni tavsiye satış fiyatı açıklandı. Buna göre yüzde 3,6 yağ ve yüzde 3,2 protein içeriğine sahip çiğ inek sütü için üreticinin eline litre başına net geçecek şekilde tavsiye satış fiyatı 22 Ocak 2026 itibarıyla 22,22 TL olarak belirlendi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen destekleme programı kapsamında ise 6 bin 302 yetiştiriciye toplam 49 milyon 565 bin TL çiğ süt destekleme ödemesi geçtiğimiz günlerde hesaplara yatırıldı.

Çanakkale’deki üreticilerden aldığımız dönüşlerde ise otlak alanlarının daraldığını hayvanlarının bakım maliyetinin gün geçtikçe arttığı ifade edildi. Özellikle küçükbaş hayvancılığın yoğun olduğu bölgelerde meraların yetersizliği ve yem maliyetlerindeki artışın üretimi zorlaştırdığını dile getiriliyor. Üreticiler ve hayvan yetiştiricileri tarafından; Otlak alanlarının sınırlı kalması hayvanların doğal beslenmesini zorlaştırırken, bu durumun süt verimi ve kalitesi üzerinde de etkili olabileceği düşünülüyor.

“SÜT FİYATLARININ OTURMAMASI ÜRETİCİYİ ZORLUYOR”

Bayramiç Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Güner, Çanakkale’de süt üretimi ve kalitesi konusunda yaşanan sorunlara ilişkin Kaleninsesi okuyucularına değerlendirmelerde bulundu. Güner, özellikle süt fiyatlarının istikrarlı bir seviyeye oturmamasının üreticiler açısından önemli bir sorun olduğunu söyledi.

Güner, sezon içerisinde sütün üreticiden yaklaşık 35 TL seviyesinde alındığını, Ezine’de ise yaklaşık 40 TL değer bulduğunu ancak buna rağmen maliyetlerin karşılanmasının zor olduğunu ifade etti. Hayvancılığın gelişmesi için otlak alanlarının artırılması gerektiğini belirten Güner, yem desteklerinin yaygınlaştırılması konusunda İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile görüşmeler yaptıklarını ve desteklerin diğer ilçelere de dağıtılması yönünde talepleri bulunduğunu aktardı.

“DIŞARIDAN GELEN SÜT, EZİNE PEYNİRİNİ TEHDİT EDİYOR”

Sektörde artan talep nedeniyle bazı üreticilerin farklı bölgelerden süt temin ettiğini söyleyen Güner, bunun Ezine peynirinin kalitesi açısından ciddi bir risk oluşturduğunu vurguladı.

Bayramiç ve Ezine’deki süt üretiminin bölgenin otlak yapısı ve hayvanların beslenme koşulları nedeniyle coğrafi işaret niteliği taşıdığını belirten Güner, başka bölgelerden gelen sütün bu kalite standardını olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Geçtiğimiz yıl süt birlikleri ve ziraat odalarının ortak bir açıklama yaparak bu duruma dikkat çektiğini hatırlatan Güner, sorunun halen devam ettiğini aktardı.

“EN BÜYÜK SORUN ETİKETTE SAHTECİLİK!”

Güner, sektördeki en büyük problemlerden birinin de etikette sahtecilik olduğunu belirterek bazı sanayi kuruluşlarının dışarıdan hazır peynir alıp Ezine etiketiyle satışa sunduğu yönünde bilgiler aldıklarını söyledi.

Ezine peynirinin güçlü bir marka değeri olduğunu vurgulayan Güner, bu tür uygulamaların hem bölgenin itibarına hem de üreticilere zarar verdiğini ifade etti. Geçtiğimiz yıl şap hastalığı, iklim gibi etkenler nedeniyle bazı bölgelerde süt ve peynir fiyatlarının düşmesiyle birlikte ucuz ürünlerin farklı illerden getirilip Ezine markasıyla paketlenerek piyasaya sunulduğu yönünde iddialar olduğunu belirtti. Açıklamasında; “Sanayi çevrelerinden edindiğimiz bilgilere göre dışardan hazır peyniri alıp burada etiketlendirip Ezine Peyniri gibi satış yapıldığını öğrendik. Ezine’nin bir markası var, bu markaya zarar veren bir durum bu. Maalesef ticari ahlak gözetilmeden bu yola başvurulması Ezine peyniri açısından büyük bir sorun,” dedi.

Açıklamasının sonunda; değişen döneme göre yine “Bu sene yine aynı süt kalitesi devam ediyor ama sektörde ne sütün yağına ne de oranına bakan var,” eleştirisinde bulundu.

“UCUZ SÜT İÇİN FARKLI YÖNTEMLER KULLANILIYOR”

Güner, ülkemizdeki bazı bölgelerde hayvanların çok düşük maliyetlerle beslendiğini ve bunun süt fiyatlarını aşağı çektiğini öne sürdü. İç Anadolu ve Ege’de bazı işletmelerde hayvanların bisküvi kırıntıları veya makarna artıkları gibi gıda sanayi atıklarıyla beslendiğini gördüğünü söyleyen Güner, bu tür yöntemlerle üretim maliyetlerinin ciddi şekilde düşürüldüğünü dile getirdi.

“BİSKÜVİ KIRINTISIYLA BESLENEN HAYVANLARIN SÜTÜ ÇANAKKALE’YE GELİYOR”

Başkan Güner yaptığı değerlendirmede Ege ve İç Anadolu’da bulunan birçok tesisi gidip yerinde gördüğünü ve oradaki besi hayvanlarını bisküvi kırıntıları ve makarna artıkları ile beslediklerini gördüğünü iletti. Değerlendirmesinde; “Özellikle İç Anadolu’da gittiğim bir tesiste hayvanların yemek artıkları ve çöpler ile beslendiğini gördüm. Öyle imkanlarla ucuza getiriyorlar. Hiç çuvalla yem görmedim onlarda. Bir tane fabrikaya girdim hatta yıllık 10 bin ton dana kesiyorlarmış, fabrikada 3 bin- 3 bin 500 beslemelik hayvanları var. Ayrıca; 3 – 4 dönümde kesim yapıyorlardı aynı zamanda besicilikte yapıyorlardı. Hiç çuvallar da yem yoktu. Onlar siloları doldurmuş; mısır silajı, soya küspesi, günebakan, mısır küspeleri, silajdan bile kullanmıyorlardı ama mermer tozlarını bile kendileri getiriyordu. İç Anadolu da üretici 12 tl ye süt satıp 200 TL ye de peynir satıyor, biz burada Çanakkale’de ise 17 TL’ye sattığımız sütten 500 TL’ye peynir satıyoruz. Burada pahalı tabi ki. Bu fiyatlar o yüzden dengelenmeli,” dedi.

“SANAYİCİLERİ RAHATSIZ ETTİK!”

Güner konuyla ilgili; “Bu konuda geçtiğimiz yıl basın açıklaması yaptık, sanayiciler rahatsız olmuştu çünkü ifşa olmuşlardı. İfşa edilmeseydi suyunu çıkarmışlardı resmen. Ancak bizim üreticimiz zarar görüyordu. Sütün kalitesinde istenen yağdan, protein oranından dolayı kendi köy kooperatifimde her ay 200 – 250 bin çek kesintisi yaşanıyordu. Protein değeri düşük diye (sütten) üreticinin alacağından kesintiye gidiliyordu. Protein değerinde az düşük olandan az, çok olandan çok kesiti yaşandı,” şeklinde çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Bu nedenle sanayicilerin daha ucuz süt temin etmek için farklı bölgelerden ürün almaya yöneldiğini ifade eden Güner, Çanakkale’deki süt kalitesinin diğer bölgelerle kıyaslanamayacağını belirtti.

“ÇANAKKALE’DE GÜNLÜK 1600 TON SÜT ÜRETİLİYOR, FİYAT KIRMAK İÇİN DIŞARDAN TEMİN EDİLİYOR”

Bölgede süt üretiminin yetersiz olduğu yönündeki iddialara da değinen Güner, Çanakkale’de günlük yaklaşık 1600 ton süt üretildiğini söyledi. Ezine’de günlük 600 ila 800 ton süt işlendiğini belirten Güner, üretimin doğru planlanması durumunda bölge ihtiyacının büyük ölçüde karşılanabileceğini ifade etti. Güner özellikle “Çanakkale markamızda 1600 ton günlük prime süt üretiliyor. 600 ton Ezine alsa diğer tonu da diğer içeler alsa dağılım iyi olur Ama fiyat kırmak ve ucuz temin etmek için bu yollar tercih ediliyor. Çoğunlukla İzmir tarafından geliyormuş sütler,” diyerek fiyatların kırılması için bu yola başvurulduğunu öğrendiğini iletti.

“SÜREÇ YAVAŞ YAVAŞ TOPARLANIYOR”

Süt fiyatlarının son dönemde kısmen dengelenmeye başladığını söyleyen Güner, Ulusal Süt Konseyi tarafından belirlenen tavsiye fiyatın ardından bölgede süt alım fiyatlarının 25–26 TL seviyelerine kadar çıktığını belirtti. Geçtiğimiz yıl protein değerine göre üreticilerden ciddi kesintiler yapıldığını da hatırlatan Güner, bu yıl yağ ve protein oranlarına yönelik şikayetlerin azaldığını ve sektörün yavaş yavaş toparlanma sürecine girdiğini ifade etti.

Çanakkale’de süt üretiminin sürdürülebilirliği için mera ıslahı, üretim planlaması ve kooperatifleşmenin önemine dikkat çeken sektör temsilcileri, bu adımların atılması halinde hem süt kalitesinin korunabileceğini hem de üreticinin ekonomik olarak daha güçlü bir yapıya kavuşabileceğini belirtiyor.