SON DAKİKA
Hava Durumu

''İyi günde, kötü günde beraber yaşadık''

18 Mart Çanakkale Zaferi anma etkinlikleri kapsamında, Mekor Hayim Musevi Sinagogu'nda, Türkiye Cumhuriyeti topraklarında Yahudi kültürel mirasının anlatıldığı ''Çanakkale Savaşları - 1. Dünya Savaşı ve Osmanlı Yahudileri'' belge sergisinin açılışı yapıldı. Sergi hakkında bilgi veren Çanakkale Mekor Hayim Musevi Sinagog Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sami Kumru; ''Artık Sinagog'u daha çok sosyal, kültürel ve sanatsal olaylara açmak istiyoruz. Bugüne kadar sadece ibadet işlevini yerine getirdi. Bun

Haber Giriş Tarihi: 16.03.2018 08:09
https://www.kaleninsesi.com
''İyi günde, kötü günde beraber yaşadık''

''İyi günde, kötü günde beraber yaşadık''

18 Mart Çanakkale Zaferi anma etkinlikleri kapsamında, Mekor Hayim Musevi Sinagogu'nda, Türkiye Cumhuriyeti topraklarında Yahudi kültürel mirasının anlatıldığı ''Çanakkale Savaşları - 1. Dünya Savaşı ve Osmanlı Yahudileri'' belge sergisinin açılışı yapıldı.

Sergi hakkında bilgi veren Çanakkale Mekor Hayim Musevi Sinagog Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sami Kumru; ''Artık Sinagog'u daha çok sosyal, kültürel ve sanatsal olaylara açmak istiyoruz. Bugüne kadar sadece ibadet işlevini yerine getirdi. Bundan sonra halkla beraber yaşasın istiyoruz ve bundan sonra benzer faaliyetler içerisine gireceğiz. Bu sergide bunun başlangıcı. Yani istiyoruz ki burada bir zamanlar Çanakkale'de Yahudileri yaşadığını, buranın ayrılmaz ve unutulmaz unsurları olduğunu, bundan sonraki nesillerle yaşasınlar, hissetsinler, anlasınlar... Yani burada Yahudilerde vardı. Kurtuluş için de savaştılar. Ülkenin iyi gününü de kötü gününü de beraber yaşadılar. Çanakkale'den ayrılan Yahudiler de öyle, kalanlarda öyle hiç bir zaman Çanakkale'yi unutmadılar ve her zaman özlemiyle yaşıyorlar. Zaten her sene burayı ziyarete geliyorlar. Yahudiler de Çanakkale'nin yerlisidir.'' dedi.

Askerlik ve Vatan Savunmasında Osmanlı Yahudileri

Osmanlı'da gayrimüslimler, zimmiler askerlik hizmetinden muaf tutulmuştu. Onun yerine İstanbul ile kutsal yerlerde oturanlarla din adamları ve yoksullar, devlet hizmetinde bulunmuş bazı aileler ve padişah beratları ile bu vergiden muaf sayılanlar dışında, eli silah tutabilecek durumda olan erkekler cizye adında bir baş vergisi öderdi.

İkinci Viyana Konferansları arifesinde, 7 Mayıs 1855 tarihli İrade-i Şahane ile cizye kaldırıldı. Askerlikten muaf olmak isteyenler ise 1861 yılında önce İane-i Askeriye, sonra da Bedel-i Askeri olarak adlandırılan bir tür savunma vergisi ödemeye tabi tutuldu. Ancak bu karar tam uygulanamadı ve yalnız hekim ve eczacılar orduya kabul edilerek görevlendirildi.

Yahudilerin kutsal kitabında yer alan, yaşadığın ülkenin kanunu senin kanunundur, diye bir hüküm mevcuttur. Bu hüküm uyarınca Nisan 1893'te Ruhani Meclis üyelerinin imzalarını taşıyan ve Yahudilerin de askere alınmasını arz eden bir belgeyi 2. Abdülhamid'e sunan Hamambaşı Kaymakamı Moşe Levi'ye Sultan, '' Sarayın kapıları size ve her Yahudi'ye daima açıktır'' diyerek iltifat etti. Ne var ki Vükela Heyeti, politik açıdan zamanın uygun olmadığına karar verdi.

Hamambaşı Haim Nahum Efendi, Yahudi Milleti'nin vatana bağlılık ve sadakatinin göstergesi olarak girişimde bulundu. Çalışmaları sonucu 7 Ağustos 1909 tarihinde bedel kaldırılarak askerlik, o güne kadar bu göreve tabi olmayanlar dahil herkes için zorunlu hale getirildi. Doğancan Ustabaş

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.