SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

“GELİR YOK, GİDER ÇOK” (13.04.2021)

Ramazan ayı boyunca kafe, restoran ve lokantaların Türkiye genelinde olduğu gibi Çanakkale’de de kapatılması gündemde. Esnaf, yeni kapanma sürecinden şikayetçi. Pandemi ile mücadele için sadece kafe, lokanta ve restoranların kapanmasının yeterli önlem olmadığı fikrinde birleşen esnaf, ‘Neden AVM’ler, parklar, kordon açık’ diye sordu.
Haber Giriş Tarihi: 13.04.2021 17:19
https://www.kaleninsesi.com
kapak resmi

Türkiye’de ilk Covid-19 vakasının görülmeye başlandığı 11 Mart 2020 tarihinden bu yana çeşitli kısıtlama ve önlemlerle salgının önüne geçilmesi için mücadele ediliyor. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de covid-19 aşısı kademe kademe gerçekleştiriliyor. Pozitif vaka sayısında artışların durdurulması ve salgının önüne geçebilmek amacı ile 58 ilde var olan sokağa çıkma kısıtlamalarının tüm Türkiye genelinde uygulanması planlanıyor. Ramazan ayı boyunca restoran, lokanta ve kafelerin kapanması gündem de iken, bu gibi işletmeler sadece paket servis hizmeti verebilecek. 10 Mart 2020 itibari ile 2 ayı geçkin süre kapalı olan kafe, restoran ve lokantalar yaz döneminde açılırken Kasım ayı itibari ile tekrar kapanmıştı. Bu durumun artık netlik kazanmasını isteyen esnaf, Covid-19 salgınının bir an önce bitmesi için tam kapanmaya işaret etti. Esnaf, kısıtlamaların sadece kendilerine gelmesine ise tepkili.

Kocaoğlu, “Şansımızı denemek istedik”

Kaleninsesi Gazetesi’ne konuşan Antre Kafe işletmecisi Seren Kocaoğlu, “2 buçuk yıldır eşimle beraber Antre Cafe’yi işletiyoruz. Antre’nin zemininden dokunabildiğiniz her köşesine kadar eşimle beraber yaptık. Türkiye’de ilk pandemi vakası açıklanıp cafe ve barlar kapandığı zaman Mart ayından Haziran’a kadar kapalıydık. 1 Haziran itibariyle tedbirlerle beraber yeniden açıldık. Kasım ayında tekrar kapanmaya gittik. Hem kendimizi korumak adına hem de çok getirisi olmayacağını düşünerek kapatmıştık. Son bir, bir buçuk aya yakın zamandır da ‘take a way’ tarzında açtık. Evde oturmak bir yere kadar. Gelir yok gider çok fazla. Şansımızı denemek istedik. Antre severler en azından kapının önünde buluşmuş oluruz diye düşündük” dedi.

“Psikolojik olarak rahatlattı”

Kafelerin açık olduğu süreçlerde maddi olarak getirisi olmadığını kaydeden Kocaoğlu, “En azından psikolojik anlamda biraz daha dışarıya dönük olmamızı sağladı. Ağaç altında oturmanın bir avantajı var. Erikler olmaya başladı. Bir önceki sene eriklerimizi gelen misafirlerimizle paylaşmıştık. Bu sene de paylaşmayı diliyorduk. Ama maalesef yeniden kapanıyoruz. Kafe açık olduğu süreçte özlediğimiz bahçe, meyve kültürü, dalından yemiş yeme bile bir artı katıyor. İnsanları cezbediyor” diye konuştu.

“Kuralları hiç esnetmedik”

Antre kafenin açık olduğu zamanlarda covid-19 tedbirlerine çok dikkat ettiklerini belirten Kocaoğlu, “Bizde çok dikkat ediyoruz. Biz yazın açıldığımızda hiçbir şekilde esnetmedik. Tüm müşterilerimizin HES kodunu alıyoruz. Hatta bir önceki yaz girişlerde ateş ölçümü yapıyorduk. Hatta dalga geçen müşterilerimiz oluyordu, ‘Bir tek siz kaldınız’ diye. Bu dünyayı çevreleyen bir virüs ve dikkat etmemiz gerekiyor. Bu sebeple kapanıyoruz. Açık olduğumuzda da önce sağlığa dikkat ediyoruz. Tedbir önce kişiden başlıyor” ifadelerini kullandı.

“Ayakta kalmamızı sağlamıyor”

Kapalı oldukları süreçte müşterilere gel-al servisi ile hizmet verdiklerini belirten Kocaoğlu, “Sürecin nasıl olacağını herkes gibi bizde bilmiyoruz.  Tak a waye dönüş sistemi de ekstra maliyetli. Ona göre ekstra bardak alınıyor. Kulan atlara dönülüyor. Üzerine etiket yapıştırıyorsunuz. Gün içinde yaktığımız elektrik bile bir masraf aslında. Bir şekilde tutunmaya çalışıyoruz. Yoksa çok bir getirisi yok. Ayakta kalmamızı sağlayan bir şey değil. Bütün esnaflar için geçerli” dedi.

“Kapatacaklarsa herkesi kapatsınlar”

“Bir önceki dönemde destek fonundan yardım almıştık. Onun borçlarını ödemeye çalıştık, bu dönemde de ertelemek zorunda kaldık. Gelir yok ama gider çok fazla. Bu açılma bir tık olsa en azından en azından öteki borçları kapatmaya yetmiyordu ama nefes aldırıyordu. O nefes de elimizden gidiyor” diyen Kocaoğlu, “Kapatılacaksak kapatsınlar bununla ilgili bir problem yok. Ama herkesi kapatsınlar. AVM’leri, mağazaları, diğer esnafı da kapatsınlar. Bir süre kendi içimize çekilelim. Sonra gidişata bakalım. Önlemlerin sadece kafe ve restoranlarla olacağını düşünmüyorum” şeklinde konuştu.

Özkan; “Umudumuzu koruyoruz”

GazVoda reklam ve satış danışma Aslı Özkan ise, “Herkes gibi umudumuzu koruyoruz. Devam edebilecek seviyedeyiz. Şimdilik ‘Al-git’ olarak açık olacağız. Ramazan sürecinde nasıl olacak durum ona göre şekilleneceğiz. Sipariş hattı gibi bir şey de düşünüyoruz. Kuryeye izin verilirse. 6’lı gazoz paketlerimiz var. Paketlerde gazozları farklı farklı da seçebiliyorsunuz. Sosyal medya hesaplarımızdan iletişim numarasını paylaşacağız. İftarda gazoz isterlerse biz her zaman yardımcı olmaya çalışacağız. Devletin karşıladığı kira gibi şeylerde var. Onlarla bir şekilde açıklar kapanıyor. Şuan komisyonu bekliyoruz. Herkes gibi biz de muallaktayız. Kesinleşsin ona göre yola giriyoruz, tekrardan değerlendirme yapacağız” diye konuştu.

Özşenoğlu, “Esnafın hali çok kötü”

Oğlu ile birlikte Valpurga Cafe’yi işleten Canel Özşenoğlu da; “Korona bütün esnafı etkilediği gibi bizi de etkiledi. Yüzde 50 performansla çalışıyoruz. Saat 19.00’a kadar çalışıyoruz. Normalde her masa dolu iken, 00.00’a kadar açık olan mekanların kazancı yüzde 50’nin altına bile düşüyor. Bu da kiranızı bile çıkartamadığınız anlamına geliyor. Ortalık çok kötü, esnafın hali çok kötü” ifadelerini kullandı.

“Kimse ne yapacağını bilmiyor”

“Paket servisi düşünüyoruz ama tam kapanma söylentisi dolaşıyor. Nasıl yapacağız hiç bilmiyorum. Önemli olan sağlık. Her türlü önlemleri almamıza rağmen kapanmalar, aç kapalar herkesi mahvetti. Tam toparlanmaya başlayacağımız sıra da yeniden kapanma oluyor. Bir iki aylık çalışma süreci asla toparlanma süreci değil. 3,5 ay kapalı kaldınız. 3,5 ay sonunda kira borcu ile açıyorsunuz. Bir çok iş yeri mutfağını açmadı” diyen Özşenoğlu mutfak masraflarının da başka sorunları beraberinde getirdiğini dile getirerek, “Ben bile tam açmadım. Mutfak açmak stoklamak demek. Pat diye kapatıldığında elinizdeki ürünler mahvoluyor. Kimse ne yapacağını bilmiyor. Acaba yarın ne olacak endişesi ile yaşıyor. Aynı korku, aynı endişe. Çok aç kapalar oldu. Kimse önünü göremiyor. 3 buçuk aylık çalışmadan sonra bir ay net çalıştık. Mümkün mü 3 buçuk ayın zararı ve açtığınız ayın zararını 1 ayda kapatmak” şeklinde konuştu.

“Bu şartlarda mümkün değil”

Kafelerin kapalı olduğu süreçte biriken borçların ancak tüm yaz çalışarak giderilebileceğini kaydeden Özşenoğlu, “Siz bugünden itibaren tüm yazı sabah 09.00’dan 00.00’a kadar çalışacaksınız ki borcunuzu kapatabilesiniz. O dabu şartlarda mümkün değil. Bu aç kapamaların sona ermesi lazım. Kimse birbirine zarar vermesin çünkü herkes birbirini etkiliyor. Bu kararın başta alınması lazımdı” dedi.

“Virüs sadece kafelerden mi bulaşıyor?”

“Bu virüs sadece kafelerden ve lokantalardan mı bulaşıyor? Neden AVM’ler, kordon, otobüsler, parklar açık? Biz kafede her türlü önlemimizi almamız rağmen; sosyal mesafe idi, maske idi, dezenfektandı her türlü önlemi almamıza rağmen sadece kafe ve restoranları kapatmaları akıl karı değil. Bu da doğal olarak bizi çok etkiliyor” diye vurgulayan Özşenoğlu şu şekilde konuştu; “Tamam kapanma kararı vereceklerini düşünüyorum. Bana göre 3 buçuk aylık dönemde yapmaları gerekiyordu. O zaman 10-15 gün tam kapanacaktı, her yer herkes… O zaman bizim 6 aydır çalışıyor olacaktık. Bu hastalık insanları çok etkiledi. Tak a way yani gel-al sistemi tamamen kapanmaktan iyidir. İnşallah demekten başka bir şeyimiz yok.”

Damla YELTEKİN

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar