SON DAKİKA
Hava Durumu

Çınar;”HEDEF ÖNEMLİ” 

2012 yılında kurulan Biga Pomaklar Derneği’nin 2014 yılından beri başkanlığını yürüten İrfan Çınar, Kaleninsesi Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu. Pomaklar Derneği kültürel faaliyetleri hakkında bilgilendirmede bulunan Başkan Çınar, Pomak kültürel birliğinin sağlanması üzerine izlediği yolları ve süreci aktardı. Dernek çalışmalarının yoğun biçimde ilerlediği bugünlerde Başkan Çınar, kongre süreci ve projeleri hakkında da önemli detaylara değindi.

Haber Giriş Tarihi: 23.01.2023 09:34
Haber Güncellenme Tarihi: 23.01.2023 09:34
https://www.kaleninsesi.com
Çınar;”HEDEF ÖNEMLİ” 

“Bir sosyal kültür evimiz olabilir, amacımız bu. Olabilir miydi diye düşünüyorum ve o amaçla çalışıyoruz.” diyen Başkan Çınar; “Bir yönetim odaları olsun, bir kongre toplantı salonu olsun ve derneğe gelir getirici salonlar olabilir, çeşitli dükkanlar olabilir, böyle büyük bir tesisi yapmayı başarmış olmayı, buna imza atmış olmayı isterdim. Bununla ilgili hedefimiz hala devam ediyor, bütün arkadaşlarımıza toplantılarımızda bunu söylüyorum” dedi.

“Biga Pomak Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği’nin neredeyse %80’lik bir bölümünde dernek başkanı olarak yönetimdeyim”

Başkan İrfan Çınar; “1966 Biga Elmalı Köyü doğumluyum,1992 – 2015 yılları arası Biga Orman İşletme Müdürlüğü Muhasebe Bölümü’nde çalıştım ve buradan emekli oldum. Evliyim bir oğlum var Varna’da eğitimine devam ediyor. Biga Pomak Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği 2012 yılında kuruldu ve 2014 yılından beri dernek başkanı olarak görevde bulunuyorum.  Aynı zamanda Pomek Dernekleri Federasyonu başkan yardımcısıyım, Biga Dernekler Platformu dönem başkanıyım ve Biga TSO 7. Komite başkanıyım” dedi.

“Pomakça da bir dildir”

Pomak diline ve Pomakların Türkiye’ye göçüne değinen Başkan Çınar; “Özellikle Biga’daki Pomaklar için söyleyeyim, bizim Biga’daki Pomak köylerimiz 1882 yılı yani Osmanlı – Rus Savaşı dediğimiz, 93 Harbi dediğimiz tarihten sonra, oradaki koşulların artık orada yaşanılamaz duruma gelmesinden dolayı köylülerimiz, oradaki köyleri bir bir boşaltarak, bazen 3 – 4 hane, bazen 100-150 kişi şeklinde Türkiye’ye göçler halinde gelmişlerdir. Ama dediğim gibi ilk gelişler Biga için 1882 yılına dayanır. Diğer yerlerde daha erken ve daha sonra gelişler var. Mesela Türkiye’nin çeşitli yerlerine 1989 – 1990 Turgut Özal zamanı gelenler de var. 1940’larda gelenler de var. Ama Biga’ya gelenler 1882 – 1990 arasında gelmişler. Pomaklık; Bulgaristan’da, Makedonya’da, Yunanistan’da bulunan Slav bir halktır. Bu Pomaklık biraz farklı şekillerde anımsanabiliyor ama ben çok detaya girmeyeceğim. Ama biz burada kendimize Pomaklar diyoruz. Nasıl ki Çerkezler var, Yörükler var. Bu açıdan bakıldığında biz de kendimize Pomak diyoruz ve ayrıca bir de Pomak dilimiz var. Bu Pomak dilimizde zaman içerisinde yozlaşmaya uğramış, unutulmaya yüz tutmuş. Bizim değerlerimizden biri de bu Pomak dilini yaşatmak, bu Pomak dilini konuşulur hale getirmek. Çünkü Balkanlara gittiğimiz zaman oradaki Pomak yurtlarına gittiğimiz zaman orada Pomakça dilini bilen kendini çok güzel ifade edebiliyor” diyerek Pomakların kimliğini açıkladı.

“Amacımız Pomak kültürünü yaşatmak”

Pomak kültürünü yaşatmayı amaçladıklarını dile getiren Başkan İrfan Çınar; “Öncelikle derneklerimiz, kültür üzerine çalışmalar yapmaktadır. Kültürlerimizin yaşaması için çalışıyoruz. Sadece biz değil Biga’da bulunan diğer dört kültür de aynı şekilde aynı amaç ve aynı yolda çalışıyorlar. 1980’li yıllara kadar kültürler yok olmakla karşı karşıya kalmış durumdaydılar. Köylerde kültürel objeler yok pahasına satılmaya başlanmıştı. Pomakça dili her geçen gün daha az konuşulur olmaya başlanmıştı. Köyden kente göç ve okullarda taşımalı sistemden dolayı artık kültür yozlaşması son derece hızlandı. 2009 yılına dek Pomak kültürü derneği yoktu. İlk dernek Eskişehir’de açıldı. Daha sonra Biga ve İstanbul’dan başlayarak gelişti ve bugün 18 tane Pomak Kültür Derneği var. Bunlardan 14 tanesi Pomak Dernekleri Federasyonu çatısı altındadır. Türkiye’de 5 milyon Pomak insanımız ve 300’e yakın köy var. Biga’da da 22 Pomak köyü ve 20.000’den fazla insan var.’ diyen Çınar; ‘Amacımız bağlı bulunduğumuz kültürlerimizi yaşatmak, gelecek nesillere aktarmak ve bu kültürleri hayatta tutmak. Biz çeşitli mecralarda, festivallerde, fuarlarda stand açarak Pomak kültürünün zenginliğini gösteren objeleri tanıtmaya başladık. Bu arada iki adet de dergi çıkardık. Yurt içi ve yurt dışı kültürel geziler düzenledik. Özellikle yurt dışı Bulgaristan Rodoplar Pomak Bölgesi’ne bir gezi düzenledik. Kina Praviş Kaçamak ve Akıtma Şenliği, Pusedalka Gecesi, Elmalı 1 ve 2, Pomak Şenlikleri gibi etkinlikler düzenledik ve bunların devamı da gelecek. Biga’da Ekoturizm olayını ortaya atarak Biga için kültürel çalışmalara ve diğer kültür derneklerinin de etkili çalışmalarına ivme kazandırdık. En son olarak da Biga Belediye Başkanımızın tahsis ettiği Mor Salkımlı Kültür Evi’nin açılışını yaptık. Yurt dışından her yıl folklor ekipleri davet ederek uluslararası kültürel kardeşliği başlattık. İktisadi işletme ile kültürel objelerin satışını başlattık ve bu sayede köylüler ürettikleri ürünlerin satışını yapabiliyorlar” ifadelerini kullandı.

“Tüm köyler artık kültür objelerine sahip çıkıyor”

Biga’nın çeşitli köylerine dağılmış Pomakların kültürel birliğini sağlama çalışmaları hakkında da konuşan Çınar; “Biga’da 22 tane Pomak köyü var, 20.000’in üzerinde insanımız var. Biz bunların muhtarlıkları ile iletişim halindeyiz ve ayrıca oralarda da temsilcilerimiz bulunuyor. Her köyde temsilcimiz var. Mesela sosyal medya sorumlusu arkadaşlarımız var ve onlarla devamlı iletişim halindeyiz. Biz onlara yaptığımız faaliyetler hakkında bilgi veriyoruz, yapacağımız etkinliklere onları davet ediyoruz ve ayrıca biz köy ziyaretleri gerçekleştiriyoruz. Bu köyler küçüklü büyüklü köylerdir, mesela Yolindi köyü, Elmalı köyü, Havdan köyü, Çeşmealtı köyü, Yeniçiftlik köyü gibi büyük köylerimiz var. Bunlara devamlı gidiyoruz. Diğer köylere de yani küçük köylere gittiğimiz zaman çok fazla insan bulamıyoruz ama oradaki temsilcilerimiz ile veya muhtarlıklarla iletişim halindeyiz.Aktif olarak köy ziyaretlerimiz var, köylülerimizle birlikte şenliklerde buluşuyoruz. Her köyden üyelerimiz ve temsilcilerimiz var mesela Yolindi ve Işıkeli gibi. Bunlarla devamlı olarak bilgi alış-verişi sağlıyoruz, bu köylere gerekli bilgilendirmeleri yapıyoruz, yaptığımız çalışmalara dahil ederek kültürlerimizi yaşatmaya devam ediyoruz. Kurulduğumuz ve başkanlığını yürütmeye başladığım andan itibaren kültürel objeleri toplamaya başladık. 8 adet tam takım elbise ve çeşitli objeler toparladık. Her köyden bize atıl olan eşyalarını değerlendirme yönünde teklifler geliyor” dedi.

“Günümüz koşullarında dernekçilik çok zor”

“Derneklerimiz için ne yapabiliriz? Derneklerin kaynakları aidatlar ve alınan bağışlardır” diyen Başkan Çınar; “Üyelerimiz dernek içi aidatlarını düzenli olarak devam ettirirse, derneklerin yaşama şansı yükseliyor. Dernekçilik gönülden yapılan bir iştir. Üyelerimizin, yöneticilerimizin ve dernek yönetim kadrosunun tümünün gönülden çalışan insanlarımız olması gerekir. Bu tüm dernekler için geçerlidir. Üye aidatları verilmediği takdirde ya yöneticiler kendi ceplerinden karşılıyorlar ya da bir şekilde çanta dernekçiliği şeklinde yürütmek zorunda kalıyoruz. Bunun dışında ancak proje üretilirse kaynak sağlanması imkanı olabilir. Biz şimdiye kadar 10’a yakın projeden 2 tane aldık ve bunlardan biri TANAP Projesi’dir. Aidatların düzenli olarak yatırılması durumunda derneklerin yaşama şansı ve yürüttükleri faaliyetlerin oranı artmaktadır. Bu sayede biz dernekler daha güçlü ve üretici olabiliriz” şeklinde konuştu.

“TANAP Destekli Pomak Kültür Evi Projesi imza bekliyor”

“TANAP önemli bir projedir” diyen Çınar sözlerine şöyle devam etti; “Biz Biga Pomaklar Derneği olarak aşağı yukarı 10 tane proje için müracaatta bulunduk, bunlardan ikisini çıkarabildik. Bunlardan biri büyük bir proje olan TANAP, diğeri ise Avrupa Birliği Sivil Düşün Projesi. Burada gittik Bulgaristan’da araştırmalar da yaptık ama bu küçük bir projeydi. Öncelikle ve özellikle TANAP büyük bir desteğe sahip bir projedir. 187.000’e yakın ciddi bir mali destekli bir projedir. Bu proje şöyle, biz Işıkeli Köyü’nde sağlık ocağı tabir edilen eski bir yeri kiraladık. TANAP’tan aldığımız destekle buraya onarım yaptık. Bu TANAP desteği ile yaptığımız çalışmanın biz son halini paylaşmıştık. Burada etkinliklerimiz olacak. Fakat 2019 sonları 2020 başlarında bitirdiğimiz bu Kültür Evi Projemiz hala açılmadı. Şöyle ki biz bunu işletebilmek için bir işletmeciye vermek zorundayız çünkü kendimiz yapamayız. Biz kendimiz ancak kültürel faaliyetlerimizi, etkinliklerimizi yapabiliriz burada. Oraya koyduğumuz standlarımızda dokuma üretimi yapabiliriz. Ama bunların dışında orada faaliyetlerin sürdürülebilirliliği ve devamlılığı için bir işletmeye ihtiyacımız var. Bu işletmeye verebilmek için de orayı üzerimize almamız gerekiyor. Mal Müdürlüğü bize ‘siz kiracısınız ve kiracı olarak başka bir kiracı koyamazsınız’ dedi ve haklı çünkü kanunen böyle bir şey mümkün değil. Biz de dernek olarak kamu yararı için İç İşleri Bakanlığı’na müracaatta bulunduk. İç İşleri Bakanlığı bu talebimizi belli bir süreçten sonra kabul etti. Kabul edilen kamu yararı statümüz son olarak Cumhurbaşkanı’nın son imzası ile ancak verilebiliyor. Bize verilen bilgiye göre son imza şu an Cumhurbaşkanımızın önünde bekliyor ve biz de onu bekliyoruz. Tabiri caizse bu imzanın eli kulağında diye düşünüyoruz. Verildiği zaman faaliyetlerimize başlayacağız. Yani şu an bu şekilde duruyor ama çok güzel bir proje. Bizim bu Biga’da Ekoturizm dediğimiz olayı başlatan yine bizim derneğimiz. Diğer derneklerle yani kültürel derneklerle ve özellikle de Biga Dernekler Platformu ile Biga’da çıkardığımız bu Ekoturizm olayı, şu anda Belediyemiz, Kaymakamlığımız, Sivil Toplum Örgütlerimiz, Orman Müdürlüğü’müz hepsi bu Ekoturizm olayını sahiplenmiş durumda ve biz de bundan gurur duyuyoruz. Çünkü biz bunu yaparsak bütün Biga’nın faydalanması lazım ve bu anlamda Sivil Toplum Kuruluşları, bütün kültürel dernekler de taşın altına elini koydu. Çünkü dışarıdan gelecek yerli ya da yabancı turistlerimiz sadece Biga’nın Pomak Kültürü’ne gelmeyecekler; Biga’nın köftesine gelecekler, lokumuna gelecekler, tarihi alanlarına gelecekler, Mehmet Çavuş’una gelecekler, Nilüfer Gölü’ne gelecekler. Ondan sonra çıkacaklar bizim Işıkeli Köyü’ne; Pomak Kaçamak yemeğine, nohut kahvesine, bizim kültür evine gelecekler. Bizim kültür evinde folklor, eğlenceler, kültürümüzü yansıtan objeler ve üretimimizle, en son da gelenlere hizmet anlamında yapacağımız etkinliklerimizle bu turistlerimizin bir turunu tamamlamış olacağız. Yani bu açılardan değerlendirdiğimizde bizim bu Işıkeli Kültür Evi, Biga’nın ekoturizmi açısından çok önemli bir noktayı teşkil ediyor diyebilirim. Bu bağlamda projede desteği olan milletvekillerimize, başkanlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Artık sadece imzayı bekliyoruz inşallah en kısa zamanda çıkar.”

“Yeniden Aday Olacağım”

2014 yılından bu yana derneğin başkanlığını yürüttüğünü dile getiren Başkan Çınar; “Ben 2014 yılından beri bu derneğin başkanlığını yürütüyorum. Keşke iyi bir yönetici, ekibiyle birlikte çıksa ve biz de ona devretsek diye bakıyoruz ama şöyle bir durum var; derneklerde işi yöneten biri olduğu zaman ikinci ya da üçüncü bir talep olmuyor. Mali açıdan dernek yönetimi zorlu bir süreç olduğu için pek talep olmuyor. Bir de bir işi bir kişi yapabiliyorsa ona pek karışılmıyor. Şimdi dernek para işi olmadığı için kimse elini taşın altına sokmayı çok fazla istemiyor bu işler gönülden yapılan işler.’ diyen Çınar konuşmasına şöyle devam etti; ‘Amacımız şu; biz gelecek nesillere bu kültürümüzü aktarmak zorundayız, bu kültürümüzü yaşatmak zorundayız. Yani kesinlikle yok olmasına karşıyız. Kültürlerimiz asla yok olmamalı bu yüzden bu amaçla çalışıyoruz. Bu sebeple ikinci bir yönetici, ikinci bir yönetim çıkıncaya kadar bu işi sürdürmek zorundayız. Bu yüzden evet, devam ediyorum” diye konuştu.

“Hayalimiz ve hedefimiz var”

Başkan Çınar sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Benim amacım bir sanayi odası nasılsa derneği de o hale getirmekti. Hala da bu amacım devam ediyor. Aynı bir sanayi odası gibi bir Sosyal Kültür Evimiz olabilir. İçinde toplantı salonu, yönetim odaları, misafirhane ve gelir getirici dükkanlar veya düğün salonu vb. içeren bir sosyal tesis olmasını çok isterdim. Hayalim, hedefim de bu yönde devam ediyor. Böyle bir oluşumu başarmak, burada imzamın olmasını isterim. Tüm toplantılarımda da bu söylemim devam ediyor. Amacımız bu, hedefimiz bu. İnsanın hedefi varsa yürüyeceği bir yol da vardır, hedefi yoksa yapılacak bir şey de yoktur. Bu yüzden hayalimiz var, hedefimiz var, umarım biz de başarırız bunu.”

“Parmakla gösterilen bir dernek olma yolundayız”

“Kültürler geçmişimizdir ve geleceğimize yön vereceklerdir” diyen Çınar; “Geçmişten, atalarımızdan aldığımız bu kültürü gelecek nesillere aktarmak zorundayız. Ancak o zaman yaşatabiliriz bunları. Bu sebeple tüm arkadaşlarımıza, dostlarımıza, üyelerimize ve köylerimize diyorum ki kültür derneklerimize sahip çıkalım. Aidatlarımızı ödeyelim çünkü aidatlar alınırsa bu kültürel değerlerin yaşama şansı olur. Derneklerin etkinliklerini yapma şansları daha fazla olur. Bu yüzden bütün arkadaşlarımıza tekrar tekrar söylüyoruz, destek bekliyoruz, bu sayede daha büyük şeyler başarabiliriz. Son olarak herkese tek tek selamlarımı ve sevgilerimi iletiyorum. Güzel etkinliklerde tekrar buluşmak dileği ile sevgi ve saygılarımı sunuyorum” şeklinde konuştu.  

Funda Figen

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.