SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

ÇANAKKALE'YE YAKIŞMADI (12.04.2021)

Türkiye'nin en yaşlı nüfusuna sahip illerden biri olan Çanakkale'de koronavirüs vakalarının ilk çıkmaya başladığı dönemde 65 yaş üstü kesimde görüldüğü oranların katlanarak artması dikkatleri çekti.
Haber Giriş Tarihi: 12.04.2021 09:40
https://www.kaleninsesi.com
kapak resmi

ÇOMÜ Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener ‘Not Defteri’ programına konuk oldu. Vaka sayısının hızla arttığı Çanakkale ile ilgili önemli açıklamalarda bulunan Şener; “Türkiye’nin en yüksek nüfus bazlı vaka oranı olan illerden biriyiz. Bu çok beklediğimiz bir şey değildi” dedi.

Covid-19 pandemisi dünyayı kasıp kavurduğu gibi Türkiye’de Mart 2020 tarihinden itibaren ilk vakaların görülmesiyle birlikte hayatı olumsuz yönde etkiledi. Çanakkale’de her geçen gün karantinaya alınan köy sayısı artarken, il genelinde çok sayıda köy için karantina kararı alındı. Sosyal medya hesabından sık sık Çanakkalelileri koronavirüs salgınına karşı uyaran Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener ‘Not Defteri’ programının konuğu oldu. Damla Yeltekin’in hazırlayıp sunduğu programda konuşan Prof. Dr. Alper Şener; “Şubat ayı itibari ile Türkiye’de İngiltere varyantı kademeli olarak yayıldı. Çanakkale’de yapılan testlerin yüzde 80’ininde İngiltere varyantını görüyoruz” dedi.

“Havaların soğuması ile virüs dağılımı değişti”

Covid-19 sürecinin ilk başlamasından bu yana gelinen sürece dair değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Şener; “Mart 2020’den Haziran’a kadar olan süreçte sıkı önlem paketi ile salgını kontrol etmeye çalıştık. Elimizde etkinliğini tartıştığımız ilaçlar vardı. Aşı yoktu. Kan sulandırıcı ilaçlarda elimizde yoktu. Haziran 2020 gibi olgu sayılarında azalmalar olunca gevşemeler başladı. Yaz dönemi daha sıkıntısız geçti. Olgular vardı ama hastanelerde bir tıkanma olmadı. Genelde hastanelere yatan hastalar 65 yaş ve üzeri ve kronik hastalığı olan, süper tansiyon, şeker ve akciğer hastalığı olan hastalar yer alıyordu. Kasım 2020 dünyanın genelinde olgular artmaya başladı. Havasının soğuması ile birlikte virüsün dağılım dönemi değişti, vücut ısımız, ortam ısısından yüksek olduğu zaman ağzımızdan çıkan buhar etkiledi. Virüs hava da kaldığı için yayılım hızı artıyor. Kasım ayı sonunda da varyantlar çıkmaya başladı. İngiltere varyantı, Brezilya varyantı, Güney Afrika varyantı ortaya çıktı ve aşı gündemimize geldi” dedi.

“Çanakkale’de yapılan testlerin yüzde 80’ininde İngiltere varyantını görüyoruz”

Covid-19 varyant virüsün yaygınlaşması ile Avrupa’da hava trafiğinin kapandığını hatırlatan Şener, “İngiltere kökenli olduğu düşünüldüğü için trafik kapandı. Varyant bize de gelmeye başladı. Şubata kadar çok fazla hissetmedik. Şubat ayı itibari ile Türkiye’de İngiltere varyantı kademeli olarak yayıldı. Çanakkale’de yapılan testlerin yüzde 80’ininde İngiltere varyantını görüyoruz” ifadelerine yer verdi.

“Vaka artış hızında ilk 2-3 içindeyiz”

Türkiye’de 25 Şubat tarihi itibari ile vaka artışının söz konusu olduğunu ve bunun anormal bir artış olduğunu kaydeden Şener, “Dünyada neredeyse vaka artış hızında ilk 2-3 içindeyiz. Bu ölüm oranlarına çok fazla yansımadı. Ölüm oranlarının reel ve doğru olup olmadığına dair tartışmalar olsa da buna inanarak söylüyoruz. Bir yandan aşılamayı götürürken, önlemlerin hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu tartışmaktansa Bakanlığın belirlediği tavizsiz uyum sağlamalıyız ki, bu salgında tırmanmayı bir an önce kesebilelim” diye konuştu.

“Bu artış beklediğim bir şey değildi”

“Çanakkale’de 1 yıldır takip ettiğim kadarı ile böyle bir şey beklemiyordum” diyen Prof. Dr. Alper Şener; “Çünkü, yüzbinde 38 ile başladık. Şubat ayının 15’inden itibaren yüzbinde 38 oranından yüzbinde 500 küsürlere geldi artık. Türkiye’nin en yüksek nüfus bazlı vaka oranı olan illerden biriyiz. Bu çok beklediğimiz bir şey değildi. Geriye dönüp bunlara neler sebep olmuştur diye bakıyoruz” şeklinde konuştu.

“Hızlı yayılan bir virüs”

Prof. Dr. Şener sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Diğer bölgelerdeki oranı bilmiyorum ama Çanakkale’de yüzde 80’in üzerinde olduğunu biliyoruz. İngiltere varyantı sadece Türkiye örneğinde değil diğer Avrupa ülkeleri de yayıldı. Hallaç pamuğu gibi arttı. Birden bire ağırlaşan hasta grubu, hastaneye yatış, pozitif oranında artış gibi kendini göstermiş. Hızlı bulaşıyor, hızlı yayılan bir virüs” sözlerine yer verdi.

“Vatandaşı kargaşaya soktu”

Covid-19 pandemisiyle mücadele kapsamında alınan önlemlere Çanakkale halkının çok fazla dikkat etmediğine işaret eden Şener, “Serbest buldukları zamanları son ana kadar değerlendirme oldu. Son dakikaya kadar kordon gibi açık alanlar dahi olsa yığılma oldu. Açık alanda 10 kişiden fazla olduğunuz zaman kapalı alanda 3 kişi olmanızla eş değer. Konuda uzmanı olmayan kişilerin de ‘Açık alanda hiçbir şekilde bulaşmıyor’ gibi ifadeler de vatandaşın gözünde bazı şeyleri kargaşaya soktu. Gerekli önlemleri, gerekli zamanlarda alamadık” dedi.

“Engellemenin yolu kısıtlamadır”

Pazar yeri için alınan kararı eleştiren Şener; “Kararlar sahayı bilen, işinin ehli uzman kişilerce alınması gerekir. Çanakkale’de pazarlarla ilgili bir karar alındı. Çok uygun bir karar değil. Yiyecek-içecek kısmını belli bir güne, giyim-kıyafet gününü de belli bir güne böldünüz. Yani insanlara bir gün değil, hafta da birkaç gün dışarı çıkma mazereti sundunuz. Bu akılcı değil. Bu insanlar toplu taşıma aracı ile gidecek. Siz ne yaparsanız yapın bu insanlar pazara gidecek, bunu engellemenin yolu kısıtlama. Bu uygulama da bir yaymadır. Pratik olarak doğru gelebilir ama bunu saha da çalışan bir insan olarak söyleyebilirim, ‘Bu işe yaramıyor’ Teknik olarak alışveriş yapmasa da o insanlar iki kere pazara gidecek” değerlendirmesinde bulundu.

“Salgında 0 noktası önemli”

Salgında 0 noktasının önemine değinen Prof. Dr. Şener, “0 noktasını aldığınız yerde bu işi durdurabildiğinizde başarılısınızdır. Durduramadığınız zaman bu çorap söküğü gibi gelir. Artarda geliyor çünkü bu bir halka. İnsanlar arasında hızlı yayılan bir virüsten bahsediyoruz. Bu gibi paradigmalar işledi. Paradigmaları işlemek lazım. Bence henüz geç değil. Yapılmış olan, alınmış olan kararları incelemek lazım. Her kararda hastalık sayısındaki azalmayı 2-3 haftadan önce görmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Ölüm var bu işin sonunda”

Covid-19 pandemisinin bir oyun olduğunu düşünenleri de uyaran Şener, “Onların ki bir oyun. Onlar neye hizmet ediyor bakmak lazım. Bu tip şeyler kaos ortamını sever. Her ülkede vardır. Aşı karşıtlığı ile ilgili desteklenen şu aşı zararlıdır diye anekdotlar duyulur. Akademisyenlerde vardır bu insanlar içinde. Ve bu insanların başka firmalardan ücretler alındığı daha sonraki dönemlerde biliniyor. Bu tip şeylere kanmamamız lazım. Böyle bir virüs var. Virüs yüzde 96 doğada olan bir virüs. Yüzde 4’lük kısımda ara konağın bulunamaması bizim için virüsün laboratuvar virüsü olduğu anlamına gelmiyor. Bunların hepsi doğru söylemler değil ve kaygı uyandıran şeyler. Bu anlamda saygın bilim adamlarına saldırılar başladı. Mehmet Ceylan salgının başından beri özveri ile çalışıyor. Kendi hastalığını dahi öteleyerek çalışıyor. Kötüleyici ifadelerde bulunuyor. Bunların kimseye faydası olmaz. Ölüm var bu işin sonunda” dedi.

“Lütfen kurallara uyun”

Covid-19 ilacı verildiği halde, hastanın ilacı kullanmayarak öldüğünü belirten Şener, “Aile bireylerinden biri aşı olmuş, diğeri aşı çıkmasına rağmen olmamış ve hasta olarak ölen hastalarımız var. Bunların hepsi sosyolojik problem, İslami sıkıntı çünkü vebal altına giriyorlar hem de hukuki problem. Bu aşamada Tabip Odalarının tepkisini çok görmedim mesela. Çok ilginçtir, bende Tabip Odası mensubuyum. Bunları söyleyenlerin bir kısmı da hekim. Normal şartlar altında bir hekimin kesinleşmemiş ifadeleri beyan etmesi etik değil. Aşıyı olduktan sonrada hasta olduk gibi söylemler var. Tabi olacaksınız. Aşıyı oldun, maskeyi takmadın, toplu taşımaya girdin, öksüren aksıran oldu. Bunların hepsi artık sosyolojinin konusu. Bence bu insanlar ilgi çekmek için yapıyorlar. Bizim söylediğimiz yol zor bir yol çünkü. Maskenizi takın, mesafenizi koruyun, olabildiğince az kişi ile görüşün, az sosyalleşin, hareket edin. Açık havada zaman geçirecekseniz bile sağınızı solunuza dikkat edin, aşınızı olun, hastalığı kaparsanız ilacınızı alın, düzenli bir şekilde sağlık kuruluşuna gidin. ‘Salgın yok’ demek kolay geliyor insanlara. Ama ne yazık ki salgın var” ifadelerine yer verdi.

“Gıdalarınızı akan su ile yıkayın”

Gıda maddelerinde dikkat edilmesi gereken konulara dair ise Şener şunları söyledi; “Enfekte patojenlerden yiyeceklerimizi arındırabilmek için akan su ile yıkamak gerekiyor. Virüslerden daha tehlikeli mayalar, mantarlar var. Normal akan su ile yıkamak lazım. Yapraklı besinlerde, marul ve lahana gibi gıdalarda sirkeli ve tuzlu suda 8-10 dakika bekletmek ve duruladıktan sonra kurulayıp tüketim haline getirmek gerekiyor. Yüzey pürüzlü olmayan domates gibi ürünleri akan suda yıkamak yeterli. Yaz döneminde ishal yapan enfekte patojenler vardır. Özellikle birbiri ile eş gıdaları dondurucularda aynı ünitede saklamak gerekiyor. Balık ve kırmızı eti aynı ünitede saklamamak gibi.”

Damla YELTEKİN

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar