SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

“BU RUHU KORUMALIYIZ” (07.08.2021)

Bu yıl 58’incisi düzenlenecek olan Uluslararası Troia Festivali’nin ana teması, ‘Sağlık Olsun’ olarak belirlendi. Troia Festivali’nin önemine ve tarihsel sürecine dair değerlendirmelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Mithat Atabay, “Yeniden yapılması çok güzel bir şey. Bunun devam ettirilmesi, finansal kaynaklarının çeşitli yollarla karşılanması gerekiyor. Sadece belediyeye ve sponsorlara bırakılmamalı” dedi.
Haber Giriş Tarihi: 07.08.2021 11:08
https://www.kaleninsesi.com
kapak resmi

Çanakkale’nin en gözde kültürel ve sosyal etkinlikleri arasında yer alan Uluslararası Troia Festivali’ne sayılı günler kaldı. 1963 yılından bu yana neredeyse her yıl düzenlenen Troia Festivalleri sayesinde Çanakkale farklı etkinlik, kültür ve sanatçılara ev sahipliği yaptı. Kentin sosyal ve kültürel yaşamına farklı pencereler açan Uluslararası Troia Festivali bu sene 9-13 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek. Resmi açılış töreni Anafartalar Zaferi’nin kutlandığı 10 Ağustos tarihinde Troia Antik kentinde gerçekleşecek. Dr. Öğr. Üyesi Mithat Atabay, Troia festivalinin yerellikten, evrenselliğe doğru adım adım ilerleyen sürecine dair Kaleninsesi Gazetesine yaptığı özel açıklamada, “Festivalin asıl amacı yerel değerlerin ulusal seviyeye ve evrensel değerlere sunumlarla gösterilmesi, evirilmesi gerekirken zaman içinde Çanakkale’nin yerel değerlerinin festivalde çok da görülmediğini ya da azaldığını söyleyebiliriz” dedi.

“TEMEL NOKTASI, TRUVA’YI TANITMAKTI”

“Festivaller bir yörenin, bir konunun yerellikten ulusallığa ya da ulusallıktan evrenselliğe doğru geçişini sağlayan önemli etkinliklerden bir tanesi. Türkiye'de turizminde bir parçası haline geldi. Ulusal  düzeyde olduğunda iç turizm, uluslararası olduğunda da hem iç turizmi hem de dış turizmi beraberinde getiriyor” sözlerine yer veren Atabay, “Seyyahlar Derneği vasıtası ile Türkiye'de turizmin gelişmesi konusunda önemli çabalar sarf edildi. Türkiye'de daha sonra Turing Kulüp kuruldu. İstanbul merkezli kulübün 1950'li yılarda da Çanakkale'de şubesinin açılmasının temel noktası, Çanakkale'nin önemli değerlerini özellikle de Truva’yı tanıtmaktı” dedi.

“TROYA KAZILARI ÖNEMLİ SONUÇLAR VERDİ”

Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte Truva Antik Kenti’nin dünyaca tanındığını ifade eden Atabay, “1930'lu yıllardan itibaren kazılara Atatürk izin vermişti ve Amerikalılar kazı ve araştırmalar yaptı. Kazılar önemli sonuçlar verdi ve dünyada da çok yankı uyandırdı. Çanakkale'nin Troya özelinde tanıtılmasına önem verilmeye başlandı. Bu tanıtım 1950'li yıllarda Demokrat Parti döneminde o zamanki ismi Turizm ve Tanıtma Bakanlığı olan Kültür ve Turizm Bakanlığının kurulması ile sonuçlanacaktı” ifadelerine yer verdi.

“TRUVA’YA ÖZEL TEKEL SİGARASI”

“Başka bankalarda döviz bozdurulamadığı için Merkez Bankası Çanakkale'de şube açmıştı. 1961 Anayasasından sonra bu tür engellemelerin kalktığını görüyoruz. 1963 yılında Çanakkale'de Truva Festivali yapılmaya başlandı. Bütün bunların bir ürünü olarak karşımıza çıktı. Turizm Tanıtma Derneği bu amaçla kuruldu. Çanakkale Sanayi ve Ticaret Odası, Turizm Tanıtma Derneği ve Çanakkale Valiliği festivallere öncülük etti” diye söz eden Atabay, “İlk festivaller yerel anlamda, Çanakkale'de üretilen ürünler, yapılan el işleri, buradaki fabrika ya da imalathanelerde ortaya konan ürünler sergilendi. Festivale özgü olarak da o zaman Gümrük Tekel Bakanlığı vardı ve Bakanlık Truva özel sigaraları üretti. Bunlar özel olduğu için daha çok rağbet görüyordu” dedi.

“1970’Lİ YILLARDA BELEDİYE DEVREYE GİRDİ”

İlk gerçekleştirilen festivale dair aktarımda bulunan Atabay, “1963 ilk organizasyonda bütün ilçelere geziler düzenlendi. Bunlar belirli bir ücret karşılığında gerçekleşiyordu ve gelecek yılların finansmanını da sağlayabilmek amacı ile yapılan bir işlemdi. 1964-1965 birinci festival sonrasında sönük geçti.Valiliğin, Turizm Tanıtma Derneğinin ve Sanayi Ticaret Odası arasındaki ilişkiler zayıflamıştı. 1967 yılında eski görkemi gibi gerçekleşti. Bu süreçten sonra Belediyenin devreye girdi, 1970’li yıllardan itibarenbu festivalin merkezinde yer aldı” diye vurguladı.

“DAHA OTANTİK, DAHA MİLLİ DEĞERLERİN ÖN PLANA ÇIKTIĞI FESTİVALLER OLMUŞTUR”

“Kastamonu'dan,Bursa’dan, Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan halk dansları toplulukları buraya geliyordu. Yerel sanatçılarda bu festivallerde  boy göstererek ulusal düzeye çıkmak için çaba sarfediyordu. Daha otantik, daha milli değerlerin ön plana çıktığı festivaller olmuştur” sözlerinin altını çizen Atabay, “Zaman içinde her şey değişti. 1972 yılından itibaren ulusal düzeye geldiğini hatta bazen Türkiye'de başka yerlerde gösteri yapmak ve konserler vermek amacı ile gelen yabancı topluluklarının da Çanakkale'ye geldiğini görüyoruz” dedi.

“BARIŞ TEMASI ÖN PLANA ÇIKTI”

“12 Eylül itibari ile festivalin milli bir nitelik haline bürünmesi, asker katılımların sağlanması gerçekleşti. Kenan Evren’in, Milli Güvenlik Kurulu üyelerinin katıldığını görüyoruz. Hükümet 1970’li yılların ikinci  evresinden itibaren en az bir bakan ile festivalekatıldı söylemek gerekir” diye ifade eden Atabay, “1990’lı yıllar itibari ile uluslararası seviyeye geldi ve çeşitli temalar ile festival gerçekleşti. Barış temasıön plana çıktı. Siyasi havanın da etkisi ve Antik Yunandan da esinlenilen temaların ön plana çıkarıldığı dönemlerde festival Çanakkale'de başladıktan sonra, Assos'ta Midilliye karşı bir festival ateşinin yakıldığını da görüyoruz. Söyleşilerde ideolojik tartışmaların yaşandığını, festivalin Çanakkale’deki siyasi havadan etkilendiğini de söylemek mümkün. Bazı festivaller çok tartışmakonusu oldu. 2000'li yıllarda geldiğimizde de tamamen uluslararası seviyeye gelmiştir ve adı Troia Festivali oldu” diye vurguladı.

“BAZI YILLARDA FESTİVAL KAYNAK BULAMIYORDU”

“Festivalin asıl amacı yerel değerlerin ulusal seviyeye ve evrensel değerlere sunumlarla gösterilmesi, evirilmesi gerekirken zaman içinde Çanakkale’nin yerel değerlerinin festivalde çok da görülmediğini ya da azaldığını söyleyebiliriz. Festival, sanat ağırlıklı bir festivale dönüştü. Finansman konusunun Belediye bütçesinden karşılanması ya da sponsorlar aracılığı ile karşılanması gibi bir durumla ortaya çıktı. Bazı yılarda son dakikaya kadar festivalin düzenlenip düzenlenmeyeceği belli olmuyordu. Çünkü finansal kaynak bulunamıyordu. Türkiye'nin de o yıllarda karşılaştığı ekonomik krizleri düşünürsek bu doğal bir sonuç” sözlerine ye veren Atabay, “Aslında festivaller kendi kendini finanse edebilir seviyede olması gerekir. Yapılan etkinlilerin sadece sanatçıların ve toplulukların getirilmesi, o etkinliğin gerçekleştirilmesinin yanında katılanların, belirli bir ücret karşılığında bunlardan yararlanması gelecek yıllardaki festivallerin finanse edilmesinisağlayabilir ya da en azından katkı sağlanması düşünülmelidir” dedi. 

“FİNANSAL DESTEK BULUNMALI”

“Troia festivali 50 yılı aşkın bir süre yapıldı. 1963 yılında başladı, 2018 yılındaki festival 55'inci festival oldu. 2019 ve 2020 de yapılamadı. Ekonomik nedenler ve pandemi nedeniyle gerçekleştirilemedi. Bu etkinliklerin simgesel dahi olsa mutlaka devam ettirilmesi gerekir. Literatüre girmiş, yabancı turizm firmalarını etkinlikleri içerisinde yer alıyor. Festival programının mümkün olduğu kadar, turizm sezonu başlamadan önce belirlenesinin çok yararı var. Böylece gezi düzenlemek isteyenlerin bu festivallere katılımı sağlanmış olacak ve reklamını da çok daha iyi bir şekilde yapılacağın düşünüyorum” sözlerine yer veren Atabay, “Yeniden yapılaması çok güzel bir şey. Bunun devam ettirilmesi, finansal kaynaklarının çeşitli  yollarla karşılanması gerekiyor. Sadece belediyeye ve sponsorlara bırakılmamalı” diye vurguladı.

“FESTİVAL İÇİN PROTOKOL YAPILMALI”

“Eskiden Kültür ve Turizm Bakanlığı o yıllarda kaynak ayırıyordu.Başbakanlık tanıtım fonu vardı. Tanıtım fonuyla ilgili olarak daha çok yurt dışı etkinliklerinin kullanılması için gibi bir değerlendirmeye tutuldu. Belediye kendi kaynaklarından yapmaya çalıştı. Ama belediyenin kaynakları da sınırlı” sözlerinin altını çizen Atabay, “Sadece belediye olarak da düşünmemek gerekiyor;Sivil toplum kuruluşları içinde Sanayi ve Ticaret Odası çok önemlidir. Çanakkale'de turizm ile uğraşan firmaların, kuruluşların destek vermesi hatta bütçe oluşturmaları gerekiyor. Bu kuruluşlar arasında protokoller yaparak üniversitede dahil olabilir. Üniversitede tanıtım konusunda çok önemli” dedi.

“FESTİVALİN 10 AĞUSTOS’TA YAPILMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”

Atabay son olarak, “10 Ağustos Anafartalar Zaferi ve Mustafa Kemal'inde Anafartalar kahramanı olarak ortaya çıkması; bize askeri anlamda bir lideri tanıtırken aynı zamanda Troya Festivalinin de 10 Ağustos tarihinde başlaması ekonomik ve tanıtım anlamındabir hareketin burada başladığının simgesel göstergesiydi. Tarihini değiştirmedenher sene 10 Ağustosta yapılmasının çok anlamlı olacağını, bu vurgunun da tanıtım bültenlerinde sürekli olarak festival anlatılırken kullanılması gerektiğini düşünüyorum” sözlerine yer verdi.

Damla YELTEKİN

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar