SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

BIÇAK KEMİĞE DAYANDI (10.06.2021)

Aylardır Marmara Denizi’ni istila eden müsilaj ile mücadele tüm hızıyla devam ediyor. Yayımlanan eylem planı ivedi olarak devreye alınırken, bir yandan da bilim insanları da araştırma çalışmalarını yoğunlaştırdı.
Haber Giriş Tarihi: 10.06.2021 11:11
https://www.kaleninsesi.com
kapak resmi

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Öğretim Üyesi ve Deniz Teknolojileri Mühendisliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Yiğit konu ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Bu görüntüleri Avrupa'nın gözüne sokmak lazım" diyen Prof. Dr. Murat Yiğit, Marmara'daki kirliliğin en önemli etkenlerinden birinin 20'ye yakın orta Avrupa ülke nüfusunun evsel, endüstriyel, sanayi ve tarımsal atıklarının Tuna havzası kanalı ile Karadeniz’e akması olduğunu söyledi.

Romanya'dan saniyede 7 ton su girdisinin Karadeniz’e aktığına dikkat çeken Yiğit, bu girdinin neden olduğu deniz kirliliğinin hem Karadeniz, hem de akıntı sistemleri ile ulaştığı Marmara Denizi için ciddi tehdit oluşturduğuna dikkat çekti. Türkiye'nin büyük bir operasyon ile ciddi adımlar attığını ve bunu çok önemsediklerini vurgulayan Prof. Dr. Murat Yiğit, Karadeniz’in iki aktör ülkesi Türkiye ve Rusya öncülüğünde uluslararası kapsamlı bir eylem planı hazırlanarak kirliliği tetikleyen atıkların sahibi orta Avrupa ülkelerine ciddi yaptırımlar getirilmesi gerektiğinin altını çizdi.   

Yiğit; “Kirliliğin sebebi Avrupa’dır”

Marmara Denizi’ni istila eden müsilaj ile mücadele tüm hızıyla devam ediyor. Yayımlanan eylem planı ivedi olarak uygulanmaya başlarken, bilim insanları da araştırma çalışmalarını yoğunlaştırdı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Öğretim Üyesi ve Deniz Teknolojileri Mühendisliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Yiğit konu ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yiğit, Marmara'daki kirliliğin en önemli etkenlerinden birinin 20'ye yakın orta Avrupa ülke nüfusunun evsel, endüstriyel, sanayi ve tarımsal atıklarının Tuna havzası kanalı ile Karadeniz’e akması olduğunu açıkladı. Yiğit yaptığı açıklamada; “Müsilaj oluşumuyla ilgili özellikle Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı’ndaki bu oluşum ile ilgili çeşitli açıklamalar yapılmıştır. Bizde önceki açıklamalarda bunun besin zincirinin en altında yer alan planktonun aşırı yükten dolayı çoğalması ancak buna karşılıklı olarak besin zincirindeki en üstteki veya bir üstündeki tüketicilerin az olması yetersiz olması sebebiyle ayrışması ve karbonhidrat protein içerikli bir yapının ortaya çıkması. Bunun birçok sebebi söylenebilir. Evsel atıklar diyebiliriz, kanalizasyon atıkları diyebiliriz. Endüstriyel sanayi atıkları diyebiliriz. Küresel ısınma diyebiliriz. Ancak bir husus var ki buna dikkat çekmek istiyorum. Çanakkale ve İstanbul boğazıyla birlikte Marmara denizi, Ege Denizi ve Karadeniz arasında bir akıntı sisteminin tam ortasındadır. Yani Ege denizinden alt akıntı sistemiyle Karadeniz’de alt akıntı varken bunun tersi yönünde Karadeniz’den ege yönünde İstanbul Boğazı üzerinden Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı vasıtasıyla Ege denizine dökülmektedir. Zaten dikkat edildiğinde Müsilaj deniz yüzeyinde daha ağırlıklı. Deniz tabanında da gördüğümüz müsilaj oluşumu var ama üst akıntı sisteminde biriktiğini ve akıntılarla birlikte koy, körfez, liman benzeri noktalarda da birikim oluşturuyor.” dedi.

“Karadeniz’e saniyede 6,5 ton atık boşaltıldığını görüyoruz”

Bir günde 20 ton müsilaj toplandığını, ancak 3 saniyede Karadeniz’e 21 ton su girdiğini ifade eden Yiğit; “Burada Bakanlığımızın çok hızlı bir refleks gösterdiğini fark ettik. Bu çok memnuniyet verici bir şey. Çünkü birkaç gündür mekanik temizleme çalışmaları devam ediyor. Mekanik temizlemenin faydası nedir? Toplum üzerinde olumlu bir itibar bırakırsınız. Çünkü hiçbir şey yapmamaktan iyidir ama mekanik temizleme sadece birkaç ay içerisinde oluşmuş olan belki 20 tonluk müsilaj yapıyı sudan çıkartabilirsiniz bir gün içerisinde. Ancak şöyle düşünecek olursak boğazdan tonlarca suyun giriş yaptığını düşünürsek. Örneğin Karadeniz’e aşırı bir su girdisine sebep olan Tuna havzasında saniyede yaklaşık 6 bin 500 metreküp tonluk su girdisi oluyor. 3 Saniyede 21 ton su girdisi oluyor siz bunu 1 günde ancak alabilirsiniz. Dolayısıyla esasen Karadeniz’e deşarj yüküne sebep olan Tuna deltasına dikkat çekmek istiyorum. Zira şunu hatırlatmakta fayda var. İrili ufaklı derelerin birleşmesiyle oluşan Tuna nehri maalesef şarkıdaki gibi akmam demiyor. Gerçekten de çok ciddi rakamlarda Karadeniz’e deşarj yapıyor. Bu deşarj noktasında aslında önemli husus şu doğrudan haritaya baktığımız zaman 10 farklı ülkeden diğer orta Avrupa ülkelerini de dikkate aldığımızda 20’ye yakın ülkenin evsel ve kanalizasyon atıklarının Tuna yoluyla Karadeniz’e boşalıyor. 20’ye yakın ülke dediğimizde 80-90 milyon insanın kanalizasyon atıklarının ve bizim ülkemize ait olmayan Avrupa kökenli ülkelerin kanalizasyon atıklarının Karadeniz’e saniyede 6,5 ton boşaltıldığını görüyoruz.” diye konuştu.

“Karadeniz Kurtarma Eylem Planı adı altında bir platform oluşturulmalı”

Karadeniz için kurtarma eylem planı yapılması gerektiğini de kaydeden Yiğit; “Burada şunu söylemekte fayda var Karadeniz’in akıntı sistemini dikkate alacak olursak batı eksenindeki saatin ters yönünde akan büyük akıntı sistemlerinden bir tanesi Sinop bunundan Kuzeye çıkar ve Ukrayna önünden Romanya kıyılarını yalayarak bizim kıyılarımıza gelir. Biraz öncede söylediğim gibi üst akıntı sistemine giriş yapar. O nedenle burada çok ciddi bir su akışı söz konusudur. Belki bugün konuştuğumuz müsilajın çözüm noktasında sadece Marmara eksenli düşünmek değil. Aynı zamanda uluslararası düzeyde baş aktörler olan bölgenin güçlü ülkelerinden Türkiye ve Rusya önderliğinde diğer ülkelerinde dahil olmasıyla bir Karadeniz Kurtarma Eylem Planı adı altında bir platform oluşturulmasında fayda görüyorum. Karadeniz için önerilen barış planına da katkı sunacağını düşünüyorum. Biliyorsunuz su olmazsa hayat olmaz ve Ukrayna ile Rusya arasında yakın zamanda karşı karşıya gelme hususunda barışa bir katkıda sağlayabilir. Gelecek için Yaşam için ve Karadeniz’in varlığı için bu Uluslararası platformu önemsiyorum. Boğazdan geçen Tanker herhangi bir kaza yaptığında veya petrol sızıntısına bir faciaya yol açtığında uluslar arası anlaşmalar gereği siz o tankere ve firmaya yüksek rakamlarda ceza kesebiliyorsunuz. Bu Karadeniz’i kurtarma platformu Boğazları da etkileyecektir. Bu platform bir takım kararlar aldıktan sonra ya Avrupa ülkelerine Tuna Nehri havzasını kullanım miktarı ölçüsünde belki bir fon oluşturulur. Bu ülkeler buraya fon aktarır yada kabul etmemeleri halinde uluslar arası düzeyde bu ülkelere ceza uygulamakta mümkün olur. Bunun için önce Karadeniz’e kıyısı olan Ülkeler bir araya gelmelidir.” ifadelerini kullandı.

Enishan Keskin

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar