SON DAKİKA
Hava Durumu

‘’2 Milyar Euro daha onaylandı’’

Adalet ve Kalkınma Partisi Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Adalet ve Kalkınma Partisi Lapseki Kadın Kolları İlçe Kongresinde konuştu. Boğaz Köprüsü’nün dünyadan güven aldığını belirten Gider, ‘’Dün Karayolları Genel Müdürü’nün yanındaydım. ‘’2 Milyar Euro daha kredi onaylandı’’ dedi.

Haber Giriş Tarihi: 12.03.2018 08:37
https://www.kaleninsesi.com
‘’2 Milyar Euro daha onaylandı’’

‘’Ak Parti’nin kaderi Türkiye'nin kaderi’’

 

Adalet ve Kalkınma Partisi Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Adalet ve Kalkınma Partisi Lapseki Kadın Kolları İlçe Kongresinde konuştu.

 Gider; ‘’İki gün önce Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutladık. Neşat Ertaş'ın çok hoş bir lafı var. Diyor ki;  ''Kadın insandır. Erkek insanoğludur.'' Yani bir alt modelidir çünkü yapılan işlere baktığınız zaman gerçekten kadının yaptığı iş erkeğin yaptığı işin bir üst modeli. Hem bütün işi yapıyor. Hem koordine ediyor. Hem her şeyi hallediyor ama ondan sonrada kocasına, babasına sanki kendisi yapmış gibi hissettiriyor. Bu anlamda hepinizin Emekçi Kadınlar gününüz kutlu olsun. Sanıyorum ki dünyada Ak Parti Kadın Kolları Teşkilatında görev yapmak kadar emek verilen ikinci bir iş yoktur diye düşünüyorum. Bizim seçim çalışmalarında gittiğimiz yerlerde karşılaşabileceğimiz insan modeli bellidir. Kahveye gidiyorsun, iş yerine gidiyorsun ve suratını biraz asık görürsen erken çıkıyorsun. Ama kadınların öyle değil. Siz ev ev geziyorsunuz.  Çocuğuna kızan hıncını senden alıyor. Bize kızdan sizden alıyor. Onun farkındayım ama yılmıyorsunuz, gerçekten çalışıyorsunuz. Herhalde kurulduğu gibi iktidara gelen ve 17 senede bir seçim dışında düşürmeyen ama hiçte ikinci olmayan partinin kadın kollarının etkisini tartışmak bile anlamsız. Ben seçimde gördüm. Gerçekten ana kademe alınmasın falan demiyorum. Alınabilir hiç bir problem yok. Kadın kolları ana kademeden de gençlik kollarından da çok daha fazla koşuyordu ve en ufak bir oylama olsun çok daha fazla üzülüyordu.

Dediğim gibi Ak Parti kurulduğu gibi iktidara gelmiş bir parti ve hep birinci parti olarak devam ediyor. Bir tek 7 Haziran seçimlerinde bir yol kazası yaşadık. Bununla ilgili neler olduğunu tarihçiler yazacaktır. Bunu çok açmayacağım ama şöyle bir bakarsanız, 7 Haziran'da biz kendi içimizde mücadele etmeye başlamıştık ve orada yenildik. Kendi içinde mücadele ederek dışarıya karşı başarı elde eden bir organizasyon olamaz. Böyle bir lüksümüzde yok zaten. '' O mu öne çıktı? Ben mi öne çıktım?'' . Elleme, kim öne çıkarsa çıksın. Sen işini yap. Ayrıca sen nefsini tatmin etmek için mi öne çıkıyorsun? ki başkasının öne çıkması seni rahatsız etsin. Sen inandığın değerler için öne çıkmaya uğraşmıyor musun? O zaman kim öne çıkarsa çıksın karışma. Hiç bunlarla derdimizde yok. Enerjimizde yok.

‘’Ak Parti’nin kaderi Türkiye'nin kaderi’’

7 Haziran seçimlerinde yalpalar gibi olduk ve ne kadar düşman varsa hepsi hareketlendi. Dolayısıyla biz kendi ilçemizi, beldemizi, yönetimimizi zayıflattığımız anda Türkiye'yi zayıflatmış oluyoruz. Buda hızlı cereyan ediyor. Buna hakkımızda niyetimiz yok ama dışarıdan bunu isteyenlerin etkisine maruz kalmamamız gerekir diye düşünüyorum. Önümüzde 2019 seçimleri var. Çıtayı biz kaldırdık %51 'e çıkardık. Bu memlekette 87 seçimlerinde %36'ile tek başına iktidar olundu. Biz bunu istemiyoruz. %50 + 1 . Ölçümüz bu. Tekrar ediyorum bunu kendimiz yükselttik. Bize kimse dayatmadı. Bunu kendimiz içinde söylemedik. Geçen sene bu zamanlar biz köy köy gidip bunu anlatıyorduk. Biz %50+1'i kendimiz için istemedik. Başkanlık sistemi Ak Partiye hiç gerek değildi çünkü bizim başkanımız zaten belli. Kurulduğumuz günden beri Recep Tayyip Erdoğan bizim başkanımız. Biz bu başkanlık sistemini bizden sonra memleket maf olmasın diye istedik. Yoksa biz parlamenter sistemle de yönetiriz. Cumhurbaşkanlığı sistemiyle de yönetiriz. Başka ne sistem varsa getirsinler yönetiriz. Çünkü onların koydukları kurallarla seçimlere girerek kazandık. Hiç öyle bir derdimiz yok. Biz,bizden sonrası için o sistemi koyduk. Bunun içinde toplumun en geniş katmanları nasıl kucaklanacaksa o şekilde mücadele edeceğiz.

Şimdi mecliste yeni bir kanun var. Önümüzde ki seçimlerde ittifaklarla gireceğiz. Bu bir koalisyon değildir. İttifak herkes yine kendi partisine oy verecek. Fakat baştan millet bir şey söyleyeceğiz. Diyeceğiz ki; ''Biz birlikteyiz. Bizim gönlümüz birlikte'' Bu birliktelikte oturup masa başlarında çizilmedi. Bu kendiliğinden doğal olarak gelişen bir olay. Memleket zora düşünce cumhur ittifakı zaten sağladı. Chp'nin de ittifakı belli aslında. Saklayıp gizlemenin bir anlamı yok.  Miting meydanlarında kim kime su taşıyorsa onun ittifakı bellidir. Niye gizliyorsunuz? Niye saklıyorsunuz? Sen PKK ile ittifak yapmaktan utanmıyorsan, sen PKK'ya su taşımaktan utanmıyorsan, sen HDP ile kol kola girmeye utanmıyorsan o zaman bugün bu ittifaktan da utanmayacaksın. Şu anda Afrin'de mücadele devam ediyor. Bakın dikkat edin harfler hep değişir. PKK oluyor, PYD oluyor, FETÖ oluyor. 29 harfi nasıl yan yana getirirseniz getirin terörün derdi bellidir. Türkiye'yi bitirmek. Ama allah şükür ki bu millette bununla mücadeleden bir adım geri kalmıyor.

''Dünya 5'ten de büyüktür, 55'ten de büyüktür''

Geçen hafta bir gazimiz geldi ve o gece evine gittik. Kolundan gazi olmuş ve öyle bir anlatıyor ki sanırsın yolda giderken düşmüş ve kolu yaralanmış. Kapıdan çıkarken Albay, vekilim '' 7 saatlik çarpışma sonucunda gazi olmuş'' dedi. Şurada yarım saat konuşma uzuyor, hepimiz oturduğumuz yerden homurdanmaya başlıyor. 7 saat çarpışıyor ve o kadar doğal anlatıyor. Böyle bir motivasyonu olan bir millet ve başında da Recep Tayyip Erdoğan gibi bir baş komutanı, lideri olan bir millet dünyaya kafa tutar. ''Dünya 5'ten de büyüktür, 55'ten de büyüktür'' der. Ben kahraman askerlerimizi muzafferiyetler diliyorum. Şehitlerimizin yakınların baş sağlığı diliyorum. Onlara dua etmek bizim haddimiz değil. Onlar zaten şehit.

Biz bu kadar yerde mücadele veriyoruz, bakın yatırımlar son sürat devam ediyor. Lapseki, Gelibolu, Boğaz Köprüsü geçen gün sayın başbakanımız kongreye geldiğinde beraberce gittik. O gün 2.5 Milyar Dolar kredi onaylanmıştı. Bu kredi Ziraat Bankası’nda onaylansa, Halk Bankası’nda onaylansa dersiniz ki aradı başbakan, cumhurbaşkanı verin krediyi dedi verdiler. Bunu uluslararası kaynaklar veriyor. Hani bizde bazı felaket tellaları var ya, iki de bir çıkıyor; ekonomimiz bu yıl kötü. Tabi dünya bilmiyor bunu sen biliyorsun öyle mi? Ekonomi kötü olsa dünya bu parayı verir mi? Bakın burada bunu bir boğaz köprüsüne veriyor. Bu köprüden kar edeceğini düşünüyor ki bu krediyi veriyor. Dün Karayolları Genel Müdürü’nün yanındaydım. ‘’2 Milyar Euro daha onaylandı’’ dedi. İnşallah bu hafta 18 Mart’ta sayın cumhurbaşkanımız yerinde ziyaret edecek ve onunla ilgili de törenlerimizi yapacağız. ‘’

‘’Akademik özgürlük, bilim camiasında olur’’

Ekonomik anlamda da siyasi anlamda da güvenlik anlamında da biz bu mücadelelere devam ederken şimdi ortaya yeni bir model çıktı. Televizyonlar bollaştı ya. Allah’a şükür Ak Parti sayesinde demokraside geldi, insanlar rahat rahat konuşuyorlar ya. Bazı arkadaşlar, bir de akademik unvanlarıyla beraber işi gücü bıraktılar. Asansörde hallenen mi istersiniz? Ketçaptan niyetlenen mi istersiniz? Yahu arkadaş derdiniz ne? Bakın ben siyasetçiyim, ben kürsüye çıkınca partime oy gelsin isterim. Seninde mesleğin ne? İlahiyatçı mısın? İnsanlar dine yakınlaşsın istersin değil mi? En azından öyle olman gerekir. Ben öyle sanıyorum. Sen ne yapıyorsun? Derdin ne ya? ‘’Efendim akademik özgürlük’’ Değil! Öyle akademik özgürlük yok. Akademik özgürlük, bilim camiasında olur. Oturursun, meslektaşlarınla birlikte çatır çatır tartışırsın ve bunu yayına dökersin. Telvolelere çıkacaklar artık az kaldı. Magazin programlarına falan çıkacaklar. Bakın bunlara kimsenin hakkı yoktur. Bunlara kimsenin hakkı yoktur. Hayır konuşmasın falan demiyorum. Konuşursa konuşsun ama bunun hakkı olmadığını bilsin. Bu milletin, bu memleketin, bu insanların dinden de, devletten de, bugünden de, dününden de soğutma gibi bir hakkı hiç kimsenin yok ve olamaz. Biraz önce arkadaşımız yönetimde olanlar olmayanlar dedi. Ben öyle bir tartışma bilmiyorum. Çünkü bana en garip gelen şey o dur. Bugüne kadar hiçbir ilçe yönetiminde, hiçbir kadın kolları yönetiminde kimler var diye merak etmedim. Çünkü şurada birçoğunuzun ismini bilmiyorum, ismini bilmediğimin simasını biliyorum. Yönetimde olup olmamasını da merak etmiyorum. Bunun önemi yok. Önemli olan bu iş için koşabilmek, gönlünü verebilmek. Bunu söylerken de dışarıdan gazel okuyan adam sıfatıyla söylemiyorum. 7 Haziran seçimlerinde hep beraber koştuk, ben aday mıydım? Değildim. Peki ben 3-4 ay sonra yeni seçim olacağını mı biliyordum? Hayır Türkiye tarihinde böyle bir şey yoktu. İnanıyorsanız koşarsınız. Ben yeni seçilen arkadaşlara ve eskilerine teşekkür ediyorum. Onları tebrik ediyorum, hepinize de buraya katılımınızdan ve beni sabırla dinlediğiniz için teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun.’’

Doğancan Ustabaş

 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.