Elektrikli araçların Türkiye’de ve Çanakkale’de hızla yaygınlaşması, beraberinde yeni fırsatları ve yeni riskleri de getiriyor.
Elektrik Mühendisleri Odası Çanakkale İl Temsilcisi Erkan Güçyetmez, elektrikli araç pazarındaki büyümenin henüz başlangıç aşamasında olduğunu belirterek dikkat çeken bir öngörüde bulundu:
"2027-2028 yıllarında elektrikli araç satışları, fosil yakıtlı araç satış rakamlarına ulaşabilir,” dedi.
Güçyetmez, Türkiye'de TOGG'un yaklaşık 94 bin, Çinli üretici BYD'nin ise 45 bin civarında satış gerçekleştirdiğini hatırlatarak, Çanakkale'de de elektrikli araç kullanımının hızla arttığını, ama altyapı eksikliklerinin de bulunduğunu ifade etti.
Çanakkale'de Elektrikli Araç Var, Ancak Servis Altyapısı Yok
Elektrikli araçların yaygınlaşmasının yeni iş alanları oluşturacağını belirten Güçyetmez, özellikle özel servis sektörünün dönüşüme hazırlanması gerektiğini söyledi.
Bugün Çanakkale'de elektrikli araçlara özel uzmanlaşmış bir sanayi altyapısının bulunmadığına dikkat çeken Güçyetmez, "Geleceğin otomobil teknolojisi hibrit ve elektrikli araçlar olacak. İnsanlar bu araçları daha fazla tercih ettikçe servis ihtiyaçları da artacak. Ancak Çanakkale’de şu an yetkili servisler ve üreticiler ile yürütülen çalışmalar var. Elektirikli araçların sistemi açısından önemli ve gereken bir süreç" şeklinde ifade etti.
Elektrikli araçların geleneksel otomobillerden çok daha karmaşık sistemlere sahip olduğunu vurgulayan Güçyetmez, bakım ve onarım süreçlerinde yüksek teknik bilgi ve özel ekipman gerektiğini belirtti.
"Bu Araçlar Klasik Sanayi Mantığıyla Tamir Edilemez"
Elektrikli araçların en kritik unsurunun batarya teknolojisi olduğunu ifade eden Güçyetmez, bu araçlarda birçok işlemin doğrudan üretici firma kontrolünde yürütüldüğünü söyledi.
Araçların aerodinamik yapısı, ağırlık dengesi, yazılım sistemleri ve yangın güvenliği gibi unsurlar nedeniyle geleneksel tamir yöntemlerinin uygulanamadığını belirten Güçyetmez "Sanayide aracın bir bölümünü söküp değiştirme yaklaşımı elektrikli araçlarda her zaman mümkün değil. Çoğu zaman üretici firma ile koordineli çalışılması gerekiyor,” dedi.
Bu nedenle elektrikli araçlarda meydana gelebilecek ciddi arızaların, klasik ustalık deneyiminden çok mühendislik ve yazılım desteği gerektirdiği ifade ediliyor.
Asıl Yarış Batarya Teknolojisinde
Elektrikli araç sektörünün geleceğini belirleyecek en önemli unsurun batarya teknolojisi olduğunu söyleyen Güçyetmez, dünyada çok hızlı bir gelişim yaşandığını vurguladı.
Bugün bazı sistemlerin 30 dakikada yüzde 80'in üzerinde şarj kapasitesine ulaşabildiğini belirten Güçyetmez, birkaç dakika içerisinde tam dolum sağlayabilecek teknolojiler üzerinde yoğun çalışmalar yapıldığını ifade etti. "Yurt dışında 5-7 dakikada tam şarj hedefleyen sistemler üzerinde çalışılıyor. Ancak bu teknolojilerin yaygınlaşması için enerji altyapısının da aynı hızla gelişmesi gerekiyor."
Güçyetmez'in en dikkat çekici uyarılarından biri ise hızlı şarj teknolojileriyle ilgili oldu.
100 kWh kapasiteli bir aracın birkaç dakika içinde şarj edilmesinin devasa enerji talebi oluşturduğunu belirten Güçyetmez, bu durumun elektrik şebekeleri üzerinde ciddi baskı yaratabileceğini söyledi. Bunun çözümünün ise şarj istasyonlarında enerji depolama sistemleri kurulmasından geçtiğini ifade eden Güçyetmez: "Benzin istasyonlarında yakıt depoları varsa, gelecekte şarj istasyonlarında da enerji depoları olacak. Aksi halde yüksek güç çekişleri şebekeyi zorlayabilir."
Bu nedenle yeni nesil şarj yatırımlarıyla birlikte enerji depolama tesisleri, dağıtım altyapıları ve imar planlamalarının da birlikte düşünülmesi gerektiğini vurguladı.
Çanakkale'de 178 Halka Açık Şarj Noktası Bulunuyor
Elektrikli araç kullanıcılarının en çok merak ettiği konulardan biri olan şarj altyapısına da değinen Güçyetmez, Çanakkale genelinde şu anda 178 halka açık şarj istasyonunun bulunduğunu belirtti.
Ancak araç sayısındaki artış göz önüne alındığında bu rakamın önümüzdeki yıllarda çok daha yüksek seviyelere çıkmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) lisans sistemiyle yürüyen yapının farklı marka ve işletmeleri ortak bir ağ altında buluşturduğunu belirten Güçyetmez, kullanıcıların marka zorunluluğu olmadan birçok noktadan hizmet alabildiğini ifade etti.
Apartmanlardan Uzatılan Kablolar Büyük Risk Oluşturuyor
Son dönemde birçok elektrikli araç sahibinin araçlarını apartman dairelerinden uzatılan kablolarla şarj etmeye çalıştığını belirten Güçyetmez, bunun ciddi güvenlik riskleri doğurabileceğini söyledi.
Avrupa'da enerji tüketiminin akıllı sistemlerle yönetildiğini, şarj işlemlerinin çoğu zaman gece saatlerine kaydırıldığını anlatan Güçyetmez, Türkiye'de ise plansız kullanımın arttığını ifade etti.
"Bugün her yerden bir kablo uzatıldığını görüyoruz. Bu durum hem yangın riskini artırıyor hem de şebekenin yanlış kullanılmasına neden oluyor."
Uzmanlar, özellikle apartmanlarda standart prizlerden uzun süreli yüksek güç çekilmesinin elektrik tesisatlarında aşırı yüklenmeye neden olabileceğine dikkat çekiyor.
Bugün Ekonomik, Yarın Aynı Kalmayabilir
Elektrikli araçların bugün kullanıcılar açısından ekonomik görünse de gelecekte farklı maliyet kalemlerinin gündeme gelebileceğini belirten Güçyetmez, enerji piyasalarındaki dönüşümün yeni düzenlemeleri beraberinde getireceğini söyledi.
Şarj sistemlerinin daha fazla regülasyona tabi olacağını, enerji kaynaklarının ve tüketiminin daha ayrıntılı takip edileceğini ifade eden Güçyetmez, ilerleyen yıllarda yeni vergi ve maliyet unsurlarının ortaya çıkabileceğini kaydetti.
Çanakkale Dönüşüme Hazırlanmalı
Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Erkan Güçyetmez'in değerlendirmeleri, elektrikli araçların yalnızca otomotiv sektörünü değil; enerji, şehir planlaması, servis hizmetleri ve yatırım alanlarını da kökten değiştireceğini ortaya koyuyor.
Çanakkale'de bugün 178 şarj istasyonu bulunmasına rağmen, uzmanlara göre asıl ihtiyaç; teknik servis altyapısının güçlendirilmesi, enerji depolama yatırımlarının artırılması ve şehirlerin yeni ulaşım teknolojilerine uygun şekilde planlanması olacak.
Elektrikli araç devrimi hızlanırken, Çanakkale'nin bu dönüşümün gerisinde kalmaması için şimdiden hazırlık yapması gerektiği değerlendiriliyor.