Gündem

Gazze yardım konvoyuna engel! Başkan Resul Can; “Ne yazık ki bir Müslüman ülkesini geçemedik”

Eğitim-Bir-Sen Çanakkale 1 Nolu Şube Başkanı Resul Can, Gazze’deki insanlık dramına dikkat çekmek ve Filistin halkına insani yardım ulaştırmak amacıyla 8 Mayıs tarihinde yola çıkan Global Sumud Filosu’nun bu yolculuğunda yaşananlara ilişkin basın açıklaması yaptı. Global Sumud Kara Konvoyundan dönen Başkan Can; “En acı olan hususlardan biri, Gazze’ye insani yardım ulaştırmaya çalışan insanların yine Müslüman ülkeler tarafından engellenmiş olmasıdır” dedi.

25 Mayıs itibarıyla yardım konvoyunun Hafter sınır kapısından geçişine izin verilmeyeceği yönünde ortak bir kanaat oluşması üzerine Türk konvoyunun Türkiye’ye dönüş kararı aldığını belirterek; “Bizler seferle mükellefiz, zaferle değil. İnşallah Rabbim Gazze’nin özgürlüğünü ve zaferini de bizlere göstermeyi nasip edecektir. En acı olan hususlardan biri, Gazze’ye insani yardım ulaştırmaya çalışan insanların yine Müslüman ülkeler tarafından engellenmiş olmasıdır. Bir diğer üzücü konu ise yardım koridorunun açılması için görüşmeye giden 10 aktivistin alıkonulmuş olmasıdır” dedi.

Başkan Can basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Sizlerin de bildiği üzere, 8 Mayıs tarihinde Global Sumud Flotilla kara konvoyuna katılmak amacıyla Memur-Sen Elazığ İl Başkanımız Ibrahim BAHŞİ, Mersin Memur Sen ve Eğitim-Bir-Sen İl Başkanımız Resul Can ve Aydın Memur-Sen İl Başkanımız Fatih Taşpınar ve 43 aktivist Türk ile birlikte Libya’ya doğru yola çıkmıştık. Libya’nın Trablus ve Zaviye bölgelerinde bulunan eğitim kampında yaklaşık bir haftalık bir hazırlık ve eğitim süreci geçirdikten sonra kara konvoyumuz Gazze’ye ulaşmak amacıyla harekete geçti.

İlk olarak Zliten şehrine ulaştık. Burada aktivistlerimizin ve Nelson Mandela’nın torununun da katılım sağladığı bir konferans gerçekleştirildi. Ardından Misrata şehrine doğru yolculuğumuz devam etti. Misrata’dan sonra Hafter kontrolündeki bölgeye geçmek üzere hareket ettik. Ancak konaklama yapmayı planladığımız alana kolluk kuvvetleri tarafından izin verilmedi ve doğu ile batı Trablus arasındaki tampon bölge istikametinde bulunan bir alanda zorunlu olarak konaklamak durumunda kaldık.

“Ne yazık ki bir Müslüman ülkesini geçemedik”

Bu süreçte Hafter yönetiminin konvoy geçişine izin vermesi amacıyla kara konvoyu heyeti tarafından yoğun diplomatik görüşmeler gerçekleştirildi. Heyetimiz tarafından iki kez resmi mektup iletilmiş, ayrıca Türk Konsolosluğu aracılığıyla da çeşitli girişimlerde bulunulmuştur. Yaklaşık 10 gün boyunca tampon bölgeye yakın bir alanda bekletildik.

Tüm diplomatik görüşmelere ve yapılan girişimlere rağmen; Gazze’deki kardeşlerimize ulaştırılmak üzere hazırlanan 50 tır temel gıda ve ihtiyaç malzemesi, 20 tır taşınabilir yaşam alanı ve 10 ambulansın geçişine izin verilmedi. Ne yazık ki bir Müslüman ülkesini geçemedik. Ümmetin bugün içine düştüğü tabloyu değerlendirmeyi siz kıymetli kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

“Türk konvoyu Türkiye’ye dönüş kararı almıştır”

24 Mayıs 2026 tarihinde yaklaşık 300 aktivist ve yardım malzemeleriyle birlikte Hafter sınır kapısına doğru yeniden hareket ettik. Ancak Hafter yönetimi sınırdan geçişe kesin olarak izin verilmeyeceğini açık şekilde ifade etti. Buna rağmen aktivistler arasından seçilen 10 kişilik bir heyet, görüşme gerçekleştirmek amacıyla sınır kapısına gitme iradesi ortaya koydu. Ne yazık ki bu 10 arkadaşımızdan hâlâ sağlıklı bir haber alınabilmiş değil.

25 Mayıs itibarıyla yardım konvoyunun Hafter sınır kapısından geçişine izin verilmeyeceği yönünde ortak bir kanaat oluşması üzerine Türk konvoyu Türkiye’ye dönüş kararı almıştır. Ancak şu anda 9 Türk aktivist kardeşimiz Libya’da kalarak gözaltına alınan arkadaşlarımızın iadesi için süreci takip etmektedir.

“Bizler seferle mükellefiz, zaferle değil”

Öncelikle şunu özellikle ifade etmek istiyorum: Bizler seferle mükellefiz, zaferle değil. İnşallah Rabbim Gazze’nin özgürlüğünü ve zaferini de bizlere göstermeyi nasip edecektir. En acı olan hususlardan biri, Gazze’ye insani yardım ulaştırmaya çalışan insanların yine Müslüman ülkeler tarafından engellenmiş olmasıdır. Bir diğer üzücü konu ise yardım koridorunun açılması için görüşmeye giden 10 aktivistin alıkonulmuş olmasıdır.

Kıymetli arkadaşlar; bu konvoyun en önemli amacı yalnızca yardım malzemelerini Gazze’ye ulaştırmak değildi. Aynı zamanda Gazze’de yaşanan insanlık dramını dünya gündeminde tutmak, zulmü unutturmamak ve vicdan sahibi insanların sesini bir araya getirmekti. Yardım malzemeleri de konsolosluğumuzla yapılan görüşmeler neticesinde güvenilir ve emin ellere teslim edilmektedir inşallah.

“Gazze meselesi gündemden düşürülmemelidir”

Buradan tüm kamuoyuna ve özellikle basın mensuplarına çağrımız şudur: Gazze meselesi gündemden düşürülmemelidir. Basın açıklamalarıyla, sosyal medya çalışmalarıyla, sivil toplum faaliyetleriyle ve vicdani duruşla Gazze’nin sesi olmaya devam etmeliyiz. Çünkü bugün Gazze’de yalnızca bir şehir değil; insanlık, vicdan ve adalet kuşatma altındadır. Yaşasın Filistin halkı, Yaşasın Nehirden denize Özgür Filistin”