Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından HKP Genel Merkezi’ne iletilen bilgilendirmede, Nurullah Efe'nin kurucu üyelik, parti üyeliği ve genel başkanlık statüsünün sona erdiği belirtildi.

HKP, 2014 yılında Suriye’ye giden ve Adana ile Hatay'da durdurulan MİT TIR’larıyla ilgili olarak, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İçişleri Bakanı Efkan Ala ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne “savaş suçu” iddiasıyla başvuru yapmıştı. Bu gelişmenin ardından, HKP lideri Nurullah Efe hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve bazı yetkililere yönelik ifadeleri nedeniyle dava açılmıştı.

İlk yargılamada Efe’ye 1 yıl 2 ay 22 gün hapis cezası verilmişti. Ancak Yargıtay, Erdoğan’ın olay tarihinde Cumhurbaşkanı olmasına dikkat çekerek, yargılamanın Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesi uyarınca “Cumhurbaşkanına hakaret” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine vardı ve kararı bozdu. Yeniden görülen davada Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesi, 18 Ekim 2023’te Efe’ye 1 yıl 9 ay hapis cezası verdi. Yargıtay, bu cezayı 1 yıl 5 ay 15 güne indirerek kesinleştirdi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan bildirime göre, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 11. maddesi gereğince bu ceza siyasi parti üyeliği için engel teşkil ettiğinden, Nurullah Efe’nin HKP’deki tüm görevleri sona erdirildi.
Yazıda şu ifadelere yer verildi:
"15 Haziran 2025 tarihinde yapılan 6. Olağan Kongre'de Genel Başkan olarak seçilen Nurullah Efe'nin güncel adli sicil kaydının incelenmesinde Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18 Ekim 2023 gün ve 2021/776 Esas, 2023/1192 Karar sayılı ilamı ile mahkûm edildiği anlaşılmakla; anılan mahkûmiyet kararının 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında siyasi parti üyeliğine engel oluşturacak türden bulunduğu görülmüştür. Bu nedenle ilgilinin parti kurucu üyeliği, üyeliği ve buna bağlı olarak parti organlarındaki görevleri sonlandırılarak partiniz sicil kaydına işlenmiştir."

Partiden yapılan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Öncelikle belirtelim ki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın partimize emir ve talimat verme yetkisi yoktur. Hele hele kendisini parti yetkili organları yerine koyarak partinin içişlerine doğrudan müdahale içeren, genel başkan ve diğer yöneticilerimizin görevlerinden ya da üyelikten düşürülmesi gibi bir karar verme yetkisi de yoktur.
Partimize gönderilen yazıda 'Siyasi Partiler Kanunu'nun 11. maddesi gereğince işlem yapıldığı' bildirilmiştir. Oysa genel başkanımız ve MYK üyemiz hakkında ileri sürülen 'engeller' anılan maddede sayılan hallerin hiçbirine uymamaktadır. Genel başkanımız için ileri sürülen mahkûmiyet hükmü; MİT Tırları ile silah taşınmasının savaş suçu olduğundan bahisle, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne partimiz tarafından yapılan başvuru nedeniyle, AKP'giller'e hakaret ettiği gerekçesiyle verilen 1 yıl 5 ay 15 günlük ertelemeli bir cezadır. MYK üyemiz Erdal Kopal için ileri sürülen mahkûmiyet hükmü ise DİSK Kongresi'nde atılan sloganlar nedeniyle Recep Tayyip Erdoğan'a 'hakaret' ettiği gerekçesiyle verilen 11 ay 20 günlük ertelemeli bir cezadır.
Oysa 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 11. maddesinde bir takım yüz kızartıcı suçlar sayıldıktan sonra 'Taksirli suçlar hariç beş yıl ağır hapis veya beş yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar'ın siyasi partilere üye olamayacakları öngörülmüştür. Bizim yöneticilerimizin ne bir yüz kızartıcı suçları vardır ne de haklarında hukuksuz yere verilmiş olan mahkûmiyet hükümleri 5 yıl ve üzeridir. Hal böyle olunca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın keyfi işlemler tesis ettiği çok açıktır. Daha doğrusu bu işlemler yok hükmündedir."

Parti, yapılan işlemleri "siyasi" olarak nitelendirerek seçim süreçlerinde kendilerine yönelik engellemelere dikkati çekti.
Açıklamada, "Geçmişte de keyfi ve kanunsuz uygulamalarla partimizin seçimlere girmesi engellenmişti. Buna karşı yürüttüğümüz hukuki ve fiili mücadele ile tüm engelleri aşa aşa, bileğimizin hakkıyla seçimlere katılma hakkımızı kazandık. Bundan sonra da önümüze çıkartılacak her türlü engeli aşacağız. Vatanımızın bağımsızlığı, halkımızın mutluluğu için demokratik, laik, tam bağımsız bir Türkiye yolunda yürüttüğümüz demokratik halk iktidarı mücadelemizi başarıya ulaştıracağız" denildi.

Yorumlar