Çanakkale’nin merkezi dahil olmak üzere beşinci büyük ilçesi olan Ezine’de, bir zamanlar yaşamın sadeliğini gösteren fotoğraflar nostalji rüzgarı estirdi.
1929 yılı Ezine Çardak Kahvesi
1929 yılında , Ezine’deki Çardak Kahvesi’nde çekilen bu fotoğraf o dönemde yöre halkının hem sosyal yaşam merkezi hem de buluşma noktasıydı.
‘Adı Tahta kendisi Demir’
Ezine kasabası, kuru bir dere ile ikiye ayrılıyor. Bu derenin üzerindeki köprü, kasabanın iki sahilini birbirine bağlıyor. Bir zamanlar tahtadan yapılan köprü, şimdi demirden inşa edilmiş olsa da adı hâlâ “Tahta Köprü” olarak anılıyor.
Oktay Güldüren’in kaleminden ‘Tahta Köprü’
Ezine Günlükleri kitabının yazarı Oktay Güldüren, meşhur Tahta Köprü’yü şöyle anlatıyor:
“Ezine kasabası vasatından geçen kuru bir dere ile ikiye ayrılmıştır. Bu derenin üzerindeki ahşap köprü iki sahili biri birine raptetmektedir. Köprünün bir başında Çardak denilen bir kahve vardır ki memleketin yegâne nefes alacak yeri burasıdır. Fakat bu çardak altı kahvesi sabahtan akşama kadar güneşe mağrur olduğu gibi kekular intişar etmekte olduğundan insan hava yerine müteaffin bir rüzgâr yutmaktadır.”
Ezine Pazarı ve Akköy Testileri
Eski yıllarda Ezine’nin Akköy testileri, tüm Türkiye’ye ihraç edilirdi.
Mermen Testiler
Günümüzde de testilerin bazıları, özellikle suyu hep soğuk tutan daha küçük boyutlu olan mermen testiler hâlâ kullanılıyor.
1974’te Ezine Ordu Evi
1974 yılında çekilen bu fotoğraf, Ezine Ordu Evi ve civarını gösteriyor. O dönemde sadece Ordu Evi Caddesi’nden bahsedilirken, kasabanın nüfusu tabelada 1.100 olarak kaydedilmişti.