Çanakkale’de İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına tepki amacıyla düzenlenen basın açıklamasında konuşan Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, bölgede yaşanan insani tabloya dikkat çekti. Taşçı, mevcut verilere göre hayatını kaybedenlerin sayısının 72 bini aştığını belirterek, enkaz altındaki kayıpların ortaya çıkarılmasıyla bu sayının çok daha yüksek seviyelere ulaşabileceğine yönelik değerlendirmelerin bulunduğunu ifade etti.

ÇANAKKALE’DE FİLİSTİN İÇİN TEPKİ
Kentte gerçekleştirilen protesto etkinliğinde konuşan Taşçı, özellikle çocukların ağır bedeller ödediğini vurguladı. Açıklamaya göre hayatını kaybedenler arasında 21 binden fazla çocuk bulunurken, binlerce çocuğun ise yaralandığı ve kalıcı sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldığı belirtildi. Yaralı sayısının 170 bini aştığı ifade edilirken, çocukların önemli bir bölümünün sakat kaldığı ve uzuv kaybı yaşadığı bilgisi paylaşıldı.

GAZZE’DE SAĞLIK VE YAŞAM KOŞULLARI ALARM VERİYOR
Taşçı, Gazze’de sağlık sisteminin ciddi şekilde zarar gördüğünü ve hastanelerin işlevsiz hale geldiğini dile getirdi. Ateşkese rağmen saldırıların sürdüğünü belirten Taşçı, şu ifadeleri kullandı:
"Gazze’de sağlık sistemi sistematik olarak hedef alındı ve soykırım amacı olarak İsrail tarafından sağlık, hastaneler, sivil altyapılar aktif bir şekilde kullanıldı. Bugün, sağlık sisteminin tamamen çökme noktasına geldiği görece ateşkese rağmen katil İsrail’in çocukları, kadınları hedef almaya devam ettiği bir süreçteyiz. Bu kırılgan ateşkes sürecinin içerisinde, İsrail’in ihlal ettiği kırılgan ateşkes sürecinde 4 bin çocuğun canları hala hazırda çok büyük risk altında. Gazze şeridinde 58 binden fazla çocuk, İsrail’in katliamı sonrasında ebeveynlerinden en az birini kaybetmiş durumda. Birleşmiş Milletler’in raporu sadece Şubat 2026’da 3 bin 700’den fazla çocuğun yetersiz beslenme nedeniyle hastaneye yatırıldığını ortaya koyuyor. Bunlardan 600’den fazla çocuk ağır yetersiz beslenme nedeniyle ve uzun vadeli gelişim riski gibi hastalıklarla yüzleşmek durumunda. Gazze’de çocukların yüzde 64’ü günde 2 veya daha az besin grubuna erişebilirken yüzde 90’dan fazlası yeterli derecede çeşitli besinlerle beslenememekte. Gazze’de 2026 yılı tahminlerine göre 37 bin hamile ve emziren kadın, 25 bin bebek, 101 bin 5 yaş 6 çocuk, 120 bin 5-17 yaş arası çocuk acil beslenme desteğine muhtaç durumda."
EĞİTİM HAKKI VE SİVİL ALTYAPI ZARAR GÖRDÜ
Açıklamada, eğitim alanında yaşanan kayıplara da dikkat çekildi. Çok sayıda okulun hedef alındığı belirtilirken, yüz binlerce öğrencinin eğitimden uzak kaldığı ifade edildi. Öğrencilerin önemli bir bölümünün sınavlara dahi katılamadığı bir süreç yaşandığı vurgulandı. Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı sözlerini şöyle sürdürdü:
"Birleşmiş Milletler’in kendi raporlarına göre 100 okul direkt olarak İsrail tarafından hedef alındı. Öğretim yılına başlamış olan 700 bin öğrencinin eğitim hakkından eksik kaldığı ve 39 bin öğrencinin ise lise bitirme sınavlarına dahi giremediği günlerden geçiyoruz."
TARTIŞMALI YASA VE ULUSLARARASI HUKUK
Taşçı, Batı Şeria’daki Filistinli tutuklulara yönelik idam cezasını öngören düzenlemeye de değinerek, söz konusu adımın uluslararası hukuk açısından ciddi tartışmalar yarattığını ifade etti. Bu gelişmenin, evrensel hukuk ilkeleriyle bağdaşmadığını belirten Taşçı, yaşanan sürecin küresel ölçekte vicdani bir sınav olduğunu dile getirdi.
Taşçı, "Batı Şeria’daki Filistinli esirlerin idam edilmesinin önünü açan yasa meclislerinde onaylandı. Katil, soykırımcı hükümetin, soykırımcı bakanı Itamar Ben-Gvir henüz dün ‘hayatlarını da ellerinden alacağım’ diye utanmadan açıklama yaptı dünyanın gözlerinin içerisine bakarak. İşgalci İsrail yönetiminin Filistinli siyasi tutukluları idam etmeye yönelik yeni yasası yalnızca tartışmalı bir düzenleme değil. Yine açık ve aleni bir şekilde uluslararası hukukun ve evrensel vicdanın zedelendiği ayaklar altına alındığı bir süreçtir. İsrail Meclisi, İran’a yönelik saldırıları fırsat bilerek Filistinli esirlere idam cezasını getirmiş, Netanyahu ve katil kabinesinin iktidar hırsı, siyasi ikbali sebebiyle İran saldırılarından bile adeta bir nebbaş ahlakıyla kendilerince ganimet üretmeye çalışmışlardır" ifadelerini kullandı.
‘’SESSİZ KALMAYACAĞIZ’’ MESAJI
Konuşmasının sonunda Çanakkale’nin tarihsel anlamına vurgu yapan Taşçı, Filistin meselesinin yalnızca bölgesel bir sorun olmadığını, insanlığın ortak vicdanını ilgilendiren bir konu haline geldiğini ifade etti. Taşçı, sözlerine şöyle devam etti:
"Son 2,5 sene Gazze ödediği bedelle beraber bunu İsrail ve insanlık arasındaki bir çatışmaya dönüştürmüştür. O yüzden insanlığın ortak mirasına, vicdanına, ahlakına sahip çıkmak için daha önce çokça şehitler vermiş, yine ceberutlardan kendisini kurtarmış olan Çanakkale’den, bu şuheda şehrinden kardeşlerimize selamlarımızı, sevgilerimizi iletiyoruz. Onlar özgür kalana dek. Filistin kendi devletini kurana dek, uluslararası sistem bütün aktörler bu gerçekliği kabul edene dek hiçbirimizin susmayacağını buradan hepinize deklare ediyoruz."
Basın açıklamasının ardından etkinlik, Filistin’e destek temalı kısa bir tiyatro gösterisiyle sona erdi.





