Çanakkale’nin zeytin üretiminde öne çıkan ilçelerinden Ezine’de 2026-2027 hasat sezonu, üreticilerin ekonomik sorunlarına ilişkin tartışmalarla başladı. Yeni Parti Ezine İlçe Başkanı Oğuz Demirel, zeytin ve zeytinyağı fiyatlarındaki gerileme, artan üretim maliyetleri ve ihracat politikalarına ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Ezine ekonomisinin temel geçim kaynaklarından biri olan zeytinciliğin ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Demirel, mevcut koşulların yalnızca çiftçinin gelirini değil, kırsal yaşamın geleceğini de tehdit ettiğini savundu.

Üreticilerin hasat ettikleri ürünün geliriyle işçilik masraflarını karşılamakta zorlandığını ifade eden Demirel, gençlerin köylerden ayrılmayı düşünmesinin tarımsal üretimin geleceği açısından kaygı verici olduğunu söyledi.

“Çiftçi Ürününü Hasat Etmekle Etmemek Arasında Kaldı”

Yeni hasat sezonunun hayırlı ve bereketli olmasını dileyen Demirel, zeytin üreticilerinin içinde bulunduğu ekonomik koşulların giderek ağırlaştığını belirtti.

Ürün satışından elde edilen gelirin hasat masraflarını karşılamasının zorlaştığını dile getiren Demirel, çiftçilerin ağaçlarına verdikleri emeğin karşılığını alamadığını ifade etti. Üreticilerin hasat yapma konusunda kararsız kaldığını belirten Demirel, bu durumun genç nüfusun köylerden uzaklaşmasına da neden olabileceği uyarısında bulundu.

Hasat Maliyeti 5 Liradan 20 Liraya Yükseldi

Zeytincilikte yaşanan sorunların temelinde ürün fiyatları ile üretim giderleri arasındaki dengesizliğin bulunduğunu savunan Demirel, 2023 yılına kıyasla zeytin ve zeytinyağı fiyatlarında düşüş yaşandığını söyledi.

Demirel’in paylaştığı rakamlara göre, bir kilogram zeytinin hasat maliyeti 5 liradan 20 liraya yükseldi. Mazot fiyatları ile ekipman, budama ve toprak işleme giderlerinin de önemli ölçüde arttığını belirten Demirel, üretim maliyetlerindeki yükselişin çiftçinin kazancını azalttığını ifade etti.

Sektörün ekonomik sorunlarına çözüm üretilmesi gerektiğini dile getiren Demirel, tadım kursları, hasat şenlikleri ve ürün yarışmaları gibi etkinliklerin ön plana çıkarılmasını da eleştirdi. Bu tür organizasyonların üreticilerin karşı karşıya olduğu temel sorunların önüne geçmemesi gerektiğini savundu.

“Yüksek Rekolte Fiyat Düşüşünü Tek Başına Açıklamıyor”

Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı üretimindeki potansiyeline değinen Demirel, 2026 hasat yılı için 500 bin ton zeytinyağı ve 4,5 milyon ton zeytin üretimi beklendiğini ileri sürdü.

Yüksek rekolte beklentisinin fiyatlardaki gerilemenin tek nedeni olmadığını belirten Demirel, iç tüketim ve dış ticaret politikalarının da sektör üzerinde etkili olduğunu savundu.

Türkiye’de kişi başına zeytinyağı tüketiminin yaklaşık 2 kilogram seviyesinde olduğunu ifade eden Demirel, üretimin önemli bir bölümünün ihracat yoluyla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

İhracat Kısıtlamaları ve Artan Giderlere Eleştiri

Geçmiş yıllarda zeytinyağı ihracatına getirilen kısıtlamaları eleştiren Demirel, bu uygulamaların Türkiye’nin uluslararası pazardaki konumunu olumsuz etkilediğini savundu.

İhracatın kısıtlandığı dönemlerde ürünlerin depolarda beklediğini, bunun da sonraki sezonlarda stok ve arz dengesini etkilediğini belirten Demirel, Türk zeytinyağının Fas, Tunus ve Suriye gibi üretici ülkeler karşısında rekabet kaybı yaşadığını ileri sürdü.

Döviz kuru, nakliye giderleri, işletme maliyetleri ve yüksek faizlerin ihracatçı firmaların alım gücünü zorladığını ifade eden Demirel, ABD pazarındaki ek gümrük vergilerinin de sektör için yeni bir sorun oluşturduğunu söyledi.

Ezine’nin Köylerinde Geçim Kaynağı Tehlikede

Zeytinciliğin Ezine için yalnızca tarımsal bir faaliyet değil, çok sayıda ailenin temel geçim kaynağı olduğunu belirten Demirel, ilçenin üretim potansiyeline dikkat çekti.

Çanakkale’nin Türkiye zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 6’sını karşıladığını ileri süren Demirel, Ezine’nin de ilin önde gelen zeytin üretim merkezlerinden biri olduğunu ifade etti.

Geyikli, Boşköy, Aktepe, Kumburun, Bergaz, Dalyan, Kemallı, Tavaklı, Akköy, Güldüce ve Pazarköy başta olmak üzere ilçenin çok sayıda köyünde ailelerin geçimini zeytincilikten sağladığını belirten Demirel, ekonomik sorunların devam etmesi hâlinde kırsaldan göçün hızlanabileceğini savundu.

Demirel, “Para kazanamayan üretici toprağını satıp köyünü terk etme durumuna gelmiştir. Gerekli önlemler alınmazsa ileriki yıllarda gıda krizi bizleri beklemektedir” ifadelerini kullandı.

Demirel’den Üreticinin Borçlarının Ertelenmesi Çağrısı

Zeytincilik sektöründeki sorunların çözümü için acil ekonomik tedbirlerin hayata geçirilmesini isteyen Demirel, üreticilere yönelik desteklerin yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

Kampüsköy Akademisi’nden Enver Demirci’ye ziyaret
Kampüsköy Akademisi’nden Enver Demirci’ye ziyaret
İçeriği Görüntüle

Geçmişte kilogram başına verilen 40 centlik zeytinyağı desteğinin güncellenerek yeniden uygulanmasını öneren Demirel, zeytin üreticilerinin kredi faizlerinin silinmesi ve ana para borçlarının en az bir yıl ertelenmesi çağrısında bulundu.

Tarımsal üretimde kullanılan mazottan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi (KDV) alınmaması gerektiğini ifade eden Demirel, sektördeki kayıt dışı faaliyetlere karşı da önlem alınmasını istedi.

“Ezine Zeytinyağı Hak Ettiği Değere Ulaşmalı”

Ezine zeytinyağının marka değerinin artırılması gerektiğini belirten Demirel, bölgenin üretim kalitesinin ekonomik kazanca dönüştürülmesi için ilgili kurumlara görev düştüğünü söyledi.

Üreticinin kazanç elde edemediği bir ortamda zeytinciliğin sürdürülebilirliğinin tehlikeye gireceğini savunan Demirel, Yeni Parti Ezine İlçe Örgütü olarak yaşanan sorunların takipçisi olacaklarını belirtti.

Demirel, açıklamasını üreticinin kazandığı, sektörün tüm paydaşlarının daha iyi koşullarda faaliyet gösterdiği ve tüketicilerin kaliteli zeytin ürünlerine uygun fiyatlarla ulaşabildiği bir hasat sezonu temennisiyle tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi