Ezine dediğin, sadece haritada bir nokta değildir, dışarıdan bakılınca anlaşılmaz.
Buranın rüzgârı başka eser, insanı başka konuşur
Bu toprakta doğup büyüdün mü gönlün buraya bağlanır.
Gerçek Ezineliler dediğin;
Ulu Cami’nin gölgesinde büyümüş,
Arnavut Mahallesi’nin taş sokaklarında top koşturmuş,
Mezarlıklarında yatan atalarının ruhunu her adımda yanında hisseden insanlardır.
Bizim mezarlıklarımız boş değildir!
Her mezar taşının altında bir hikâye, bir emek, bir alın teri yatar.
Onların ruhu hâlâ bu şehrin üzerinde dolaşır,
Bize kılavuz olarak yol gösterir, korur, kollayıp dua ederler.
Eskiler bilir;
Ulu Cami çevresi ve Baransel caddesi bir zamanlar Ezine’nin tam kalbiydi.
Burada yaşayanlar dededen toruna aynı evde oturur, evin kapısı kilitlenmez, komşunun çocuğu kendi çocuğun sayılırdı.
Komşu kızlarına kardeş gözüyle bakılırdı;
Ar namus denince akan sular dururdu.
Aile dediğin genişti, herkes birbirine “bizim çocuklar bunlar” derdi
Bir de Arnavut Mahallesi var ki;
Oranın delikanlısının sözü keskindir, ama gönlü yumuşaktır. Çokça da adamlık taşır.
Bir ekmeği ikiye bölüp paylaşmasını bilir.
Mahallenin çocukları inadından, gururundan belli olur;
Ama öyle temiz kalplidirler ki,
Düşenin elinden tutar, dargını barıştırır, komşusunu sahiplenir
Bizde büyüklere saygı sadece bir davranış değildir, bir yaşam biçimidir.
Büyük konuşurken küçük susar;
Büyük sofraya oturmadan çatal kaşık ellenmez
El öpmek, selam vermek, hürmet göstermek bir borçtur.
Büyükler de küçüğün başını okşar, duasını eksik etmez.
Gerçek Ezineli dediğin:
Kökünü unutmaz
Yalanı sevmez, sözüne sadıktır,
Komşuyu komşu bilmez, kardeş bilir.
Mahallesine sahip çıkar,
Atasına rahmet okur, mezarına su döker,
Şehrin rüzgârını bile “bizim rüzgar” diye anlatır.
Bugün Ezine büyüdü, değişti, kalabalıklaştı. Şehir başka bir hale büründü
Ama Ulu Cami’nin avlusundan geçen o rüzgâr hâlâ aynı rüzgâr,
Ulu caminin ara sokaklarında yankılanan çocuk sesleri hâlâ aynı ses,
Mezarlıklarımızda yatan atalarımız hâlâ bizleri izliyor
Biz bu memleketin gerçek bekçileriyiz
Kökümüz derin, gönlümüz geniş, sözümüz teminat.
Ezine’nin ruhu bizde, biz de Ezine’de var oluruz.