Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenen Ezanı Güzel Okuma Yarışması Türkiye Finali, Çanakkale’de yoğun katılımla gerçekleştirildi. Şehitler diyarı Çanakkale’de, 18 Mart Hatime Ana Ulu Camii’nde düzenlenen program saat 14.00’te Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Programa İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan ve Çanakkale İl Müftüsü Mehmet Topçu başta olmak üzere siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, protokol üyeleri muhtarlar, din görevlileri, yarışmacılar ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Programın açılışında konuşan Çanakkale İl Müftüsü Mehmet Topçu, ezanın yalnızca namaza çağrı olmadığını belirterek, ezanın tevhid ve kulluğun sembolü olduğunu vurguladı. Topçu, Türkiye finaline ülkenin farklı bölgelerinden katılan din görevlilerini Çanakkale’de ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.
“Ezan bir çağrıdır, bir davettir”
Ezanın bir milletin hafızasında asırlardır yankılanan önemli bir değer olduğuna dikkat çeken Topçu, ezanın insanları Allah’ın birliğine, kulluğa ve namaza davet ettiğini ifade etti. Topçu, konuşmasında, “Ezanı Güzel Okuma Yarışması Türkiye Finali’ne hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bugün burada yalnızca bir yarışma için toplanmadık. Bugün burada, bir milletin hafızasında asırlardır yankılanan bir sesi yeniden dinlemek için bir araya geldik. Ezan bir çağrıdır, bir davettir.” diyerek ezanın manevi anlamına vurgu yaptı.
“Bu yarışma en çok Çanakkale’de yapılmaya yakışırdı”
Programda konuşan İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan ise Çanakkale’nin Türkiye finaline ev sahipliği yapmasının ayrı bir anlam taşıdığını söyledi. Ezanın, Müslümanlar açısından yalnızca namaza davet olmadığını belirten Turan, ezanın aynı zamanda bir kimlik ve aidiyet sembolü olduğunu ifade etti.
Çanakkale’nin tarihsel ve manevi kimliğine dikkat çeken Turan, yarışmanın şehitler diyarında gerçekleştirilmesinin anlamlı olduğunu dile getirdi. Turan; “Tabii, bu güzel yarışmanın Çanakkale’mizde düzenlenmesi ayrı bir anlam ifade ediyor. Memleketimizin her köşesi kıymetli; ancak şehitler diyarı Çanakkale’miz bambaşka. O yüzden belki de bu yarışma en çok Çanakkale’mizde yapılmaya yakışırdı. Şehitler diyarı, Cumhuriyetimizin öz evladı Mehmet Akif Ersoy’un, ezanı en iyi şekilde şiirle tarif eden o büyük üstadın memleketi Çanakkale’ye yakışırdı. Değerli misafirlerimiz, ezan bizim için sadece bir namaz daveti değildir. Ezan, bir kimlik beyanıdır. “Ben buradayım” demektir. “Ben hazırım” demektir. “Tarafım” demektir. Bu kimlik beyanının tüm minarelerden eksiksiz şekilde bin yıllarca okunması için büyük mücadeleler verilmiştir. Şehitlerimiz ve yöneticilerimiz bu uğurda büyük fedakârlıklarda bulunmuştur. İnşallah kıyamete kadar da bu ezanların dinmesi için değil, daim olması için çalışmaya devam edeceğiz,” ifadelerine yer verdi.
Turan, yarışmacıların tamamının gönüllerde birinci olduğunu belirterek, “Bu yarışmanın kaybedeni yok. Elbette her yarışmada birinci, ikinci olacaktır ancak bu törenin gerçekleşmiş olması bile başlı başına kıymetlidir” dedi.
10 yarışmacı Türkiye birinciliği için yarıştı
Konuşmaların ardından yarışmanın işleyişine ilişkin bilgilendirme yapıldı. Türkiye’nin farklı illerinde gerçekleştirilen elemelerde dereceye girerek finale yükselen 10 yarışmacının sıralaması kura çekimiyle belirlendi. Yarışmacılar, jüri heyetinin değerlendirmesiyle Türkiye birinciliği için ezanlarını okudu.
Türkiye finalinin jüri heyetinde Mevlüt Topçu, Ali Osman Alaca, Turgay Erhan, Fatih Koca ve Mehmet Adil Duran yer aldı.
Çanakkale’de manevi bir atmosfer oluştu
Programın açılış bölümünde yapılan konuşmalarda ezanın tarihsel, dini ve toplumsal anlamına dikkat çekilirken, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen yarışmacıların seslendirdiği ezanlar camide manevi bir atmosfer oluşturdu.
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, konuşmalar ve yarışma bölümüyle devam etti. Türkiye’nin farklı illerinden finale kalan 10 yarışmacının performansları jüri tarafından değerlendirilirken, katılımcılar da yarışmacıların ezanlarını dinledi.
Çanakkale’de gerçekleştirilen Türkiye finali, ezanın asırlardır taşıdığı manevi mirasın bir kez daha hatırlanmasına vesile oldu.