Yaşam

Ergun: “Şehir telaşı içinde kaybolan bir Çanakkale olmamalı”

Yeni Parti Çanakkale Merkez İlçe Başkanı İbrahim Can Ergun, kentin geleceğine ilişkin değerlendirmelerinde planlı büyümeden ulaşıma, yaya ve bisiklet yollarından tarih ve kültür mirasının korunmasına kadar birçok başlığa değindi. Çanakkale ile Kepez’in tek belediye çatısı altında birleşmesi gerektiğini söyleyen Ergun, bunun ulaşım, altyapı, temizlik ve su gibi temel hizmetlerde daha güçlü bir koordinasyon sağlayacağını belirterek, “Burada önemli olan halkın yaşam kalitesinin artırılması” dedi.

Kaleninsesi’ne özel açıklamalarda bulunan Yeni Parti Çanakkale Merkez İlçe Başkanı İbrahim Can Ergun, nüfusu ve yapılaşması giderek artan Çanakkale’nin geleceğinin doğru planlama üzerine kurulması gerektiğini söyledi. Kentin doğası, tarımı, üniversitesi, tarihi ve kültürel birikiminin büyüme sürecinde korunması gerektiğini ifade eden Ergun, Çanakkale’nin büyük kentlerin yapılaşma ve yaşam modelini taklit etmek yerine kendine özgü kimliğini koruması gerektiğini dile getirdi.

1915 Çanakkale Köprüsü’nün hizmete girmesi ve pandemi döneminin ardından kentin özellikle büyükşehirlerden göç almaya başladığını söyleyen Ergun, artan ilginin beraberinde önemli bir planlama sorumluluğu getirdiğini kaydetti.

“En önemli şey planlı ve doğru büyü” diyen Ergun, “Çanakkale’de ‘aman sanayi olsun, köprü geldi şu olsun, bu olsun’ demek yanlış olur. Çanakkale üniversitesiyle, doğasıyla, kültürüyle önemli bir turizm kenti olabilir. Tarımının çok öne çıktığı, birçok ürününün Türkiye’de, hatta dış piyasada önem arz ettiği bir kent. Bu mirası çok iyi anlayıp, tarih ve kültür mirasını da o sorumlulukla geleceğe taşımamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Şehir telaşı içinde kaybolan bir Çanakkale olmamalı”

Kentin sakin yapısının Çanakkale’nin önemli özelliklerinden biri olduğunu belirten Başkan Ergun, hızlı büyümenin bu kimliği ortadan kaldırmaması gerektiğini söyledi.

Çanakkale’nin tarihinden ve kültüründen kopmayan bir gelişim modeliyle büyümesi gerektiğini ifade eden Ergun, “Çanakkale’yi hayal ederken tarihinden ve kültüründen kopmuş, o sakinliğinden uzaklaşmış, şehir telaşı içinde kaybolan bir kenti tasarlamamamız gerekiyor” dedi.

Kent yaşamında yeşil alanlar ile yaya ve bisiklet ulaşımının daha fazla yer bulması gerektiğini belirten Ergun, “Yeşil alanların, yaya yollarının ve bisiklet yollarının nitelikli olduğu, kullanımının artırıldığı ve insanları kullanmaya teşvik eden bir kent olması benim en büyük dileğim” ifadelerini kullandı.

Ergun: “Kepez ile Çanakkale tek belediye olmalı”

Ergun’un kent yönetimine ilişkin en dikkat çeken önerisi ise Kepez ile Çanakkale’nin tek belediye çatısı altında birleştirilmesi oldu.

Çanakkale merkezden Kepez, Dardanos ve Güzelyalı yönüne doğru kent yaşamının giderek bütünleştiğine işaret eden Ergun, iki ayrı belediye yapısının özellikle ortak hizmet alanlarında koordinasyon sorunları doğurabileceğini belirtti.

“Kepez’in Çanakkale ile birlikte tek bir belediyelik olması gerekiyor” diyen Ergun, önerisinin gerekçesini şöyle anlattı:

“Bu durumda ulaşımdan temizlik hizmetlerine, suyla ilgili konulardan diğer çalışmalara kadar birçok yönetim sürecinin daha koordineli yürütülebileceğini düşünüyorum. Kaynakların da birbiriyle daha bağlantılı kullanılabileceği bir süreç olur.”

Söz konusu önerinin siyasi bir tartışmadan çok kentte yaşayanların günlük yaşamına ilişkin olduğunu dile getiren Başkan Ergun, “İki belediyeden tek belediyeye düşme gibi bir durum algılanabilir. Ama burada önemli olan halkın yaşam kalitesinin artırılması” ifadelerini kullandı.

Yeni gelişim bölgeleri için “çarpık kentleşme” değerlendirmesi

Çanakkale’nin büyüme yönlerini de değerlendiren Ergun, özellikle kentin çeperlerinde ortaya çıkan yeni yerleşim alanlarında geniş yollar, yeşil alanlar, site içi otoparklar ve daha düşük yoğunluklu yapılaşmanın yaşam kalitesi açısından avantaj sağladığını söyledi.

Esenler ve Kepez gibi bölgelerde insanların günlük ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri ve sosyal ilişki kurabilecekleri ortak yaşam alanlarının oluşturulduğunu belirten Ergun, kent çeperlerindeki büyümeyi mevcut haliyle sağlıksız bulmadığını ifade etti.

“Bu anlamda çok da çarpık bir kentleşme olduğunu düşünmüyorum” diyen Ergun, buna karşılık Çanakkale’nin eski yerleşim dokusunda araç trafiğinin mümkün olduğunca azaltılması gerektiğine dikkat çekti.

Ergun, “Çanakkale’nin ilk kuruluşunun olduğu ve onun ilk çeperinde bulunan alanların içine trafiği olabildiğince az sokmamız gerekiyor. Bu konuda hem kamu kurumlarına hem de vatandaş olarak bizlere sorumluluk düşüyor. Yürüme alışkanlıklarımızı ve bazı ulaşım alışkanlıklarımızı daha modern hale getirmemiz gerekiyor” dedi.

İnönü ve Atatürk Caddesi için tek yön önerisi

Kentin en önemli sorunlarından biri olan ulaşım konusunda da değerlendirmelerde bulunan Başkan Ergun, Çanakkale için geçmiş yıllarda hazırlanan ulaşım sirkülasyon planını hatırlatarak çarşı içerisindeki yayalaştırma uygulamasının bunun önemli parçalarından biri olduğunu söyledi.

Çarşıdaki yayalaştırmanın özellikle akşam saatlerinde sosyal hareketliliği artırdığını, turizm ve esnaf açısından da olumlu sonuçlar doğurduğunu belirten Ergun, küçük görünen ulaşım müdahalelerinin kent yaşamını doğrudan etkileyebildiğini ifade etti.

Ulaşım planının önemli başlıklarından birinin İnönü Caddesi ile Atatürk Caddesi olduğunu belirten Ergun, iki ana arterin tek yönlü şekilde düzenlenmesinin kent giriş ve çıkışındaki trafik akışına katkı sağlayabileceğini söyledi.

Bu tür düzenlemelerde elektrik ve telekomünikasyon başta olmak üzere altyapı yatırımlarının kurumlar arasında eş güdüm içerisinde yürütülmesi gerektiğini kaydeden Ergun, akıllı kavşaklar ve döner kavşak uygulamalarıyla birlikte ulaşım sisteminde kapsamlı bir dönüşüm öngördüğünü dile getirdi.

Metrobüs, ardından hafif raylı sistem

Toplu taşımanın yalnızca mevcut otobüs sistemi üzerinden ele alınmaması gerektiğini söyleyen Ergun, uzun vadeli planlamada farklı ulaşım modellerinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

İnönü ve Atatürk caddelerinde tek yön uygulamasının hayata geçirilmesi halinde toplu taşımaya özel koridorların oluşturulabileceğini belirten Başkan Ergun, “Tek yön olduktan sonra o tek yön güzergâhları üzerinde muhakkak metrobüs güzergâhları ayrılmalı. Daha sonra uygun süreçlerden geçildikten sonra hafif raylı sistem, tramvay gibi adımların atılacağı planlamaların yapılması gerekiyor” dedi.

Ulaşım yatırımlarında kurumlar arasındaki siyasi farklılıkların hizmet üretiminin önüne geçmemesi gerektiğini de söyleyen Ergun, “Kamu kurumlarının siyasi çekişmeyi bir kenara bırakıp kamunun, toplumun huzuru ve refahı için elini taşın altına koyması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Bisiklet yolları kent içinde birbirine bağlanmalı

Çanakkale’nin sahil kenti kimliğine rağmen bisiklet ulaşımının kent genelinde daha güçlü hale getirilmesi gerektiğini belirten Ergun, mevcut bisiklet güzergâhlarının birbirinden kopuk kalmaması gerektiğini söyledi.

Kordon hattının yanı sıra Sarıçay üzerinden kurulması planlanan yaya ve bisiklet bağlantısı ile yeni kordona doğru devam edecek güzergâhların önemli olduğunu ifade eden Ergun, Troya Caddesi’ndeki çalışmaların da bisiklet ulaşımının yaygınlaşmasına katkı sağlamasını beklediğini dile getirdi.

Kent içindeki yaya hareketliliğine de değinen Başkan Ergun, kaldırımların ve yaya güzergâhlarının daha kullanışlı hale getirilmesinin otomobil bağımlılığını azaltacak kent planlamasının önemli parçalarından biri olduğunu söyledi.

“Troya ile kent arasındaki bağ güçlenmeli”

Çanakkale’nin sahip olduğu tarih ve kültür mirasının kent yaşamıyla daha fazla bütünleştirilmesi gerektiğini belirten Ergun, özellikle Troya’nın kentlilerle kurduğu ilişkinin daha erken yaşlarda başlaması gerektiğini söyledi.

Kentte kültürel etkinlikler ve festivaller düzenlendiğini ancak yalnızca etkinlik düzenlemenin yeterli olmadığını ifade eden Ergun, “Kentle Troya olgusunu daha yakınlaştırmamız gerekiyor” dedi.

Bu ilişkinin çocukluk döneminden itibaren kurulması gerektiğini belirten Başkan Ergun, “Kentteki bütün okullarda okuyan çocukların, özellikle okul öncesi eğitim ve ilkokuldaki çocukların mutlaka Troya Müzesi, antik kent ve önemli kazılar hakkında bilgilenmeleri gerekiyor. Çünkü onlar yarın bu mirası devam ettirecek. Bu bilinç sağlam bir şekilde oluşursa mirasın geleceğe aktarılması da daha sağlam temeller üzerine oturur” ifadelerini kullandı.

Gelibolu’nun manevi mirası çocuklara aktarılmalı

Troya’nın yanı sıra Gelibolu Yarımadası’nın da Çanakkale kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Ergun, Çanakkale Savaşları sırasında ortaya çıkan mücadele ruhu ve manevi mirasın çocuklara erken yaşlarda anlatılması gerektiğini söyledi.

Ergun, “Gelibolu Yarımadası çok önemli. Oranın manevi duygusunu, oradaki mücadele ruhunu okul öncesi eğitimindeki ve ilkokuldaki çocuklarımıza anlatmamız gerçekten çok önemli bir temel atmamız anlamına geliyor” dedi.

Tarih ve kültür mirasının siyasi görüş ayrılıklarının üzerinde tutulması gerektiğini ifade eden Başkan Ergun, bu konuda yerel yönetimler, kamu kurumları ve siyasi aktörlerin ortak hareket etmesi gerektiğini belirterek, “Çünkü hepimizin ortak mirası. Geleceğe bunu sağlıklı şekilde taşımamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Beş yıl sonrası için “paradigma değişimi” bekliyor

Çanakkale’nin önümüzdeki beş yıllık dönemine ilişkin beklentilerini de paylaşan Ergun, ulaşım sisteminde belirgin bir değişim yaşanacağına inandığını söyledi.

“Ulaşımla ilgili ciddi bir dönüşüm olacağına inanıyorum. Bir paradigma değişimi olacak, bunu net söyleyebilirim” diyen Ergun, kentin kültür ve turizm alanlarında da yeni bir döneme gireceğini düşündüğünü ifade etti.

Çanakkale’nin tarih ve kültür birikimiyle daha fazla bütünleşen bir kent haline gelmesini beklediğini söyleyen Başkan Ergun, “Kültürüyle ve turizmiyle daha ön plana çıkacak bir kent olacağına inanıyorum” dedi.