SON DAKİKA
Hava Durumu

ERGÜN; “KAZANAN BİGA OLACAK”

2004 yılında Meclis Üyesi olarak Biga Ziraat Odası’nda görev yapmaya başlayan Mustafa Güray Ergün, 2019 yılında ise Biga Ziraat Odası Başkanı seçildi. Kaleninsesi Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulunan Biga Ziraat Odası Başkanı Mustafa Güray Ergün, 25 Aralık’ta gerçekleştirilecek olan Biga Ziraat Odası seçimlerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Başkan Ergün, Biga çiftçiliği ve hayvancılığı üzerine de açıklamalarda bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 14.12.2022 09:17
Haber Güncellenme Tarihi: 14.12.2022 09:42
https://www.kaleninsesi.com
ERGÜN; “KAZANAN BİGA OLACAK”

“Biz hakikaten geldiğimizde Biga Ziraat Odası yapısal olarak, dinamikler olarak ayakları üzerinde fevkalade duran bir odaydı.” diyen Başkan Ergün; “Biz ne yaptık derseniz, biz zaten gelirken de bunları söyledik; Biga Ziraat Odası’nın şeklini şemalini değiştirmeye imkanımız yok, dönen çarklarına çomak sokmak gibi bir niyetimiz de yoktu, bu çarkların daha hızlı ve daha düzgün işlemesi açısından ne yapabiliriz diye arkadaşlarla beraber oturduk, fikir alışverişinde bulunduk’’ dedi.

“Koltuktan kuvvet almak için değil, o koltuğa kuvvet vermek için geldik”

“Çiftçi odasına ne kadar sahip çıkarsa, oda o kadar kuvvetli olur, odasına sahip çıkmayan ya da sahip çıkılmayan odalar her zaman yok olmaya mahkumlar” diyen Başkan Ergün; “Baktığımız zaman iki tane depomuz vardı, bunları ödeyerek depo ihtiyaçlarını karşıladık Biga Ziraat Odası’nın, araç parkımızı geliştirdik. Yan tarafı alarak ihtisadı işletmemizi daha aktif hale getirebilmek için yan tarafa taşıdık ve orada ihtisadi işletmemize hem görünürlüğünü hem de refah seviyesini arttıracak şekilde bir hizmet verme amacıyla çiftçilerimize orayı sunduk. Baktığımız zaman hakikaten de bizim bir eksiğimiz şu oldu; pandemi oldu, Biga Ziraat Odası olarak çok hızlı ve aktif bir şekilde eğitimler veriyordu, burada biraz zayıflamamız oldu, neden zayıflamamız oldu; pandemi ile beraber evlerde kalma durumu, dışarı çıkamama durumuyla beraber eğitim konusunda zayıf kaldık. Öte yandan baktığımızda bunları toparlamaya çalışıyoruz, eğitimlerimizi devam ettiriyoruz, şu an da bile odamızda bayan çiftçilerimize eğitim veriyoruz. Pandemi dünyada ve aynı zamanda ülkemizde her şeyi altüst etti. İnanabilir miydiniz camilerin kapanabileceğine, camiiler bile kapandı. Bizler kahvelere çıkamadık, insanlarımızın ayağına gidemedik. Onlarla toplantı düzenleyemedik, biraz önce de ifade ettiğim gibi eğitim eksik kaldı. Bunu başarmak için odamızda, gönüllülüğü sağlamaya çalışıyoruz, bunu da başarmak için elimizden gelen her şeyi yapmaya gayret gösteriyoruz. Kış aylarında eğitimlerimizi yapıyoruz, artık bu kış aylarında başlayacağız, en kısa zamanda hedeflediğimiz rakamlara ulaşmak istiyoruz. Bir tek eksiğimiz bu diyebiliriz; pandemi ile beraber yaşadığımız eğitim sorunu ama diğer yönlerde de odamız bizimle beraber 7-8 kat bütçe olarak arttı yani bu da ne demek iktisadi işletmemizin 7-8 kat büyümesi Biga çiftçisinin büyümesi demek. Odamız bakıldığı zaman hakikaten Biga çiftçisiyle büyüdü, Biga hayvancısıyla büyüdü. Biga çiftçisi odasına hakikaten de sahip çıktı, burada ben bütün Bigalı çiftçilerimize de teşekkür ediyorum, odalarına sahip çıktıkları için, odalarına pandemide bile gelip alışveriş yaptılar, hizmet aldılar, odaları da onlara hizmet verdi. Ben burada odanın rakamsal olarak büyüdüğünü, artık istenilen noktaya geldiğini düşünüyorum. Buradan da şunu çıkarabiliriz; bizlere büyük ilaç firmaları şu andan itibaren distribütörlük teklifi etmeye başlıyorlar. Diyorlar ki ’’biz bölgede sizin aracılığınızla büyük işler yapmak istiyoruz’’. Biz de bunları ileriki dönemlerde, seçimden sonra Biga çiftçisine yararlı bir şekilde neler yapabiliriz diye ekibimizle beraber değerlendireceğiz. Biga çiftçisi, Biga hayvancısı için en güzel şeyler ne olacaksa biz burada varız, zaten onlar için varız. Biz bu koltuğa otururken koltuktan kuvvet almak için değil, o koltuğa kuvvet vermek için geldik bütün arkadaşlarımız ve bütün ekibimizle beraber. Bu iş ekip işi, bizim meclisimiz 21 kişiden oluşuyor, en üstte Meclis Başkanımız var, daha sonra Yönetim Kurulu geliyor. Biz Yönetim Kurulu ile beraber aldığımız bütün kararlarda Meclis Başkanımızı da içimize alarak alıyoruz. Bizde ayrılık gayrılık yok, biz şeffafız, dışarıdan gelen herhangi bir çiftçimiz ya da herhangi bir hayvancımız, delege olmasına gerek olmadan bizim meclis toplantımıza katılabilir ve fikirlerini arz edebilirler, sorabilirler, bizden cevap alabilirler. Biz Oda Yönetimi olarak burayı çok şeffaf bir şekilde yönetme taraftarıyız, bunu da başarabiliyorsak ne mutlu bize. Ben her zaman bunu söylüyorum; çiftçi odasına ne kadar sahip çıkarsa, o kadar oda kuvvetli olur, odasına sahip çıkmayan ya da sahip çıkılmayan odalar her zaman yok olmaya mahkumlar, çünkü oda onların, baktığımız zaman başlığın altında Biga Ziraat Odası yazıyor zaten, yani çiftçinin, ziraat ile uğraşanın odası burası. Odasına sahip çıkması gerektiğini düşünen çiftçilerle bizim çalışmamız gerekiyor, odasına ne kadar sahip çıkarlarsa oda o kadar büyür ve hizmetini daha hızlı ve daha rahat bir şekilde alır. Burada yapmak istediğimiz şeyler, odanın parasını ne kadar çabuk toplayıp, o kadar çabuk ilaç alıp ya da ürün alıp o ürünün çiftçiye ne kadar ucuz sunabiliriz, biz bunun mücadelesini veriyoruz burada, yaptığımız iş de bu aslında esasında.’’ ifadelerini kullandı.

“Odalar ne kadar kuvvetli olursa, çiftçisi de o kadar kuvvetli olur”

Başkan Ergün sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Biga çiftçisi için ne yapmam gerekiyor diye düşündüğümüz ortamlarda buluşup, kayıkçı kavgası değil de Biga çiftçisi için ne yapabiliriz bunun kavgası içerisinde olmamız gerekiyor. 25 Aralık’ta yapılacak olan seçimlerde, odasına, çiftçisine, köyüne sahip çıkacak bireylerin aday olup buraya gelmesini istiyorum, o onun adamı, bu bunun adamı diye değil, kendi özverileriyle, kendi yapısallarıyla, kendi dinamikleriyle durup odaya gelip fikirlerini sunacak, bize de fikir verecek arkadaşların delege olup gelmesini taraftarıyım, şunu da söylemek istiyorum; bu bir seçimdir, bir kaybedeni ve kazananı olacak ama ortak bir noktada buluşmalıyız, her zaman iyi niyetli olmamız lazım, söylemlerimizde kırıcı olmamamız lazım, kırıcı kelimelerin çiftçimize yakışmayacağını düşünerekten, karşımızdakilere sevgi ve saygı çerçevesi içerisinde bağlanıp bunları söylememiz gerektiğini düşünüyorum. Yani eski tabirle bel altı vurmak değil, bizim birbirimize sarılmamızın zamanı, birbirimize hakaret etmek değil, Biga çiftçisi için ne yapmam gerekiyor diye düşündüğümüz ortamlarda buluşup, kayıkçı kavgası değil de Biga çiftçisi için ne yapabiliriz bunun kavgası içerisinde olmamız gerekiyor. Bu şekilde yapılan kavgalardan da ben Biga çiftçisinin, Biga hayvancısının mutlu, huzurlu ve istenilen noktaya geleceğini ifade ediyorum. Benim tek dileğim; herkesin şeffaf, özgür ifadesini kullanacak bir şekilde buraya gelmesini istiyoruz. Burada köyünü, Biga’yı nasıl en güzel bir şekilde temsil edebiliriz düşüncesi içerisinde olmasını temenni ediyoruz. İnşallah Biga çiftçi, Biga Ziraat Odası için en mükemmel, en güzel ne olabilirse onu başarmak için gelen her arkadaşa bizim kapımız her zaman açık. Biz dört yıl önce 2019 yılında bu seçimlere başlarken, Bizim söylediğimiz kelime sadece şuydu; üretmek lazım demiştik, üretmemiz gerektiğini ifade etmiştik. Hakikaten de 2019’dan 2022’ye geldiğimiz sürece baktığımızda 4 yıl içinde şu durum ön plana çıkıyor; pandemide de, dünyada da artık üretmek zamanı geldiğini ve geçtiğini görüyoruz. Biz Türk halkı, Türk çiftçisi, Türk çiftçisi olarak daha noktalara nasıl gelebiliriz, daha iyi şekilde nasıl kendimizi ifade edebiliriz, refah seviyelerimizi nasıl arttırabiliriz hayvancı olarak, çiftçi olarak bunlara bakmak zorundayız. Sivil toplum kuruluşlarının başındaki bireylerin de ön plana çıktığını görüyoruz. Odalar ne kadar kuvvetli olursa çiftçisi de o kadar kuvvetli oluyor, odalar ne kadar kötü olursa yönetim o kadar kötü oluyor. Bizim iyi yönettiğimiz ifade ediliyor, iyi yönetiyorsak da ve arkadaşlarımız bizi değerlendirirse biz de çok minnettar oluruz onlara.’’

 

“25 öğrencimize burs verdik”

Biga Ziraat Odası’nın kurulduğundan beri yapılamayan sorunu başarıyla çözdüklerini dile getiren Başkan Ergün; “2019 yılında biz göreve geldiğimizde iki depomuz alınmış durumdaydı ama para ödenmemişti bu durumu hallettik, araç park sorunumuzu hallettik, yan tarafındaki iktisadi işletmemizin dükkan sorununu hallettik, bizim hakikaten de Ziraat Odası kurulduğundan beri yapamadığımız, hep bizim dile getirdiğimiz bir sorunumuz vardı onu başardığımıza inanıyoruz. Ben buradan Meclis Başkanımıza, meclisimizde 21 kişiye özellikle tek tek teşekkür ediyorum. 15 tane öğrencimize biz bursa verdik, Biga Ziraat Odası kurulduğundan beri yapılmamış bir şeydi ve burada meclisimizdeki ve Yönetim Kurulu’ndaki arkadaşlarımızla 10 öğrenciye daha maddi anlamda destek sağlanarak, 25 öğrenciye burs verdik, inşallah bu burslarımız biraz daha çoğaltma amacındayız, daha çok öğrenciye, daha çok kişiye yetişebilirsek, eğitimlerine bir nebze olsun katkı sağlarsak çok mutlu olacağımızı düşünüyorum. İlk hedefimiz bursları biraz daha arttırmak. İktisadi işletmemiz hakikaten de bir koyduk sekiz noktasına geldi, iktisadi işletmemizde hiçbir sorun yok, distribütörlükler, bölge bayilikleri 2. dönemde değerlendireceğiz ve en çok arzu ettiğimiz şey de Biga çiftçimize, Biga Ziraat Odamıza layık olacak bir bina kazandırmak. Bizim 2. dönemdeki amacımız; Biga çiftçisine, Biga hayvancısına güzel bir şekilde toplantı salonları, yönetim kurulu odaları, meclis salonu gibi bir binayı buraya dikebilirsek biz en mutlu olacağımız şekilde bu işi sonlandıracağımızı düşünüyorum. Meclisteki ve bizim yanımızda olan arkadaşlarımızın da ilk hedefi bu, inşallah bunu da başarabilirsek ne mutlu bize, tabii ilk önce seçimi kazanmamız lazım, burada da arkadaşlarımızın teveccühü, bizi yeniden değerlendirmesi önemli olan. Onlar bizi desteklerse bizim yapamayacağımız hiçbir şey yok, aşamayacağımız engel tanımıyoruz zaten. Biz bu işi da başaracağımızı zannediyoruz zaten, bu doğrultuda bir hedef koyduk kendimize. Baktığımız zaman zaten Biga’nın bir toprak tahlil laboratuvarına ihtiyacı vardı, bu konuda İlçe Tarım Müdürlüğümüz başardı, bu laboratuvarı yapabildi. Kırsaldaki gençlerin eğitimi açısından, çiftçiliğe yön vermemiz açısından belki de Bigamıza bastırmalarımızda siyasi oluşumla Biga’ya tarım lisesi tarzında bir alan açabilirsek o da bizi mutlu edebilir, ideallerimizden biri hakikaten tarım lisesinin Biga’da açılması. Gerçekleştirebilirsek en azından gelecek nesillere, gençlerimize yön vermek açısından tarım lisesinin olması gerektiğini düşünüyorum. Kırsaldaki gençlerin en azından tarıma yönlendirilmesi açısından tarım lisesinin önemi düşünüyoruz, bunu da başarırsak çok mutlu oluruz.’’ dedi.

“İddia ediyorum; yılbaşından sonra süt 12’yi görecek’’

Bu sene çiftçinin yüzünün güldüğünü, öte yandan hayvancılıkla uğraşanların da yüzünün yılbaşından sonra güleceğine inandığını belirten Başkan Ergün; “Tarım bölümünde bu sene bir tek ayçiçekte sorun yaşadık, diğer ürünlerde verilmiş olan maliyet üstü fiyatlar, bizi ve çiftçiyi çok memnun etti ama şu var; bizim üretime devam etmemiz için, bu paraların düzgün bir şekilde kullanılması gerektiği inancındayım. Şimdi eğitim noktasına geldiğimizde parantez açmak istiyorum; bizim esasında bir ekonomik yazarlık kursu vermemiz gerekiyor çünkü rakamlar, kazançlar çok büyüdü, ürün desenleri arttıkça paralarımız da çok büyüdü, bu sene çok büyük paralar kazandı çiftçi. Ben para kazanamadım diyen çiftçi nankör gelir ama hayvancılık tarafında baktığımızda hayvancılar maalesef üzüldü bu konuda ama ben yılbaşından sonra hayvancılığın da düzeleceği inancı içerisindeyim. Bakın bugünkü halka setler-de 110-115 fiyatlar duymaya başladık, kuzuda 45 liradan 60 liralara geldi, süt için 10 diyorlar, 11 diyorlar, ben yılbaşında 12yi göreceğini iddia ediyorum size. Bundan sonra hayvancılığın da iyi bir şekilde değerleneceğini, gidişatın iyi olacağı inancı içerisindeyiz ama bizden hakikaten de bu kadar yüksek paralar kazanırken, en azında ekonomimiz ve bütçemizi düzgün bir şekilde planlamamız gerekir. Biz burada çok iyi para kazandıkta, bu parayı çok iyi yerlerde değerlendirmeliyiz. Peşin alışverişlerimize yavaş yavaş dönmemiz lazım, bizim ihtiyacımız olan ne ise onu tedarik etmemiz gerekiyor. İhtiyacımız olan şeylerin ihtiyacımız olduğu inancı içerisinde olmalıyız, bunlar nelerdir; gübremiz, hayvancılıkta yemimiz, altyapımızı çok iyi şekilde hazırlamamız lazım ki bir daha bu paraları kazanabilecek miyiz, kazanamayacak mıyız düşüncesinde olmayalım, en azından elimizde bir birikim olması gerekiyor, har vurup harman savurmamamız gerekiyor, birinci ihtiyacımız ne ise ona yönelmemiz gerekiyor, ihtiyaç dışı harcamalarla biz bu hale geldik. Ben her zaman bunu söylüyorum; 30 tane hayvanımız varsa bizim 35-40 tane yapma yolunu aramamalıyız, biz 30 tane hayvanda kalıp bu birikimlerimizle peşin gübremize, yemimize, ihtiyacımız ne ise ona dönmemiz gerekiyor. Tarımda da çok iyi paralar kazandığımız zaman hep yatırımlarımızı, altyapımızı hazırlamamız gerekir. Nedir bu; gübremizi, mazotumuzu, ilacımızı alıp, peşine dönmeliyiz yani valeri kaldırmamız gerekiyor. Tabii kazanılan şeyler ileri ki dönemde bize neler getirecek, ne götürecek, mazotun, gübrenin fiyatlaması ne olacak, bunlar da tabii tereddüt içinde bırakıyor bizi. Baktığımız zaman dünyada bir Rusya-Ukrayna krizi var. yakıtın, gübrenin, hammaddenin ne olacağını hepimiz düşünüyoruz, işte bu düşünceleri kırmak için devletimiz de burada bizlere dikkatli olmamızı, tasarruflu olmamız gerektiğini anlatıyor, bizim de tasarruflu ve dikkatli bir yol izlememiz gerektiği düşüncesi içerisindeyim. Üretim ürün desenini bölmemiz gerekiyor. Çeltik diyoruz, seneye çeltik para kazandıracak mı? Buğday diyoruz, buğday para kazandıracak mı? Bizim bir iki tane daha alternatif ürünümüzün olması gerekiyor. Bunun yanında mısır, buğday daha alternatif ürünlere geçmemiz gerekiyor, domates olabilir, daha farklı ürünler olabilir, geçen gün kuşkonmazdan bahsetti Biga’dan bir girişimci, kuşkonmaz ektiğini söyledi. Böyle alternatif ürünlere geçmemiz gerekiyor. Şunun da inancı içerisindeyiz; artık çiftçilerimizin bu hava şartlarından, iklimlsel felaketlerden, kuraklıktan yıpranmaması için örtü artı üretime ivedi bir şekilde geçilmesi lazım, biliyorsunuz Biga Ticaret Odası, Biga Borsası, Biga Ziraat Odası, üç belediye, Kaymakamlığımız ve İl Tarım Müdürlüğümüzle beraber Sera OSB Projesi hazırlıyoruz, esasında bu OSB’yi harekete geçirebilirsek Biga için de müthiş kazanım olacağı inancı içerisindeyiz.’’ şeklinde konuştu.

“Türkiye’nin mihenk taşı; küçük aile işletmeleri”

Devletin küçük aile işletmelerine, destekleri arttırması gerektiğini ifade eden Başkan Ergün; “Hayvancılık ve süt, 2022 senesinde çok zamlanan sektörlerin başında geliyor. Küçük aile işletmelerimizde kopmalar oldu ama şuna inanıyorum; Türkiye’nin mihenk taşı, Türkiye’nin temeli küçük aile işletmeleri. Küçük aile işletmeleri olmadığı sürece hakikaten de çok zorlanacağız, burada baktığımız zaman küçük aile işletmelerinin devamını sağlayabilmemiz için de hayvancılığın küçük aile işletmelerinde ölmemesi gerekiyor. Büyük işletmelerde şu durum var; günü, anı kurtarabiliyorsa işletme mükemmel, öte yandan küçük aile işletmeleri biraz daha kendileri özveri ile bakıyor, biraz daha duygusal bakıyor. Bir tane buzağısı öldüğünde ya da danasını kestirdiği zaman dişi materyalini kestirdiği zaman daha duygusal yaklaşıyorlar, diğerleri daha çok profesyonel yaklaşıyorlar. Profesyonellerle, duygusal yaklaşanları ayırmamız gerekiyor. Bizim devlet olarak biraz daha duygusal yaklaşanların, ülkeye hizmet verenlerin yanında olmalıyız. Diğer arkadaşlar hizmet vermiyor mu, veriyor ama küçük aile işletmeleri daha fazla hizmet veriyor, bunları öldürmemiz gerekiyor. Hayvancılığın da en büyük teşviklenmesi gereken yerlerden bir tanesi de küçük aile işletmeleri olması lazım. Eskiden küçük aile işletmeleri 10-15 tane hayvanla kendi idame ettirebiliyordu ama şu anda 10-15 tane hayvanla kendini idame ettiremez hale geldi. Neden? Girdiler çok yükseldi, bunun Ukrayna-Rusya Savaşı’nın burada bize çok büyük bir zararı var; yem maddelerinin, soyanın, mısırın, arpanın, kepeğin o tarafta birikmesi, yem katkı maddesi olarak hayvancının eline geçerken regüle olarak fiyatların artmasına sebep verdi. Burada hayvancılara baktığımız zaman, yılbaşından sonra istenilen noktanın üst seviyesine gelecek ama kesilen dişi materyaller yerine gelebilecek mi, buzağıları, nesiller yerine gelebilecek mi? Bu süreç bir ili yıl belki de beş yıl yerine koymamız için uğraşmamız gereken şeyler. Çünkü biz neslimizi yetiştirmemiz için, o inekten süt sağmamız için 25-26 ay sonra o dişi materyalden biz düt sağıyoruz yani baktığımız zaman 2 ya da 3 sene dememizin sebebi bu, 2 yıl boşluk var ve bu 2 yılın dolması için de hakikaten de hayvancılık pik noktalarına çıkacak, neden? Dişi materyaller kesildi bu ülkede, buzağıları yok oldu, gelecek yok oldu. Bunları da elde edebilmemiz için en azından hayvancılıkta iki yılımıza ihtiyacımız var, hayvancımıza şunu söylüyorum; yılbaşından sonra iyi şeyler olacak, fiyatların onların istediği şekilde olacak, neden; ürün yok. Bir ürüne talep varsa o da fiyatın artmasına sebep oluyor, arz ve talebin olmasıyla. Hayvancılığın iyi noktalara geleceği inancındayım. Baktığımız zaman, Türkiye’nin Hollanda’sıydı Biga, artık yavaş yavaş Hollandalılıktan kaçmaya başladık, neden; hayvan sayımız düştü, kırsaldaki insanların da sayısı düştü, insanlar hayvancılığı bırakıyor mu? Bırakmıyor ama insanlar kırsaldan kaçıyor, kırsalda insanlarımızı tutmamız lazım, onları hayvancılığa teşvik etmemiz gerekiyor. Devletimizin küçük aile işletmelerine biraz daha önem verip, kırsal en azından hayvancılığın biraz daha arttırılması gerektiği inancındayım.’’ ifadelerini kullandı.

“Biga’ya Sera OSB’yi kurmamız lazım”

Biga’ya Sera OSB’nin kurulması gerektiğine vurgu yapan Başkan Ergün; “Biga, tarım alanında Çanakkale’nin mihenk taşlarından bir tanesi. Tarımın en hızlı, en güzel yapıldığı yerlerinden bir tanesi. 2022 yılında, yanlış olmasın ama eski parayla 4 katrilyon girdimiz, Biga’nın ürettiği katma değer. Biga’da çeltik ön planda ama bunun yanında tohumluk mısır var, tohumluk mısırda katma değer olarak, yurtdışına ihracat olarak bakıldığı zaman katma değer yaratan ürünlerden bir tanesi de mısır. 2022 yılında üç firma vardı, üç firmayla üretim yapıldı ve hakikaten de katma değer olarak Biga’ya iyi şeyler kattığı inancındayım. Baktığımız zaman yavaş yavaş sebzeden kaçtığımızı görüyorum, bu da ne oluyor; domatesçilik Biga’da yavaş yavaş azalıyor, bizim biraz daha sebze ürününe kaçmamız gerekiyor. Kuraklığın da ön plana çıkacağı ileriki dönemlerde, suyu nasıl tasarruflu kullanabiliriz bunun değerlendirmesini yapıp, 150 günlük çeltiklerden kaçıp 120lik çeltikler ekmemiz oldu. Bir aylık su tasarrufu bizim geleceğimize tasarrufumuz oldu. Bizim 2023 yılında bir aylık su tasarrufumuz, bizi 2023 yılındaki su ihtiyacımızı karşılamamıza sebep oluyor yani kısa gün ürünleri ekmemiz lazım, suya daha uzun süre ihtiyaç olan değil de, kısa gün ürünleri ekmemiz gerektiği düşüncesindeyim. Alternatif ürünlere geçmemiz lazım; Biga’ya Sera OSB’yi kurmamız lazım. İklimsel olarak ya da çevresel olarak bakıldığında, maliyetlerin ve tasarrufun yapılabileceği bir şekilde organize edilmelidir. Seracılıkta hem birim alanından daha yüksek mal alıyorsunuz hem de birim alanda yapılan masraf da azalıyoruz, işte bunlara dönmemiz gerekiyor. Kırsaldaki hayvancılığı arttırmamız gerektiği inancındayım. Ovalara meyve bahçesi kurulması gerektiğini düşünmüyorum, bir çeltik arazisinin ortasına gelip bir ceviz bahçesi ya da meyve bahçesi kurulması taraftarı değilim, onun nerede ihtiyacı varsa orada bir organize edilip oraya taşınması gerektiğini düşünüyorum. Artık gelecek nesiller için bizlerin de taşın altına elini koyup duruşumuzu, düşüncemizi dik tutup ona göre tarımı yönlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Her yere bir şey dikeyim değilde planlı projeli bir şekilde hareket etmemiz gerektiği düşüncesindeyim, burada da Biga’nın bu kuraklıkla, iklimsel dönüşümlerle daha ön plana çıktığını düşünüyorum. Burada bitki deseninin iyi değerlendirilmesi gerektiği düşüncesindeyim, bunları hep beraber düşünmek lazım, devletin yetkilileri ile beraber düşünmemiz lazım. Çanakkale’nin ve Biga’nın önüne geçilmeyeceği inancındayım.’’ şeklinde konuştu.

“Sözleşmeli tarımın, ivedi bir şekilde Türkiye’de ön plana çıkması lazım”

“Ezine OSB var, Ezine OSB’deki fabrikaları düşünmemiz lazım. Tarıma dayalı sanayileri bizim düşünmemiz lazım. Bunları nasıl işletebilir ve yönlendirebiliriz, bu düşünce içerisinde olmamız gerekiyor’’ diyen Başkan Ergün; “Şunu yapmak zorunda olduğumuz inancındayım; sözleşmeli tarım ivedi bir şekilde Türkiye’de ön plana çıkması lazım. Sözleşmeli tarımla Türkiye’nin çağ atlayacağını düşünüyorum. Neden; sözleşme yaptığımız zaman, gerçekçi sözleşmelerde üretimin daha düzgün olabileceği inancı içerisindeyim. Mısırda sözleşmeli tarım yapıyoruz para kazanıyoruz, domateste fabrikacılar sözleşmeli tarım yapıyor ve para kazanıyor. Devletimiz, şeker fabrikaları sözleşmeli tarım yapıyor para kazanıyor. Artık yavaş yavaş ihtiyacımız olan ya da olmayan her üründe sözleşmeli tarıma geçmemiz lazım. Sözleşmeli tarımda en azından ne dikeceğimizi, parasının ne olacağını, girdinin ne olacağını, bize ihtiyacının ne olacağını, bize yararının ne olacağının bilindiği sözleşmeli tarımın, hem çiftçi hem fabrikacı tarafından gerçekleştirilmesi taraftarıyım.’’ ifadelerini kullandı.

 

“Kazanan Biga çiftçisi olacak”

“Biga halkı odasına ne kadar sahip çıkarsa, odası da bir o kadar büyür” diyen Başkan Ergün; “Biga halkının, Biga çiftçisinin odalarına sahip çıkmasını istiyorum. 2022’nin sonuna yaklaşıyoruz. Çiftçi belgeleri için son tarih 31 Aralık, bunları yaptırmalarını temenni ediyorum, son güne bırakmamalarını temenni ediyorum, odalarına gelip kayıt da yaptırmalarını temenni ediyorum çünkü aktif ve pasif duruma geçme pozisyonları var, bizlere başvursunlar, kayıtlarını ilçe tarıma yaptırabilirler ama odalarına da gelip ben çiftçilik yapıyorum diye bize başvurmaları gerekiyor. Odalarına ne kadar sahip çıkarlarsa odaları o kadar büyüyor. 2022 yılının son günlerine geldik, bütün Biga çiftçisine, Biga halkına 2023 yılının onlar için en güzel şekilde geçmesini temenni ediyorum. Bereketli, huzurlu, sakin, bol kazançlı, sağlık, sıhhat içinde hep beraber geçirmemizi temenni ediyorum. Seçimlerimizin de huzurlu, rahat, güzel bir ortamda, saygı ve sevgi dolu bir ortamda geçmesini temenni ediyorum, kazanan Biga çiftçisi olacak, kazanan Biga hayvancısı olacak, kazanan Biga halkı olacak” dedi.

Dilan Kaynak

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.