Çanakkaleli iş insanı ve Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, iş hayatındaki yolculuğunun nasıl başladığını anlattı. Henüz 17 yaşındayken devlet memuru olduğunu belirten Doğan, Bandırma ve Çanakkale’de toplam 7 yıl görev yaptığını ancak asıl hedefinin memuriyetten ayrılarak ticaret yapmak olduğunu söyledi.
“Daimi amacım memurluktan ayrılıp ticaret yapmaktı”
Davut Doğan, gençlik yıllarında devlet memurluğunun önemli bir güvence olarak görüldüğünü ancak kendisinin ticarete büyük bir ilgi duyduğunu ifade etti.
Doğan, o dönemleri anlatırken, “17 yaşında devlet memuru oldum. Bandırma ve Çanakkale’de 7 yıl görev yaptım. Ama daimi amacım memurluktan ayrılıp ticaret yapmaktı” dedi.
Bu kararın alınmasında ailesinin ve kardeşlerinin ticarete başlamasının da önemli rol oynadığını belirten Doğan, babası Hacı Ali Doğan’ın Biga’da kahvecilik yaptığı dönemde 35 metrekarelik küçük bir dükkânda mobilya satışına başladığını aktardı.
Kardeşinden gelen teklif kararını değiştirdi
Doğan’ın kardeşi Adnan Doğan ise ağabeyinin ticarete atılması için dikkat çekici bir teklifte bulundu.
Adnan Doğan’ın, “Gel memurluktan istifa et. Senin elin kalem tutuyor, ben satarım sen hesap kitap yaparsın” sözleri, Davut Doğan’ın hayatında önemli bir dönüm noktası oldu.
Ancak devlet memurluğunun sağladığı güvence nedeniyle istifa kararı Doğan için kolay olmadı. Ticaretin başarısız olması ihtimalini de hesaba katan Doğan, kendisini güvence altına almak amacıyla üniversitede iktisat eğitimi aldı.
Doğan, o dönemki düşüncesini şöyle anlattı: “Biga’da 10 esnafın defterini tutsam muhasebecilik yapar, yine geçimimi sağlarım diye düşündüm.”
1986’da memurluktan istifa etti
Tüm bu hesapların ardından Davut Doğan, 1986 yılında devlet memurluğundan istifa ederek kardeşleriyle birlikte ticarete atıldı.
Ailenin ticaretteki ilk adımları, Biga’daki 35 metrekarelik küçük dükkânda hazır mobilya satışıyla başladı. Ancak kardeşlerin girişimcilik yolculuğu kısa süre içerisinde satışın ötesine geçti.
Bir süre sonra kendi üretimlerini gerçekleştirmeye başlayan aile, günde 4-5 kanepe üretir hale geldi.
Çekyatları köy köy dolaşarak sattılar
İşin üretim tarafına geçilmesiyle birlikte satış yöntemleri de dönemin şartlarına göre şekillendi.
Ürettikleri çekyatları köy köy dolaşarak müşterilere ulaştıran kardeşler, “Al sonra öde, kapınıza teslim” gibi kampanyalarla satışlarını artırmaya çalıştı.
Kısıtlı imkânlarla başlayan bu dönem, ailenin mobilya sektöründe kalıcı bir marka oluşturmasının da temelini attı.
1987’de Doğtaş kuruldu
Davut Doğan ve kardeşlerinin küçük bir dükkânda başlayan ticari girişimi, kısa sürede kurumsal bir yapıya dönüşmeye başladı.
Kardeşler 1987 yılında Doğtaş’ı kurarken, 1988 yılında ise üretim tesisine geçildi. Böylece Biga’da 35 metrekarelik bir dükkânda başlayan mobilya serüveni, üretim kapasitesinin artırılması ve markalaşma süreciyle birlikte büyüdü.
Yıllar içerisinde Doğtaş’ın yanı sıra Kelebek gibi markaların da yer aldığı Doğanlar Grubu ortaya çıktı.
Biga’dan Türkiye’ye uzanan girişimcilik hikâyesi
Davut Doğan’ın hikâyesi, devlet memurluğundan ticarete geçişin yanı sıra küçük bir aile işletmesinin yıllar içerisinde büyük bir gruba dönüşmesinin de örneklerinden biri oldu.
Biga’da sınırlı imkânlarla başlayan girişimde, kardeşler arasındaki iş bölümü, üretime geçiş ve doğrudan satış yöntemleri önemli rol oynadı.
Bugün Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı olarak iş dünyasında faaliyetlerini sürdüren Davut Doğan’ın hikâyesi, Biga’da 35 metrekarelik bir dükkândan başlayan girişimcilik yolculuğunun yıllar içerisinde nasıl büyüdüğünü ortaya koyuyor.





