DİJİTAL DÜNYA (19.04.2022)

Artık her şeyi dijitalden halleder olduk. Artık kağıt kullanmaz kalem kullanmaz hale geldik farkında mısınız? Not alacaksak telefona alıyoruz, hatırlatıcı ekliyoruz artık fotoğraf çıkartma devri bile kalmadı anılar sadece telefonda duruyor, bilgisayarda duruyor. Her şeyi whatsaptan gönderiyoruz her şeyi elimizin altında aslında. Artık insanlarla buluşup yüz yüze sohbet etmek yerine telefonlardan görüntülü konuşur hale geldik. Evet dijitalleşmenin hayatımızı kolaylaştırdığı gerçeği var. Fakat iletişimizi kısıtlamıyor mu sizce de? Kısıtlamaktan kastım da eskisi gibi kimsenin yüz yüze gelmediği gelse bile telefonlardan kafamızı kaldıramadığımız bir dünya haline gelmek beni üzüyor açıkçası. Artık dijital dünya reel(gerçek) dünyadan daha popüler halde. İnsanoğlu, çağlar boyu değişimler ve dönüşümler yaşamış hep kendini aşmaya çalışmış daha iyi daha rahat bir yaşamın özlemini çekmiştir. Hep geleceği hayal etmiş ve bunun için çalışmıştır. 2000’li yıllar insanların hayal gücünü bile zorlayacak dijital devrimlere sahne olmuştur. Ama insanlar bu değişim bu gelişim başrolünde değiller bence. Yaşanılan dijital dünya zaman, mekân ve insan ilişkilerini değiştirmiş, dönüştürmüş farklı ve anlaşılması zor bir dünyanın kapılarını aralamıştır. Sosyal hayatı etkilediği düşüncesindeyim ben. Evet müthiş bir gelişim ama dediğim gibi insan ilişkilerini de aynı zamanda kısıtlamıştır. Bir zamanlar bilim kurgu romanlarında ya da filmlerinde duyduğumuz, şaşırarak hayranlıkla baktığımız, acaba görüntülü telefon ne zaman olacak? Hepimizin evinde bilgisayar olacak mı? Dediğimiz yıllar bundan on sene öncesidir ya da daha yakındır. Şaşılacak bir hızla dün düşündüğümüz bu gün gerçekleşmektedir. Hayatımızın, dijital ağlar gittikçe dâhil olmaktadır. Hatta ele geçiyor diyebilirim. Dijital dünya dikkati birbirimize vermek yerine ekranlara vermemizi sağlayarak, sağlıklı ve geliştirici olan göz teması, yüz okuma ve iletişim gibi temel basamakları engelliyor. Bu da empati, duyguları anlama ve kendini sakinleştirme gibi becerilerin kazanılmamasına yol açıyor. Evet mesela şuan en büyük problemlerden biriside empati kuramamak bu oldukça önemli bir konu iken şu an kimse kimseyi anlamak için uğraşmıyor. Sadece anlıyorum nidaları duyuyoruz. Özellikle gelişme çağındaki çocukların bu duruma daha çok maruz kaldığını düşünüyorum. Sahip olmak istedikleri her şeye kolaylıkla sahip olabiliyorlar ve en çokta teknolojik aletlere sahip olmak istiyorlar. Doğduklarında var olan bir dünyaya kolaylıkla adapte olabiliyorlar aslında. Bu sebeple de en çok ona hakimler ve onu istiyorlar. Bu da bazı çocukların asosyal olmasına sebep olabiliyor ne yazık ki. 3 yaşındaki çocuğun elinde bile artık telefon ve tablet var sizce dijital gelişim böyle bir şey mi? Hatta dünyada olan deneyimlere karşı zayıf, dijital dünyaya (sosyal medya ya da oyun) bağımlı oluyorlar. Günden güne eklenen yenilikler sayesinde her zaman daha çekici olan bu dünya, kontrolsüz şekilde mesajlar ileten pencerelerle doluyor. Evet bunu engelleyemeyebiliriz artık ama en azından kısıtlama getirerek çocuklarımıza dış dünyayı da öğretebiliriz. Bu tamamen ebeveynlerin elinde olan bir durum. Eğer kısıtlama getirmezsek de çocuklar dünyanın tehlikeleri karşısında daha savunmasız oluyorlar. Daha erken yaşlarda nedenlerini algılayamadıkları için, daha büyüdüklerinde ise dürtüsel oldukları için dijital dünyada paylaşımlar yapmaktan geri duramıyorlar ve mahremiyetlerini nasıl koruyacaklarını bilemiyorlar. Dijital dünya her zaman kötü değil tabi ki hayatımızı kolaylaştırdığı vakitlerde ve bizim bu dünyayı doğru yönetmemizde oldukça güzel sonuçlar alabileceğimiz müthiş bir sistem diyebilirim.