29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyet, egemenliğin millete ait olduğu yeni bir dönemin kapılarını aralayarak Türkiye’nin tarihine yön veren önemli bir dönüm noktası oldu. Bu tarihî adım, yalnızca ülkenin yönetim biçimini değiştirmekle kalmadı, basın sayfalarında da yeni bir dönemin izlerini bıraktı. Cumhuriyet’in ilanının ertesi gün gazetelerin manşetlerine nasıl taşındığı, hangi ifadelerle kamuoyuna duyurulduğu ve dönemin gazetecilik anlayışına nasıl yansıdığı, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki toplumsal dönüşümü ve basının üstlendiği rolü anlamak açısından önem taşıyor.

Cumhuriyet ile gazetecilik arasındaki ilişki

Cumhuriyet’in ilanının yalnızca yönetim biçimindeki değişiklik üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Çoban, halk egemenliği ile gazetecilik arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu belirtti. Yurttaşların yaşadıkları toplum hakkında bilgi sahibi olmasının demokratik yaşamın önemli unsurlarından biri olduğunu kaydetti.

Çoban, “Cumhuriyet, egemenliğin millete ait olduğu anlayışını esas alır. Bu anlayışın toplumsal yaşamda karşılık bulabilmesi için yurttaşların bilgiye erişebilmesi, kamusal meseleleri tartışabilmesi ve karar alma süreçlerine ilişkin görüş oluşturabilmesi önemlidir. Dolayısıyla Cumhuriyet ile gazetecilik arasında güçlü bir ilişki vardır. Gazetecilik, yurttaşların yaşadıkları toplum hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlayarak kamusal yaşama katılımlarına katkıda bulunur.” dedi.

Cumhuriyet’in ilanı gazetelerde nasıl yer aldı?

29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilan edilmesi, ertesi gün gazetelerin gündeminde geniş yer buldu. Ancak tarihî gelişmenin gazetelerde yer alması kadar, hangi ifadelerle ve nasıl bir anlatımla kamuoyuna sunulduğu da önem taşıdı. Başlıklar, haber metinlerinde öne çıkarılan unsurlar ve kullanılan kavramlar, gazetelerin gelişmeye yaklaşımını ortaya koydu. Dönemin gazete sayfalarının yalnızca bir tarihsel olayın kaydı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Çoban, haberlerin sunuluş biçiminin de incelenmesi gerektiğini dile getirdi.

Çoban, “29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilan edilmesi, ertesi gün gazetelerin en önemli gündem maddelerinden biri olmuştur. Ancak burada üzerinde durulması gereken nokta, gazetelerin yalnızca tarihsel bir gelişmeyi duyurmuş olmamalarıdır. Gazeteler aynı zamanda bu gelişmenin toplum tarafından nasıl anlaşılacağına ilişkin bir çerçeve de oluşturmuştur. Haberlerin başlıkları, kullanılan ifadeler ve olayın sunuluş biçimi bu açıdan önemlidir. Çünkü gazetecilikte bir olayın nasıl anlatıldığı, en az olayın kendisi kadar üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur.” değerlendirmelerinde bulundu.

Basın, toplumsal dönüşümün parçası oldu

Kurtuluş Savaşından itibaren siyasal gelişmelerin kamuoyuna aktarılmasında etkili olan basın, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte yeni yönetim anlayışının ve toplumsal dönüşümlerin anlatılmasında da rol üstlendi. Bununla birlikte dönemin gazetelerinin aynı yayın çizgisini izlemediği, siyasal konumların ve yayın politikalarının haberlerin ele alınış biçimini etkilediği belirtildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 29 Ekim programı belli oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 29 Ekim programı belli oldu
İçeriği Görüntüle

Çoban, “Millî Mücadele döneminden itibaren basın, siyasal gelişmelerin halka aktarılmasında önemli bir işlev üstlenmiştir. Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte de yeni yönetim anlayışının ve toplumsal dönüşümlerin kamuoyuna anlatılmasında etkili olmuştur. Burada basının yalnızca bilgi aktaran bir araç olmadığını vurgulamak isterim. Gazeteler, toplumun siyasal gelişmeleri anlamlandırmasına da katkıda bulunur. Bununla birlikte dönemin bütün gazetelerinin aynı yaklaşımı benimsediğini söylemek doğru olmaz. Gazetelerin siyasal konumları, yayın politikaları ve içinde bulundukları koşullar, gelişmeleri ele alış biçimlerini etkilemiştir.” ifadelerini kullandı.

Özgür gazetecilik demokratik yaşamın temel unsurlarından biri

Cumhuriyet düşüncesi ile özgür ve bağımsız gazetecilik arasındaki ilişkiye de değinen Çoban, halk egemenliğinin anlamlı biçimde kullanılabilmesi için bilgiye erişimin önemine dikkat çekti. Yurttaşların doğru ve güvenilir bilgiye ulaşamadığı bir ortamda sağlıklı bir kamusal tartışmanın yürütülmesinin güçleştiğini belirten Çoban, farklı görüşlerin kamuoyunda görünür olmasının gerekliliğini vurguladı.

Çoban, “Cumhuriyetin temel ilkelerinden biri halk egemenliğidir. Halkın egemenliğini anlamlı biçimde kullanabilmesi ise bilgiye erişebilmesiyle yakından ilişkilidir. Yurttaşların siyasal ve toplumsal gelişmeler hakkında doğru ve güvenilir bilgiye ulaşamadığı bir ortamda sağlıklı bir kamusal tartışmadan söz etmek güçleşir. Bu nedenle özgür ve bağımsız gazetecilik demokratik yaşam açısından önemlidir. Gazetecilik yalnızca gelişmeleri aktarmakla sınırlı kalmamalı, farklı görüşlerin kamusal alanda görünür olmasına da katkı sunmalıdır.” diyerek özgür gazeteciliğin demokratik yaşam açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı.

Bugünün haberleri geleceğin tarihsel belgeleri olacak

29 Ekim’in gazeteciler ve gazetecilik öğrencileri açısından taşıdığı öneme de değinen Çoban, Cumhuriyet’in ilanını duyuran gazete sayfalarının geçmişin toplumsal ve siyasal yapısını anlamaya yardımcı olduğunu belirtti. Bugün hazırlanan haberlerin de gelecekte yaşanılan dönemi anlamak isteyenler için tarihsel kaynak niteliği taşıyacağını ifade etti.

Gazetecilerin kullandığı dilin, aktardığı bilgilerin ve üstlendiği sorumluluğun önemine dikkat çeken Çoban, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Bence 29 Ekim’i yalnızca geçmişte gerçekleşmiş önemli bir tarihsel olay olarak değil, bugün üzerinde yeniden düşünmemiz gereken bir tarih olarak da ele almalıyız. Cumhuriyet’in ilanını duyuran gazete sayfalarına baktığımızda, basının toplumsal ve siyasal dönüşümlerle ne kadar yakından ilişkili olduğunu görüyoruz. Bu, gazetecilik öğrencileri açısından da önemli bir ders içeriyor. Bir gazeteci yalnızca olayları aktaran kişi değildir; aynı zamanda kamusal hafızanın oluşmasına katkıda bulunur. Bugün yazılan haberler de gelecekte yaşadığımız dönemi anlamak isteyenler için tarihsel birer belge olacaktır.”

Cumhuriyet’in ilanını takip eden günlerde yayımlanan gazeteler, tarihsel bir gelişmenin kamuoyuna nasıl aktarıldığını göstermesi bakımından önemini koruyor. Dönemin gazete sayfalarının incelenmesi, yalnızca Cumhuriyet’in ilanına ilişkin haberleri değil, basının siyasal gelişmeler karşısındaki tutumunu ve gazeteciliğin toplumsal sorumluluğunu da anlamaya katkı sağlıyor.

Muhabir: Esra Nur Çay