CHP Farklı Mı?

Bayramiç’ten hafta sonu gelen yangın haberi ürkütücüydü.

Bir yanda kavurucu sıcak ve aynı anda esen sert rüzgar. Duyunca “eyvah” demişim.

Nasıl tepki vermeyeyim ki.

Çanakkale’de yeşil kalan bir tek Bayramiç.

Onu da koruyamayacaksak çekip gidelim bu diyardan..

Yeniden kurulan Orman Bölge Müdürlüğü yetkilileri:

Lütfen biraz daha hassasiyet…

DIŞARIYA ÇIKANLAR

Ak Partili yöneticiler bilmem farkında mı; dört duvar arası parti içinde kalması gereken her şey meydanda. Kiminle konuşsam herkes sıkıntının farkında ama çözüm !

Sandığı işaret edip doğal tepki verenler var, “bu duruma kim yada kimler getirdiyse çözümü bulsun.”

Sandık dışı, yani atamayla gelenlerin tabanla uyuşmazlığı her geçen gün körüklemeleri ,partinin gerçek sahibi, belki de varisi gibi davranış sergilemeleri içerideki yarayı daha çok kanatıyor.

Yönetsel olarak bir kopukluk var. Sevgi ve hoşgörüsüzlük sanki bilinçli olarak hakim kılınmaya çalışılıyor. Görevler paylaşılmış ama daha çok ahbaplarla, özel işyerine ait çalışanlarla partisel bir takım işleyiş yürütülmeye çalışılıyor. Bu da bir sıkıntı aslında.

Sanki mevcut durumdan rahatsız olanların ayakları partiye girerken geri, geri gidiyor.

Bir İlçe başkanı düşünün ki; sanki bir üyesi varmış gibi vekilin koluna girip halef-selef görüntülerle poz yapıyor. Doğaldır ki, diğer partililer alınganlık gösteriyor.

Kısaca bahsetmeye çalıştığım sıkıntılarla ilgili daha çok şey yazılabilir.

Gerçekten kontrol kayboluyor.

Ak Parti Çanakkale’de dar bir koridora sokulmaya çalışılıyor.

Kurucu dahil eski İl ve İlçe başkanlarını arıyor Ak Partililer.

Eskiden de sızıntılar yaşanırdı ama bugünkü kadar değil.

Sızıntıyı yapanlar bugün iş başında.

İnsan ektiğini biçer derler ya…

Rüzgar eken fırtına biçiyor gerçekten.

Basında yer alan parti içi meseleler.

Hiç kimseyi rahatsız etmiyor mu?

CHP FARKLI MI?

Ak Parti’den bahsettik. Peki CHP’de her şey düzgün ve sorunsuz mu? CHP farklı mı işliyor?

Bakın;: Geyikli belde başkanı istifanın eşiğine gelmiş. Dün istifayı verdi mi çok bilmiyorum ama CHP içten içe kaynıyor.

Siyasette üstünlük savaşı diye değerlendirenler olabilir ama ben buna ihtimal vermiyorum. CHP’de diktatörlüğe özenenler diye de bir şey demek istemiyorum.

CHP’de başka bir şey var?

Yıkılamayan statüko…

İsimler değişiyor statüko anlayışı değişmiyor.

ORTAK (!) NEREDE?

CHP’li belediye başı sıkıştığında “Biz de GESTAŞ ortağı” diyor. CHP’li yöneticiler “GESTAŞ gelsin bize de anlatsın” diye basın üzerinden mektup gönderiyor.

Pazar günü , resmi açılışa binaen halk ile birlikte protokol boğaz turu yaptı, oruç açtı. Basın mensupları CHP’li başkan, daha olmadı Çanakkale belediyesinden kim katılıyor diye merak ettiğinden doğru dürüst iftar açamadı.

Sahi ortak (!) , Pazar günü neredeydi?

Yenice sırtlarında 2017 Çevre günü için keşif mi yapıyordu yoksa liderin cumartesi Ankara mitinginden dönememişler miydi? Hatta gözden kaçmış olabilir diye gazeteciler İskele’ye herkesten önce inip çıkan yolcuları gözden geçirmek zorunda kaldılar.

Kanbersiz düğün olmadığı gibi ortaksız da iftarın tadı olmuyor..

Bizim arkadaşların tespiti böyle…

Ancak ben farklı düşünüyorum. Çünkü gemide Ak Partili belediye başkanları derken sayı yüksek.

CHP’lilerin çekincelerine hak vermek lazım.

Ne de olsa boğazın ortası.

Şakası bile ürpertir yüzme bilmeyenlerde.

Ortağı mazur görmek gerek…

UMARIM TUTAR

Başbakan eski yardımcısı, Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı M. Cumhur Ersümer’i yakından tanır, sever sayarım ancak bazı zamanlar ayrı düşer, farklı düşünürüz.

Ersümer, bu şehrin gelmiş geçmiş en önemli siyasi aktörlerden biridir. Çanakkalelik anlamında zaten kimseye pabuç bırakmaz.

Siyasi deneyimine bağlı olarak ön görülerine saygım var fakat her iftar programında tabana hep şu mesajı verir “Merkez sağ parti geliyor. Pek yakında”

Bu yıl da değişmedi. Ezine iftar programı konuşmasında ülkede merkez sağı temsil eden parti olmadığını belirterek MHP kurultayı ve bazı gelişmelere bağlı yeni bir siyasi oluşumun işaretlerini verdi.

Umarım bu sefer göl maya tutar.