Çan ilçesine bağlı Bahadırlı Köyü yakınlarında bulunan ve Paleolitik Çağ'a ait önemli bulguların ortaya çıkarıldığı yaklaşık 86 bin yıllık İnkaya Mağarası'nda yürütülen arkeolojik kazılar için Truva Bakır Maden İşletmeleri A.Ş. ile sponsorluk anlaşması üçüncü kez yenilendi.
İmza töreni sırasında Büyük Truva Hotel önünde toplanan Çanakkale Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri Platformu üyeleri, sponsorluk anlaşmasına tepki göstererek basın açıklaması yaptı.
"Yeşil Aklama Yapılıyor" İddiası
Platform adına yapılan açıklamada, Truva Bakır'ın Halilağa Bakır Madeni Projesi kapsamında yürüttüğü faaliyetlere dikkat çekilerek, şirketin bölgedeki çevresel ve kültürel miras üzerindeki etkileri nedeniyle eleştirildiği belirtildi.
Açıklamada, "Truva Bakır, Halilağa Bakır Madeni sahasındaki kaya mezarlarını, Antik Troas Bölgesi'nde yer alan sit alanlarını ve maden sahasındaki arkeolojik buluntuları görmezden gelirken, İnkaya Mağarası kazılarına sponsor olarak bir 'yeşil aklama' projesi yürütüyor" ifadelerine yer verildi.
Platform temsilcileri, Halilağa Bakır Madeni Projesi'nin Çanakkale'nin su havzasını tehdit ettiğini, yaklaşık 1 milyon ağacın kesileceğini ve üç köyün olumsuz etkileneceğini öne sürerek, söz konusu sponsorluk desteğinin kamuoyundaki tepkileri azaltmaya yönelik bir girişim olduğunu savundu.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'na Sorular
Basın açıklamasında Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne de çağrıda bulunuldu.
Platform, devletin arkeolojik kazıları kendi kaynaklarıyla finanse edebilecek imkâna sahip olduğunu belirterek, "Koca Kültür ve Turizm Bakanlığı, Cengiz Holding'in sponsorluk desteğine mi muhtaç kaldı?" sorusunu yöneltti.
Açıklamada ayrıca, kamu kaynaklarıyla oluşturulacak fonlarla bu tür bilimsel çalışmaların sürdürülebileceği savunuldu.
Bilirkişi Raporuna Atıf Yapıldı
Platform açıklamasında, Halilağa Bakır Madeni Projesi hakkında açılan davalarda hazırlanan bilirkişi raporuna da değinildi.
Raporda, projenin arkeolojik açıdan 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile uluslararası sözleşmeler ve arkeoloji biliminin temel ilkeleri bakımından uygun olmadığı yönünde değerlendirme bulunduğu hatırlatılarak, buna rağmen yargı sürecinde bu görüşlerin dikkate alınmadığı öne sürüldü.
"Doğal ve Kültürel Miras Korunmalı"
Platform temsilcileri, Halilağa Bakır Madeni sahasında doğal ve kültürel mirasın yeterince korunmadığını iddia ederek, maden sahasında bulunduğu belirtilen arkeolojik alanlar ve kültürel varlıkların geleceğine ilişkin endişelerini dile getirdi.
Açıklamada, çevre mücadelesi ile emek mücadelesinin iç içe geçtiği belirtilirken, doğal kaynakların sermayeye devredilmesine karşı mücadele edileceği vurgulandı.
Platform, şirketin sponsorluk faaliyetlerinin çevresel etkiler konusundaki eleştirileri ortadan kaldırmayacağını savunarak, Çanakkale'nin doğal ve kültürel mirasının korunması çağrısında bulundu.