Asya ile Avrupa arasında geçiş noktası olan Çanakkale, tarih boyunca farklı uygarlıkların kurduğu kentlere, limanlara ve kutsal alanlara ev sahipliği yaptı.

Kentin farklı ilçelerine yayılan antik alanlar; tapınakları, tiyatroları, hamamları, surları ve gün yüzüne çıkarılan eserleriyle Çanakkale’yi adeta açık hava müzesine dönüştürüyor.

Çanakkale’ye geldiğinizde görmeden dönmemeniz gereken antik kentleri sizler için derledik.

1. Troya Antik Kenti

Çanakkale’nin Tevfikiye köyünde bulunan Troya, kentin en tanınmış tarihî alanlarının başında geliyor.

Homeros’un İlyada Destanı’nda anlatılan Troya Savaşı ile özdeşleşen antik kentte, farklı dönemlerde üst üste kurulan yerleşimlerin izleri görülebiliyor. Kentin surları, giriş kapıları, yapı kalıntıları ve sembolik ahşap atı ziyaretçilerin en fazla ilgi gösterdiği noktalar arasında bulunuyor.

Troya gezisini, ören yerinin hemen yakınındaki Troya Müzesi ile birlikte planlamak antik kentin hikâyesini daha iyi anlamayı sağlıyor.

2. Assos Antik Kenti

Çocuk Akademisi’nde sağlıklı gelişimin şifreleri anlatıldı
Çocuk Akademisi’nde sağlıklı gelişimin şifreleri anlatıldı
İçeriği Görüntüle

Ayvacık’ın Behramkale köyünde yer alan Assos, tarihî kalıntılarının yanı sıra Ege Denizi’ne uzanan manzarasıyla da dikkat çekiyor.

Antik kentin en yüksek noktasındaki Athena Tapınağı, gün doğumu ve gün batımında etkileyici görüntüler sunuyor. Assos’ta ayrıca antik tiyatro, agora, nekropol ve sur kalıntıları görülebiliyor.

Filozof Aristoteles’in bir dönem yaşadığı ve eğitim verdiği kent, tarih ile doğayı aynı rotada buluşturuyor. Assos Ören Yeri her gün ziyarete açık ve Müzekart geçerli.

3. Aleksandria Troas Antik Kenti

Ezine’nin Dalyan köyü yakınlarında bulunan Aleksandria Troas, büyüklüğüne rağmen Çanakkale’nin daha az bilinen antik değerlerinden biri.

MÖ 310 yılında Büyük İskender’in komutanlarından Antigonos Monophthalmos tarafından kurulan kent, daha sonra “Troas’taki İskender’in kenti” anlamına gelen Aleksandria Troas adını aldı.

Yaklaşık 390 hektarlık alana yayılan ve 8 kilometre uzunluğunda surlarla çevrildiği belirlenen kent, Anadolu’nun en büyük antik yerleşimleri arasında bulunuyor. Hamam, tiyatro, forum ve liman kalıntıları, kentin geçmişteki zenginliğini gözler önüne seriyor.

4. Apollon Smintheion Kutsal Alanı

Ayvacık ilçesine bağlı Gülpınar köyündeki Apollon Smintheion, Çanakkale’nin en sıra dışı antik alanlarından biri.

MÖ 150 dolaylarında inşa edilen Apollon Smintheus Tapınağı, Anadolu’daki Apollon kültleri içerisinde fare simgesiyle tanınan tek örnek olarak öne çıkıyor. “Smintheus” sözcüğü, “farelerin efendisi” anlamına geliyor.

Tapınağı benzersiz kılan bir başka ayrıntı ise Homeros’un İlyada Destanı’ndaki Troya Savaşı’nı anlatan kabartmaları. Alanda tapınağın yanı sıra kutsal yol, Roma hamamları, su kanalları, köprü ve farklı yapı kalıntıları da görülebiliyor.

5. Parion Antik Kenti

Biga’nın Kemer köyünde bulunan Parion, antik dönemin önemli liman kentleri arasında yer alıyor.

Hellen, Bergama, Roma ve Bizans dönemlerinde varlığını sürdüren kent, Bizans döneminde önemli bir piskoposluk merkezi hâline geldi.

2005 yılında başlayan kazılarda kentin görkemini ortaya koyan tiyatro, odeion ve Roma villası gibi önemli yapılar gün yüzüne çıkarıldı. Parion, devam eden kazılar nedeniyle her ziyaretinizde farklı bir tarihî ayrıntıyla karşılaşabileceğiniz özel rotalardan biri.

Antik yolculuğun son durağı Troya Müzesi

Çanakkale’deki antik kentlerden çıkarılan eserlerin hikâyesini tamamlamak isteyenlerin Troya Müzesini de ziyaret etmesi gerekiyor.

Müzede Troya’nın yanı sıra Assos, Apollon Smintheion, Parion, Aleksandria Troas ve Dardanos’tan çıkarılan eserler sergileniyor. Ziyaretçiler, antik Troas bölgesinin binlerce yıllık gelişimini kronolojik olarak inceleyebiliyor.

Troya, Troya Müzesi ve Aleksandria Troas aynı gün içinde; Assos ile Apollon Smintheion ise ayrı bir güney rotasında gezilebilir. Biga’daki Parion içinse başlı başına bir gezi günü ayırmak, antik kenti daha ayrıntılı keşfetme imkânı sunuyor.

Muhabir: Deniz Çetin