Türkiye, depremle yaşamayı çoğu zaman acı kayıplarla öğrenen bir ülke; 17 Ağustos 1999 gecesi Marmara’da başlayan ve 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerle bir kez daha yüreğimizi yakan bu sarsıcı gerçek, yalnızca yıkılan binaları değil, hazırlıksızlığın ağır bedelini de gözler önüne serdi. On binlerce can kaybı, milyonlarca insanın değişen hayatı ve hafızalara kazınan enkaz görüntüleri, afet bilincinin bir tercih değil zorunluluk olduğunu ortaya koyarken; arama-kurtarma alanında bir milat kabul edilen 1999 Marmara Depremi’nde sahaya çıkan AKUT’un 30 yıllık serüveni bugün hâlâ umutla, disiplinle ve gönüllülük ruhuyla sürüyor. Deprem Haftası kapsamında Çanakkale’de yürütülen farkındalık çalışmaları da bu bilincin yereldeki güçlü yansımalarından biri olarak dikkat çekiyor.

1999 Marmara Depremi’nden 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerine uzanan süreçte on binlerce can kaybı, milyonlarca etkilenen hayat ve değişen afet politikaları; Türkiye’nin depremle imtihanında hangi mesafeyi aldığını ve hâlâ hangi eksiklerle yüzleştiğini bir kez daha ortaya koyuyor.
65 Saniye Süren Bir Ömür
17 Ağustos 1999’da meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki ve merkez üssü Gölcük olan 1999 Gölcük Depremi, Türkiye tarihinin en yıkıcı afetlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Resmî verilere göre 18 bin 373 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 49 bin kişi yaralandı. Marmara Bölgesi’nin sanayi ve nüfus yoğunluğu en yüksek şehirleri büyük yıkım yaşadı.
Henüz yaralar sarılmadan, 12 Kasım 1999’da bu kez 1999 Düzce Depremi yaşandı. Türkiye deprem gerçeğiyle bir kez daha acı şekilde yüzleşmişti.
Bu büyük felaketlerde 150 gönüllüsüyle sahada olan AKUT, 200’ün üzerinde insanı sağ olarak enkazdan çıkardı. O günlerden sonra arama-kurtarma kavramı Türkiye’de yeni bir anlam kazandı.
“Asrın Felaketi”: 6 Şubat Gerçeği

Ancak acı tecrübe 1999’la sınırlı kalmadı. 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve merkez üssü Kahramanmaraş olan depremler, 11 ili etkileyerek 53 bin 537 vatandaşın hayatını kaybetmesine neden oldu.
120 bin kilometrekarelik alanda büyük yıkım yaşandı. Rakamlar, Türkiye’nin deprem gerçeğine karşı hâlâ yeterince hazırlıklı olmadığını ortaya koydu.
AKUT Nasıl Doğdu?
AKUT’un hikâyesi bir eksiklikten doğdu. 1994 yılında Bolkar Dağları’nda kaybolan iki üniversite öğrencisini arama çalışmalarının sonuçsuz kalması, dağcılık tecrübesi olan bir grup gönüllüyü harekete geçirdi.

1995’te kurulan yapı, 14 Mart 1996’da resmî olarak dernek statüsü kazandı. Türkiye’nin ilk gönüllü arama-kurtarma derneği olan AKUT, 1999 Marmara Depremi sonrası kamuoyunun güvenini kazanarak afet yönetiminde önemli bir sivil aktör haline geldi.
Bugün 30 ekibi ve her geçen gün artan gönüllü sayısıyla çalışmalarını sürdüren dernek; 5 bin 397 operasyonda 5 bin 143 kişiyi ve 2 bin 529 hayvanı kurtardı.
Çanakkale’de Deprem Farkındalığı
1–7 Mart Deprem Haftası kapsamında AFAD Çanakkale İl Müdürlüğü tarafından İskele Meydanı’nda “Afet Farkındalık” standı kuruldu. Vatandaşlara temel afet bilinci eğitimi verilirken, bilgilendirici broşürler dağıtıldı.

Farkındalık yürüyüşüne sivil toplum kuruluşları da destek verdi. AKUT Çanakkale ekibi de bu organizasyonda aktif rol aldı.
AKUT 30 Yaşında: Gelibolu’da Anlamlı Buluşma
AKUT bu yıl 30. kuruluş yıl dönümünü kutluyor. AKUT Çanakkale Ekibi, yıl dönümü etkinliklerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.
Kaleninsesi olarak görüştüğümüz AKUT Çanakkale Operasyon Merkezi Ekip Lideri Burç Naşit Ongan, okullarda ve kamu kurumlarında deprem farkındalığı eğitimlerine yoğun talep olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmek zorundayız. Eğitim çalışmalarımız her geçen gün artıyor. Özellikle gençlere afet bilinci kazandırmak önceliğimiz.”dedi.
Ongan, detayları daha sonra belirlenecek olan bir projeden bahsederek; AKUT’un 30. Kuruluş yıl dönümü dolayısı ile 18 Mart’ta Gelibolu’da yaklaşık 300 gönüllünün katılımıyla kamp düzenleneceğini, ardından Seddülbahir üzerinden şehitliğe yürüyüş gerçekleştirileceğini açıkladı. Ayrıca 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden 5 AKUT gönüllüsünün de anılacağını ifade etti.

“Hazırlıklı Olmak Bir Tercih Değil, Sorumluluk”
Ongan tarafımıza yaptığı açıklamada; “AKUT, yalnızca afet anında değil, afet öncesinde de toplumun bilinçlendirilmesi için çalışıyor” diyerek; Eeğitimler, tatbikatlar ve gönüllülük faaliyetleriyle birlikte kurumsal kapasitesinin her geçen gün arttığını belirtti.
Deprem haftasında verilen mesaj net:
Deprem değil, ihmal öldürür.
Enkaz başında umut arayan ellerin sayısını artırmanın yolu, afet bilincini toplumun her kesimine yaymaktan geçiyor.
Ve belki de en önemlisi; bir deprem anında bir daha aynı çaresizlikle yaşamamak için bugün harekete geçmek gerekiyor.




