Didem Güner’in küratörlüğünü yaptığı kişisel resim sergisi, 10–14 Mart 2026 tarihleri arasında Çanakkale Güzel Sanatlar Galerisinde sanatseverlerle buluştu.

Sergi, merhum öğretmenin sanat hayatı boyunca ortaya koyduğu eserleri ve hatırasını yaşatmayı amaçlıyor. Güner ailesi tarafından hazırlanan sergide, Mehmet Sait Özgün’ün yaşamı boyunca yaptığı ve aile arşivinde saklanan resimlerden oluşan özel bir seçki yer aldı.

Çanakkale’nin sanat ve eğitim hayatına katkı sağladı

1962 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümünden mezun olan Mehmet Sait Özgün, meslek hayatına 1962–1967 yılları arasında Akpınar İlköğretim Okulu’nda öğretmen olarak başladı. 1969 yılında Çanakkale Lisesi’nde görev yapmaya başlayan Özgün, yedek subaylık görevi nedeniyle mesleğine kısa bir süre ara verdi.

Görevinin ardından yeniden Çanakkale’ye dönerek uzun yıllar öğretmenlik yapan Özgün, eğitimciliğinin yanı sıra sanatsal çalışmalarıyla da kentin kültürel hafızasında önemli bir yer edindi. 1990’lı yıllarda Trakya Üniversitesi’nde resim, heykel ve işletme dersleri veren Özgün, öğrencileri üzerinde bıraktığı izlerle de tanındı.

Sanatçı kimliğiyle kentte birçok kalıcı eser bırakan Özgün, özellikle 1973 yılında Çanakkale Fen Lisesi duvarına yaptığı metal rölyef çalışmasıyla kentin sanat tarihine önemli bir katkı sundu. Bunun yanı sıra farklı okulların giriş salonlarında ve ortak alanlarında ağaç ve metal gibi malzemeler kullanarak kabartma, rölyef ve heykel çalışmalarına imza attı.

Doğaya ve özellikle Bozcaada ile sahil bölgelerine ayrı bir ilgi duyan Özgün’ün resimlerinde yaz renkleri, günlük yaşamdan sahneler ve çalışırken resmedilen insanlar sıkça yer aldı.

“Babamızın hatırasını yaşatmak istedik”

Sergiyi düzenleyen Diyet-D Klinik sahibi Diyetisyen Didem Güner, iki kardeşiyle birlikte babalarının hatırasını yaşatmak amacıyla bu sergiyi hazırladıklarını söyledi.

Güner, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Babamız yalnızca bizim için değil, Çanakkale için de çok değerli bir öğretmendi. Yetiştirdiği öğrenciler, okullarda bıraktığı eserler ve bu şehre kattıklarıyla yarım asra yakın bir iz bıraktı. Biz de onun anısını yaşatmak ve yaptığı çalışmaları sanatseverlerle paylaşmak istedik.”

Babalarının eserlerinin çoğunun yıllardır aile arşivinde saklandığını belirten Güner, serginin kendileri için duygusal bir anlam taşıdığını ifade etti.

“Bu sergide yer alan her resim, bizim için bir anı demek. Babamın heyecanını, doğaya bakışını ve insanlara olan sevgisini bu eserlerde görmek mümkün. Onun sanatını yeniden insanlarla buluşturabilmek bizim için çok kıymetli.”

“Her eser bizim için ayrı bir hatıra”

Sergi boyunca ziyaretçilerle de yakından ilgilenen Didem Güner, babasıyla ilgili anılarını paylaşırken duygusal anlar yaşadı. Güner, eserlerin yalnızca bir sanat çalışması değil aynı zamanda aileleri için güçlü birer hatıra olduğunu vurguladı.

Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
İçeriği Görüntüle

“Babam resim yaparken çoğu zaman çevresindeki insanları, günlük hayatı ve doğayı resmederdi. Özellikle Bozcaada ve sahil manzaraları onun için çok özeldi. Bu sergide yer alan her parça bizim için ayrı bir değere sahip.”

Çanakkale’de eğitimci kimliğiyle birçok öğrencinin hayatına dokunan Mehmet Sait Özgün’ün eserlerinden oluşan sergi, 10–14 Mart tarihleri arasında sanatseverlerin ziyaretine açık kaldı. Sergi, hem bir sanat etkinliği hem de kente iz bırakan bir eğitimciye duyulan vefanın ifadesi olarak yerini aldı.

Muhabir: SÜHA PARMAKSIZ