Bir yıldan uzun süren sabırlı çalışmalar, binlerce kez şekillenen kil, ilmek ilmek dokunan kilimler ve tuvallere yansıyan duygular… Çanakkale'de altı kadının ortak emeğiyle hazırlanan "Toprağın, Fırçanın, İlmeğin Rengi" adlı karma sergi, sanatseverlerden tam not aldı.

Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Sergi Salonu'nda 9-13 Haziran 2026 tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayan sergide, seramik, resim ve kilim sanatının farklı disiplinleri aynı çatı altında buluştu. Sergide yer alan eserler yalnızca estetik yönleriyle değil, taşıdıkları hikâyeler ve toplumsal mesajlarla da dikkat çekti.

Hilal Kutlu, Ayten Güngördü, Ayşe Şişman, Elif Elmalı, Esin Elmalı ve Nihan Samsun'un imzasını taşıyan sergi, toprağın, fırçanın ve ilmeğin kadın emeğiyle nasıl sanata dönüştüğünü gözler önüne serdi.
Bir Kursla Başlayan Yolculuk, Karma Sergiye Dönüştü
Serginin çıkış noktası ise dostluk ve ortak üretim oldu.

Ayten Güngördü öncülüğünde Güzelyalı Seramik Kursu'nda başlayan çalışmalar, zaman içerisinde güçlü bir sanat ekibine dönüştü. Aynı tutkuyu paylaşan altı kadın, yaklaşık bir yıl boyunca ürettikleri eserleri ilk kez kapsamlı bir karma sergide sanatseverlerle buluşturdu.
Her biri farklı sanat disiplinlerinde üretim yapan ekip, seramikten resme, kilimden doğal malzemelerle hazırlanan çalışmalara kadar geniş bir yelpazede eserler ortaya koydu. Çanakkale'nin doğası, kültürü, tarihi ve son yıllarda yaşadığı yangın felaketleri eserlerin ortak temaları arasında yer aldı.

"Seramik Sabrın Sanatıdır"
Sergide seramik eserleriyle yer alan Hilal Kutlu, seramik üretiminin dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını belirterek her aşamanın ayrı bir heyecan taşıdığını söyledi.

"Seramik gerçekten sabır isteyen bir süreç. Bir eser günlerce emek istiyor. Şekillendiriyoruz, kurumasını bekliyoruz, sırlıyoruz, ardından fırına giriyor. Ama bütün bu emeklere rağmen sonuç her zaman istediğimiz gibi olmayabiliyor. Beklediğimiz kırmızı tonunu yakalayamayabiliyoruz ya da eser fırından kırılmış olarak çıkabiliyor. Bazen kırılan parçaları yeniden değerlendirip başka bir çalışmaya dönüştürüyoruz, bazen ise hiçbir şey yapılamıyor. Ama tüm bu belirsizlikler bile seramiğin en heyecan verici tarafı," dedi.

Kutlu, serginin ortaya çıkış hikâyesini de anlatarak şu ifadeleri kullandı:
"Bu sergi fikri Ayşe Şişman arkadaşımızla şekillendi. Seramiği çok seviyorduk ancak çalışmalarımızı sergileyebileceğimiz bir alan arıyorduk. Daha sonra Ayten arkadaşımız ile seramik çalışmaları için yer arıyorduk. Ayşe Hocamız emekli olduktan sonra Güzelyalı'da kendi atölyesini açınca hep birlikte burada üretmeye başladık. Ekip büyüdükçe artık bu emekleri sergiyle taçlandırmak istedik. Çanakkale'ye özgü metaforlar kullandık. Yangınlar, doğa, toplumsal olaylar ve yaşadığımız coğrafyanın hafızası eserlerimizin temelini oluşturdu,” açıklamasında bulundu.

Emekli Öğretmenden Ücretsiz Sanat Yolculuğu
Emekli Görsel Sanatlar Öğretmeni Ayşe Şişman ise güzel sanatlar ve seramik eğitimi aldığını belirterek, emekliliğin ardından bilgisini paylaşmayı tercih ettiğini söyledi.

Uzun yıllar eğitim hayatının içinde yer alan Şişman, emeklilik sonrasında ücretsiz seramik kursları düzenleyerek birçok kişiyi sanatla buluşturduğunu ifade etti.
Sanatın paylaşarak büyüdüğünü söyleyen Şişman, bugün ortaya çıkan serginin de bu paylaşım kültürünün bir sonucu olduğunu belirtti.
Yangınların Acısını Seramiğe İşledi
Serginin en dikkat çeken çalışmalarından bazıları ise Ayten Güngördü eserleri oldu.
Emeklilik sonrasında yolu seramikle kesişen Güngördü, eserlerinde Çanakkale'nin denizini, dalgalarını ve doğasını zarif dokunuşlarla işlerken, son yıllarda yaşanan orman yangınlarını da sanatına taşıdı.

Güzelyalı'da meydana gelen yangından geriye kalan yanmış parçaları eserlerinde kullanan sanatçı, doğanın yaşadığı yıkımı seramik tablalarına yansıttı.
Bir eserinin yanında yer alan şu sözler ise ziyaretçileri derinden etkiledi:
"Bir orman sadece ağaç değildir. Dalıyla kuşlara yuva, gövdesiyle toprağa can, gölgesiyle insana nefes verir. Ama bir kıvılcım binlerce canı sessizliğe gömer. Sadece ağaçlar değil, binlerce canlının yuvası da yanar."

Bu çalışma, serginin en çok ilgi gören eserlerinden biri oldu.
Üç Nesil Aynı Sergide
Serginin en anlamlı hikâyelerinden biri ise aynı aileden üç kuşağın birlikte üretmesiydi.
Seramik eserleriyle Ayten Güngördü yer alırken, resim çalışmalarını kızı Elif Elmalı ile torunu Esin Elmalı hazırladı.

Üç nesli aynı sergide buluşturan bu ortak üretim, sanatın kuşaktan kuşağa aktarılan güçlü bir miras olduğunu gösterdi. Farklı yaş gruplarının aynı duyguyu farklı tekniklerle anlatması ziyaretçiler tarafından büyük ilgiyle karşılandı.

İlmek İlmek Kültürel Miras
Karma sergide kilim çalışmalarıyla yer alan Nihan Samsun da geleneksel dokuma sanatını modern yorumlarla buluşturdu.

Sanatla iç içe bir eğitimci olan Samsun, ilmek ilmek işlediği kilimlerde yalnızca geleneksel desenlere değil, farklı objelere ve çağdaş yorumlara da yer verdi. Kültürel mirası günümüz estetik anlayışıyla buluşturan eserler, ziyaretçilerden beğeni topladı.

Kadın Emeğinin Sanatla Buluştuğu Sergi
"Toprağın, Fırçanın, İlmeğin Rengi" yalnızca bir karma sergi olmadı; kadın emeğinin, dayanışmanın, sabrın ve üretmenin hikâyesine dönüştü.

Her biri eğitimci, sanatçı ya da üretici kimliğiyle yıllardır Çanakkale'nin kültürel yaşamına katkı sunan altı kadın, sanatın yalnızca estetik değil aynı zamanda toplumsal farkındalık oluşturan güçlü bir ifade biçimi olduğunu eserleriyle ortaya koydu.
Toprak şekillendi, fırça renk kattı, ilmekler kültürü dokudu. Ortaya ise Çanakkale'nin ruhunu taşıyan, doğaya, yaşama ve insana dokunan unutulmayacak bir sergi çıktı.



