Çanakkale Trafiğinde Motosiklet Sınavı: “Sağdan Soldan Estarabim”

Çanakkale, sokakları deniz kokan, bir ucundan diğer ucuna yürüyerek yürümekten keyif alınan o sakin, huzurlu kent ruhunu ne yazık ki hızla kaybediyor.

Son yıllarda nüfus artışı ve araç sayısındaki patlama şehir içi trafiğini zaten bir kördüğüme dönüştürmüş durumda. Ancak bugün Çanakkale sokaklarında yürüyen ya da direksiyon başında olan herkesin ortak bir problemi var: Kontrolden çıkan motosiklet ve kurye trafiği. Şehir, iki tekerlekli bu yeni gerçeklikle nasıl bir arada yaşayacağını bilemediği ciddi bir "motosiklet problemi" ile karşı karşıya.

Pratik Bir Çözümden Kaos Kaynağına Doğru…

Motosikletler, özellikle Çanakkale gibi dar sokaklara sahip, otopark sorununun kronikleştiği bir kentte aslında harika bir ulaşım alternatifidir. Ekonomiktir, az yer kaplar ve trafiği rahatlatır. Hele ki e-ticaretin ve paket servis kültürünün hayatımızın merkezine yerleştiği bu dönemde, kuryeler adeta kentin can damarı haline gelmiştir.

Ancak madalyonun diğer yüzü hiç de parlak değil. Çanakkale’nin kordon boyunda yürürken arkasından korna çalan bir motosikletle irkilmeyen, yaya geçidinde hakkını ararken üzerine sürülen iki tekerlekli yüzünden donup kalmayan bir tek Çanakkaleli var mıdır? Zamanla yarışan kuryelerin aceleciliği, kasksız ve ehliyetsiz gençlerin hız tutkusuyla birleşince, Çanakkale sokakları adeta bir hayatta kalma arenasına dönüştü. Aracımızla trafikte beklerken dahi kuralsızca sağımızdan solumuzdan önümüzde yer tutmaya çalışanlar, aynalarımıza vuranlar, birbirileri ile yarışanlar…

Özellikle kuryelere işveren işletmelerin zaman odaklı çalışmaları, kuryelerin hem birbirleri hem de kendileri ile yarışmalarına sebep olabiliyor. Türkiye genelindeki ölümlü ve yaralanmalı kazaların %50,2'sinden fazlasını motosikletler oluşturmaktadır. Çanakkale karayolu ağında bir yılda toplam 7 bin 976 trafik kazası kaydedilmiştir. Bu kazaların 2 bin 498 adedi ölümlü ve yaralanmalı olarak kayıtlara geçmiş, toplam 80 kişi hayatını kaybetmiştir. Ülke ve bölge genelindeki taşımacılık ile kurye faaliyetlerinin artmasıyla, "incinebilir yol kullanıcısı" sayılan motosiklet sürücüleri kazalarda en çok can kaybı veren ilk grubu oluşturmaktadır. Önlem almada ve bu konuda bilinç sahibi olmakta çok geride bir şehir olduğumuzu söylemek yanlış olmayabilir. Bu insanların canı sokakta mı bulundu ki?

Kaldırımlar Kimin? Yayalar Nerede Yürüyecek? Bisiklet Yolu Kime Ait?

Sorunun en can acıtan kısmı, kuralların tamamen esnetilmiş olması. Demircioğlu Caddesi, İnönü Caddesi ya da çarşı içindeki ara sokaklar… Trafik sıkıştığı anda motosikletlerin doğrudan kaldırımlara yönelmesi artık olağan bir manzara haline geldi. Kaldırımlar yayalarındır; yaşlıların, bebek arabalı annelerin, çocukların güvenle yürümesi gereken alanlardır. Bugün ise Çanakkale’de kaldırımda yürürken bile arkamızı kollamak, gelen bir motor var mı diye sağa sola bakmak zorunda kalıyoruz. Mavi şeritler altında korumaya alınan bisiklet yolu ise motosiklet yolu olmuş durumda…

Bunun yanı sıra ters yön ihlalleri, kırmızı ışıkta durmama alışkanlığı ve abartı egzoz kullanan motosikletlerin yarattığı gürültü kirliliği, kentin yaşam kalitesini günden güne aşağı çekiyor. Gecenin bir yarısı sokak aralarında yankılanan o yüksek sesler, Çanakkale’nin o meşhur huzurlu sessizliğine zarar verebiliyor.

Suçlu Sadece Sürücüler mi? Altyapı ve Denetim Eksiği

Bu kaosta suçu sadece motosiklet sürücülerine atmak büyük haksızlık olur. Çanakkale’nin şehir içi altyapısı, bu kadar yoğun bir motosiklet popülasyonunu kaldıracak şekilde tasarlanmadı. Kentte motosikletlere özel ayrılmış park alanları neredeyse yok denecek kadar az. Hal böyle olunca kaldırımlar, ağaç dipleri ve dükkan önleri motosiklet çöplüğüne dönüyor.

Daha da önemlisi, denetim yetersizliği. Trafik polislerinin ve zabıta ekiplerinin belirli noktalarda yaptığı anlık uygulamalar maalesef kalıcı bir çözüm üretmiyor. Çanakkale’de kuralsızlığı bir alışkanlık haline getiren sürücüler, cezai yaptırımların caydırıcılığını hissetmediği sürece bu kaos büyümeye devam edecektir.

Çözüm: Saygı, Eğitim ve Sıkı Denetim

Çanakkale’de motosikletleri hayatımızdan çıkarmamız ne mümkündür ne de doğrudur. Çözüm, bu araçların kent yaşamına entegre edilmesindedir.

  • İlk olarak, kurye firmalarıyla ortak çalışmalar yapılarak sürücülere zaman baskısı yerine güvenli sürüş eğitimi verilmelidir.
  • Kent merkezinde acilen motosiklet park alanları oluşturulmalıdır.
  • Kaldırım işgallerine, ters yön ihlallerine ve gürültü kirliliği yaratan egzozlara karşı sıfır toleranslı ve sürekliliği olan denetimler başlatılmalıdır.
  • Belirli sürelerde bir motosiklet sürücülerine sağlık denetimlerinin yanı sıra, almış olduğu ceza veya kaza oranına göre başarı karnesi düzenlenip başarılı sürücüler ödüllendirilmelidir.

Çanakkale, birbirinin hakkına saygı duyan insanların şehri olarak bilinir. Trafikte de ihtiyacımız olan tek şey bu karşılıklı saygıyı yeniden hatırlamak ve bunu bir eğitim modeli haline getirerek bir bilinç olarak insanımıza nakletmektir. Unutmayalım ki, kurallara uymayan her motosiklet trafikte bir tehlike; korunmayan her araç ve yaya hakkı ise bu kentin kültüründen kopan bir parçadır.