“Rahmetli Yavuzhan demeye alışamadım”
Bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Yavuzhan Ahıskalı’nın vefatının ardından paylaşım yapan Bülent Turan, ölümün ardından kullanılan “rahmetli” ifadesine dahi alışamadığını belirtti.
“Ne kadar da kolay söylediler. Ahıskalı için söylediler” sözleriyle paylaşımına başlayan Turan, Ahıskalı’nın daha dün yanı başlarında olduğunu, telefonun ucunda ve dilin ucunda olduğunu ifade ederek, “Bir daha Yavuzhan olmayacakmış yanımızda. Bir daha o tok, kalender sesi duymayacakmışız, bir daha o dostluğun, yol arkadaşlığının keyfini tatmayacakmışız” dedi.
Turan, “Rahmetli Yavuzhan” ifadesini kullanmakta zorlandığını belirterek, yıllardır birlikte oldukları dostunun bir anda “rahmetli” olarak anılmasına alışamadığını dile getirdi.
“Yavuzhan bizim için sadece bir ekip üyesi değildi”
Siyasetin ekip işi olduğunu belirten Turan, siyasi çalışmaların arka planında görev yapan ekibin de büyük önem taşıdığını söyledi. Ahıskalı’nın kendileri için yalnızca bir ekip üyesi olmadığını ifade eden Turan, onu “gönül dostu, mesai arkadaşı ve dava için mücadele edilen bir siyaset arkadaşı” olarak tanımladı.
Turan, siyasetin yoğun temposunda en önemli görevlerden birinin “yük almak” olduğunu belirterek Ahıskalı’nın bu konuda öne çıktığını anlattı.
“Bir meseleyi ona havale ettiğimizde, kendi zihnimizde o işi bitmiş ve halledilmiş sayardık ve öyle de olurdu” diyen Turan, pek çok konunun kendilerine ulaşmadan Ahıskalı tarafından çözüme kavuşturulduğunu ifade etti.
“Bir kere bile ‘maaş’, makam veya mevki demedi”
Ahıskalı’nın yıllarca siyaset ve yönetim içerisinde bulunmasına rağmen kendisi için makam, mevki veya daha iyi bir görev talep etmediğini anlatan Turan, onun herhangi bir fotoğraf karesinde görünme çabasında da olmadığını belirtti.
Turan, Ahıskalı’nın vatandaşlarla iletişimine de değinerek, telefonunun sürekli açık olduğunu, kayıtlı ya da kayıtsız arayanlara cevap verdiğini, o an cevap veremediği aramalara ise mutlaka geri dönüş yaptığını söyledi.
Ahıskalı’nın sorunlarla ilgilenirken gönül kırmamayı bildiğini belirten Turan, “Büyük bir kalenderlik, tevazu, teslimiyet ve tevekkül sahibiydi” ifadelerini kullandı.
“Yirmi beş yıllık kaderdaşlığımızın ilk anlarından itibaren…”
Yavuzhan Ahıskalı ile 25 yıllık bir geçmişleri olduğunu belirten Turan, Ahıskalı’nın zaman içerisinde kendileri açısından her problemin çözümünde güvenilen bir isim haline geldiğini ifade etti.
Siyasetin yoğun temposunda aileye zaman ayırmanın zorluğuna da değinen Turan, Ahıskalı’nın tüm iş yüküne rağmen üç evlat yetiştirdiğini belirterek, bu yönünü de anlattı.
Eski tartışmalara sert tepki
Bülent Turan, paylaşımında Ahıskalı’nın geçmişte bazı medya organlarında çeşitli iddialarla gündeme getirilmesine de tepki gösterdi.
Ahıskalı’nın kendisinin ve çevresinin herhangi bir yanlışına şahit olmadığını belirten Turan, buna rağmen bazı kişilerin “etkileşim, tiraj ve siyasi rekabet” amacıyla Ahıskalı’nın ismini iddialarla haberleştirdiğini savundu.
Turan, söz konusu yayınları yapanlara yönelik, “Şimdi mutlu musunuz? Gönlünüz oldu mu? Vicdanınız rahat mı?” diye sordu.
“Yavuzhan Ahıskalı, ‘Danışman’, ‘Erzurumlu’ artık yok, mutlu musunuz şimdi? Gözünüz aydın mı?” ifadelerini kullanan Turan, bu yayınların Ahıskalı’yı üzdüğünü ancak onun bunları dışarıya yansıtmamaya çalıştığını belirtti.
“Kendi partisinden daha fazla hassasiyet beklediğimiz bazı insanlar…”
Ahıskalı’nın hastalık sürecinde bazı siyasi isimlerin tutumuna da değinen Turan, farklı siyasi partilerden taziye telefonları aldıklarını belirtti.
Turan, Ahıskalı’nın yıllarca hizmet ettiği kendi partisinden ise bazı kişilerden daha fazla hassasiyet beklediklerini ifade ederek, bazı isimlerin hastaneye gelmemesini, bazılarının hastalığından ancak vefatından sonra haberdar olmasını, bazılarının ise taziye telefonu dahi etmemesini eleştirdi.
“Yavuzhan Ahıskalı böyle bir hayat yaşadı”
Ahıskalı’nın cenazesinde farklı kesimlerden insanların bir araya gelmesine dikkat çeken Turan, bunun onun insanlarla kurduğu bağın göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.
Turan, Ahıskalı için, “Biz şahidiz, Yavuzhan Ahıskalı böyle bir hayat yaşadı” diyerek dostunun yaşamını; millete hizmet, haktan ve hukuktan ayrılmama, tevazu ve davasına bağlılık üzerinden anlattı.
“Bize, Çanakkale’ye ve bu ülkeye çok emeği geçti, biz kendisinden razıyız” diyen Turan, Ahıskalı için Allah’tan rahmet ve mağfiret diledi.
“Sadece yedisinde, kırkında değil, her gün duamızdasın”
Mesajının sonunda Ahıskalı’ya doğrudan seslenen Bülent Turan, şu ifadeleri kullandı:
“Cenab-ı Hak da gani gani razı olsun. Kabrinde, huzur-u mahşerde geçireceği her anda kendisine rahmeti ve mağfiretiyle muamele eylesin inşallah.
Sadece yedisinde, kırkında değil, her gün duamızdasın Ahıskalı.”




