Bozcaada’nın kıyı kullanımını uzun yıllar etkileyecek “Bozcaada Limanı Yat Yanaşma Rıhtımı” projesinde ihale ve sözleşme süreci tamamlanırken, adada projenin kapsamı, çevresel değerlendirme süreci ve uygulamanın günlük yaşama etkileri konusunda yanıt bekleyen sorular bulunuyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından 4 Aralık 2025’te ihale edilen işin sözleşmesi 2 Mart 2026’da 553 milyon 850 bin TL bedelle imzalandı. Proje kapsamında 291 metre ana dalgakıranın onarılması, ana dalgakıranın 152 metre uzatılması, 165 metre tali dalgakıran yapılması, 135 metre rıhtımın onarılması ve çelik fener kulesi inşa edilmesi öngörülüyor. Bozcaada’daki tartışma ise artık yalnızca limanın yenilenip yenilenmeyeceği üzerinden yürümüyor. Ada sakinleri; yapılacak imalatların kıyı kullanımına, deniz yaşamına, balıkçılığa, işletmelere ve Bozcaada’nın tarihi liman dokusuna nasıl yansıyacağını bilmek istiyor.
Bozcaadalılar imza topluyor: “Proje adaya anlatılsın”
Bozcaada Bizim oluşumu, projenin güncel vaziyet planlarının paylaşılması, çevresel değerlendirme sürecinin açıklığa kavuşturulması ve ilgili kurumların katılımıyla halka açık bir bilgilendirme toplantısı düzenlenmesi talebiyle harekete geçti. Change.org üzerinden çevrim içi imza kampanyası başlatılırken, adada vatandaşlardan ıslak imza da toplanıyor. Toplanan imzaların ilgili kamu kurumlarına iletilmesi ve Bozcaadalıların sorularına doğrudan yanıt verilmesinin talep edilmesi planlanıyor. Talebin merkezinde ise basit bir soru bulunuyor: Bozcaada’nın kıyı yapısında önemli değişiklikler öngören bir proje hayata geçirilmeden önce, proje bütün ayrıntılarıyla ada halkına anlatılacak mı?
Güneşhan: “Bozcaada rant yeri değil, bakir bir mirastır”
Projeye ilişkin en sert açıklamalardan biri YENİ Parti Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan’dan geldi Bozcaada Limanı’ndaki çalışmanın yalnızca teknik bir liman yatırımı olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak projenin ekosistem ve tarihi liman dokusu üzerindeki olası sonuçlarının dikkate alınması gerektiğini söyledi. “Bozcaada Limanı’na yapılmak istenen ‘Yat Yanaşma Rıhtımı’ projesi adanın ekosistemini ve binlerce yıllık antik liman mirasını yok edebilir” ifadelerini kullanan Güneşhan, halkın ve yerel yönetimin karar sürecine yeterince dahil edilmediğini ifade etti. Denizde yapılması planlanan dolgu çalışmalarına dikkat çeken Güneşhan, yüz binlerce tonu aşan taş dolgusu, deniz çayırları, su sirkülasyonu ve tarihi kıyı silüeti konusunda kaygılarını dile getirdi. Güneşhan, yaklaşımını “Bozcaada rant yeri değil, bakir bir mirastır” sözleriyle ifade ederek, projenin uygulanmasından önce doğal ve tarihi değerler üzerindeki etkilerin bütün yönleriyle ortaya konulmasını istedi.
Bağdır: “Bu siyasi bir hareket değil”
Adada yürütülen imza çalışmasına ilişkin Kaleninsesi’ne özel konuşan YENİ Parti Bozcaada İlçe Başkanı Bahar Mete Bağdır ise sürecin yalnızca bir siyasi partinin itirazı gibi değerlendirilmesine karşı çıktı. Bağdır, “Bu siyasi bir hareket değil. Biz ada olarak bunu istemiyoruz” diyerek, projenin farklı siyasi görüşlerden Bozcaadalıların ortak gündemine dönüştüğünü söyledi. Bağdır’a temel sorunlardan biri, ada halkının yapılacak çalışmanın ölçeğini ve Bozcaada’nın günlük yaşamında yaratacağı değişiklikleri yeterince bilmemesi.
Geçmiş yıllarda limana ilişkin daha sınırlı bir düzenleme bilgisinin gündeme geldiğini ifade eden Bağdır, bugün karşılarına çıkan uygulamanın çok daha kapsamlı olduğunu düşündüklerini belirtti. Dolgu ve dalgakıran çalışmalarının deniz yaşamı, su dolaşımı ve kıyıya erişim üzerindeki etkilerinin yetkili kurumlar tarafından açıklanmasını istedi. Limanın bir bölümünde şantiye hazırlıklarının görünür hale geldiğini söyleyen Bağdır, kendilerine 14 Ekim civarında fiziki çalışmaların başlayabileceği yönünde bilgi ulaştığını da aktardı.
2018 tarihli karar bugünkü projeyi kapsıyor mu?
Projenin hukuki ve çevresel boyutundaki temel tartışma ise 2018’e uzanıyor. 28 Aralık 2018’de “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilen çevresel dosyanın adı “Bozcaada Balıkçı Barınağı İskelesi ve Rıhtımın Geliştirilmesi Projesi” olarak kayıtlarda yer alırken, 2025 yılında ihale edilen iş “Bozcaada Limanı Yat Yanaşma Rıhtımı” adıyla yürütülüyor. Bu farklılık, bazı Bozcaadalılar tarafından yargıya taşınan sürecin temel başlıklarından biri oldu. Ancak resmi belgeler tartışmanın yalnızca proje isimlerinden ibaret olmadığını gösteriyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 2019 raporunda da “Bozcaada Limanı Yat Yanaşma Rıhtımı İnşaatı” adı kullanılıyor ve proje için ÇED Gerekli Değildir kararı alındığı belirtiliyor. Bu nedenle esas tartışma, 2018’de çevresel değerlendirmeye konu edilen teknik içeriğin, bugün sözleşmeye bağlanan yapım işinin tüm unsurlarıyla aynı olup olmadığı noktasında toplanıyor.
Belediye de daha ayrıntılı bilgi bekliyor
Tartışmanın bir diğer tarafı olan Bozcaada Belediyesi de projenin uygulama aşamasına ilişkin daha kapsamlı bilgi talep ediyor. Kaleninsesi’nin edindiği bilgiye göre belediyeye proje dosyası ulaşmış durumda ancak çalışmanın sahada nasıl uygulanacağı, limanın nihai görünümü ve ada yaşamında yaratacağı değişiklikler konusunda ayrıntılı bir bilgilendirme yapılmadığı belirtiliyor. Belediye, uygulama başlamadan önce projenin kapsamının ve Bozcaada açısından yaratacağı değişikliklerin net biçimde ortaya konulmasını istiyor. Böylece bilgi talebi yalnızca siyasi aktörlerden gelmiyor. Bozcaada Bizim oluşumunun imza kampanyası, Bağdır’ın ada halkı adına yaptığı çağrı ve belediyenin ayrıntılı bilgi beklentisi aynı noktada birleşiyor.
İmzalar kurumlara taşınacak
Bozcaada Bizim oluşumu tarafından yürütülen kampanya kapsamında toplanan ıslak imzaların ilgili kurumlara ulaştırılması için hazırlıklar sürüyor. Bahar Mete Bağdır’ın Kaleninsesi’ne aktardığına göre Bozcaadalıların talebi, yalnızca projeye itiraz etmekten ibaret değil. Güncel proje ve vaziyet planlarının paylaşılması, çevresel değerlendirme sürecinin açık biçimde ortaya konulması ve yetkili kurumların katılımıyla halka açık bir toplantı düzenlenmesi isteniyor.
Bir tarafta Güneşhan’ın doğal ve tarihi mirasa ilişkin uyarıları, diğer tarafta Bağdır’ın “Bu siyasi bir hareket değil” sözleri; Bozcaada Bizim’in imza kampanyası ve Belediyenin bilgi talebi bulunuyor. Farklı noktalardan gelen açıklamaların ortaklaştığı yer ise aynı: Bozcaada’nın kıyısını, liman kullanımını ve günlük yaşamını uzun yıllar etkilemesi beklenen projenin, fiziki uygulama ilerlemeden önce bütün yönleriyle ada halkına açıklanması talebi.





