Çanakkale’nin önemli tarım merkezlerinden Biga’da salçalık domates ve kapya biber hasadı sürerken, tarlalarda bereketli bir sezon yaşanıyor. Ancak ürün miktarındaki artış, üreticinin yüzünün aynı ölçüde gülmesi anlamına gelmiyor. Artan girdi maliyetleri karşısında ürününü düşük fiyatlarla satmak zorunda kalan üretici, emeğinin karşılığını yeterince alamadığını belirtiyor.

Kaleninsesi olarak Biga’nın Hacıpehlivan Köyü Muhtarı Ahmet Güneri ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, köyde devam eden salçalık domates hasadını, üreticinin maliyetlerini, alım fiyatlarını ve sezonun ekonomik tablosunu değerlendirdik. Güneri, bu yıl verim açısından üreticinin yüzünü güldüren bir sezon yaşandığını ancak maliyetler nedeniyle üreticinin beklediği kazancı elde edemediğini ifade etti.
“ÜRETİM VAR AMA KÂR ÇOK YÜKSEK DEĞİL”
Hacıpehlivan Köyü Muhtarı Ahmet Güneri, bu sezon köyde susuzluk sorunu yaşanmadığını ve başta domates ve biber olmak üzere birçok üründe verimli bir dönem geçirildiğini söyledi.

Üretimin devam etmesinin önemine dikkat çeken Güneri, üreticinin tarlasından ürün almasına rağmen maliyetlerin yüksekliği nedeniyle ekonomik açıdan rahat bir sezon geçiremediğini belirtti. Üreticinin üretimden tamamen vazgeçmesinin mümkün olmadığını ifade eden Güneri, mevcut şartlarda çiftçinin üretime devam etmek zorunda kaldığını ancak elde edilen kârın beklentilerin altında kaldığını dile getirdi.

Güneri yaptığı açıklamada; “Köyde hasat edilen ürünler ise yoğun bir çalışma temposuyla başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin büyükşehirlerine gönderiliyor. Tırlar ve kamyonlar peş peşe yüklenirken, tarlada üretici, yükleme alanlarında ise hareketlilik devam ediyor. Ancak maliyetlerimizi, giderlerimizi karşılaştırdığımızda karımız yüksek değil,” dedi.
“7-8 LİRAYA MAL EDİYORUZ, 10 LİRAYA SATIYORUZ”
Hacıpehlivan’da domates ve kapya biber yetiştiren Saim Yüksel de sezonu değerlendirdi. Yıllarca mandıralarda peynir ustası olarak çalışan ve emekliliğinin ardından köyüne dönerek üretime devam eden Yüksel, bu yıl domates hasadında verimden memnun olduklarını ancak fiyatların üreticiyi yeterince tatmin etmediğini söyledi.

Yüksel, salçalık domatesin kilogramını yaklaşık 7-8 liraya mal ettiklerini, ürünün ise yaklaşık 10 liradan alıcı bulduğunu belirterek, üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi için kilogram fiyatının en az 12-13 lira seviyesinde olması gerektiğini ifade etti.
Bu tablo, Biga dahil olmak üzere, Çanakkale’deki pek çok üreticinin üretimin temel sorununu da ortaya koyuyor: Tarlada ürün var, verim var, ancak üreticinin eline kalan kazanç yüksek değil.
HACIPEHLİVAN’DA SALÇA HAZIRLIĞI BAŞLADI
Ağustos ayının gelmesiyle birlikte Çanakkale genelinde olduğu gibi Hacıpehlivan Köyü’nde de kışlık salça hazırlıkları hız kazandı.

Tarladan özenle toplanan domates ve kapya biberler temizlendikten sonra salça makinelerinde işleniyor. Ardından odun ateşinde kurulan kazanlarda ağır ağır kaynatılan ürünler, kış aylarında sofralarda tüketilmek üzere salçaya dönüştürülüyor.
Köyde domates salçası, biber salçası ve domates-biber karışımı salçanın yanı sıra domateslerin kurutularak kıyma salça haline getirilmesi gibi geleneksel yöntemler de yaşatılıyor.

Hacıpehlivan’da salça hazırlıkları sürerken, köyün üreticileri de kendi tarlalarındaki ürünlerin hasadını gerçekleştiriyor. Faruk Yüksel ve Ziya Öz de bu sezon domates ve biber üretiminde verimli bir dönem geçiren üreticiler arasında yer alıyor. Ancak yüksek verime rağmen artan üretim maliyetleri, elde edilen kazancın aynı oranda yükselmesini engelliyor. Üreticiler, tarladan yüksek miktarda ürün kaldırmalarına rağmen maliyetler nedeniyle sezon sonunda bekledikleri kâra ulaşamadıklarını ifade ediyor.
KAPYA BİBERDE DE HASAT YOĞUN
Hacıpehlivan’da domatesin yanı sıra kapya biber hasadı da tüm hızıyla devam ediyor. Tarladan toplanan biberler kasalarla traktörlere yüklenerek köyün yükleme alanına getiriliyor ve buradan başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin farklı kentlerine gönderiliyor.

İri, etli ve canlı renkleriyle dikkat çeken kapya biberler, Hacıpehlivan’ın tarımsal üretimde öne çıkan ürünleri arasında yer alıyor.
Köyde bir yandan tarladan ürün kaldırmanın, diğer yandan kışlık hazırlıkların telaşı yaşanırken üreticinin gündeminde ise aynı soru bulunuyor: Bereketli bir sezon, üreticinin cebine de bereket olarak yansıyacak mı?
TARLANIN GÖRÜNMEYEN EMEĞİ: KADINLAR
Hacıpehlivan’da domates ve kapya biber hasadının yükünü, üretimde aktif olarak çalışan 30-60 yaş arasındaki kadınlar da omuzluyor. Günün erken saatlerinde tarlaya giren kadınlar, özenle topladıkları ürünleri kasalara doldurarak hasadın en yoğun aşamasında büyük emek harcıyor. Sıcak hava ve uzun çalışma saatlerine rağmen üretimin her aşamasında yer alan kadınlar, tarladan sofraya uzanan zincirin en önemli halkalarından birini oluşturuyor. Hacıpehlivan’da bereketli hasadın arkasında, toprağa alın terini bırakan kadınların emeği de bulunuyor. Üretimin yükünü omuzlayan kadınların emeği, yalnızca ürünün miktarına değil, köyün tarımsal üretim kültürünün devamlılığına da katkı sağlıyor.

Hacıpehlivan’da bu sezonun tablosu, tarımsal üretimde yalnızca verimin değil, üreticinin eline geçen fiyatın ve artan maliyetlerin de belirleyici olduğunu bir kez daha gösteriyor.



