Beni tanımak ister misiniz…😊

Hayatın yükünü genç yaşta omuzlamış; emeğin, yokluğun ve onurun değerini iyi bilen bir kadınım. Bir kamu kuruluşunda genç yaşta çalışmaya başlayan ve yine genç yaşta emekli olmak zorunda kalanlardanım. Fakat hayat karşıma ne koyarsa koysun, kendimi yeniden inşa etmeyi seçtim. Çalışırken 40 yaşıma girdiğimde üniversite okuma hayalimin içimde hâlâ capcanlı durduğunu gördüm ve 40 yıl sonra eğitimime devam ederek o kapıyı yeniden araladım.

Yaşadıklarımı saklamayı değil, paylaşarak iyileşmeyi seçtim. Bu yüzden yazdıklarım sadece cümle değildir; bir ömrün içinden süzülen duyguların, tanıklıkların ve sessiz çırpınışların izidir.

Köşe yazılarımda büyük sözlerin değil, hayatın içindeki küçük ama gerçek ayrıntıların peşindeyim.

Bir annenin iç sızısını, bir babanın gurbet yolunu, bir teşekkürün sade gücünü, iyiliğin sessiz bahçesini anlatırken okura aslında tek bir şey söylüyorum:

“Yalnız değilsiniz.”

Kalemim öğüt veren bir ses taşımaz; gözlem yapan, hisseden ve insanın iç sesine dokunan bir dil kullanırım. Çünkü yazmak benim için hem hatırlamak hem de iyileşmektir.

Her yazıdan sonra okurda küçük bir ayna bırakabilmişsem, kalbimde bir ışık eksilmez.

Slogan: “Hayatın içinden geçen cümlelerimle, kalbinize dokunmaya geliyorum.”