1999 yılının ortalarında Çanakkale’ye geldiğini anlatan Prof. Dr. Harun Baytekin, aradan geçen sürede hem üniversitenin hem de kentin büyük bir değişim yaşadığına tanıklık ettiğini söyledi. Baytekin, göreve başladığı yıllarda Terzioğlu Yerleşkesi’nde yapılaşmanın henüz devam ettiğini, Ziraat Fakültesinin bazı alanları diğer akademik birimlerle ortak kullandığını hatırlattı.

Bugün gelinen noktada ise ÇOMÜ’nün fakülteleri, öğrencileri ve akademik yapılanmasıyla çok daha geniş bir yapıya kavuştuğunu ifade eden Baytekin, üniversitenin yalnızca eğitim veren bir kurum olarak değil, Çanakkale’nin sosyal ve ekonomik hayatının önemli aktörlerinden biri olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Akademik bilgi üniversitenin duvarları arasında kalmamalı

ÇOMÜ’nün merkezdeki fakülteleri ve ilçelerdeki meslek yüksekokullarıyla farklı alanlarda insan kaynağı yetiştirdiğini belirten Baytekin, üniversitede üretilen bilginin kentte daha görünür hale gelmesi gerektiğini söyledi.

Özellikle tarım alanında akademi ile üretici arasındaki bağın güçlendirilmesini önemsediklerini anlatan Baytekin; ziraat odaları, üretici birlikleri ve çiftçilerle gerçekleştirilen buluşmaların bilimsel bilginin sahaya aktarılması açısından önemli olduğunu kaydetti.

Çocukluk yıllarından bu yana tarımla iç içe olduğunu söyleyen Baytekin, üretim yöntemlerinin değişmesiyle birlikte çiftçinin ihtiyaç duyduğu bilginin de arttığını belirterek, “Teknoloji gelişti, bilgiye erişim kolaylaştı ancak üretim maliyetleri de önemli ölçüde arttı. Üreticimizin toprak hazırlığından ekim zamanına, gübre ve ilaç kullanımından sulamaya kadar çok daha fazla bilgiye ihtiyacı var” dedi.

“Akademik ortamda siyasi kimliği öne çıkarmak doğru değil”

Siyasi görevi ile akademisyen kimliğini birbirinden ayırdığını belirten Baytekin, üniversitedeki çalışmalarında siyasi aidiyetin değil bilimsel ilkelerin esas olması gerektiğini ifade etti.

Baytekin, “Akademik ortamlarda siyasi kimliği öne çıkarmak ahlaki değildir. Derslerin yürütülmesinde, araştırmalarda ve bilimsel yayın faaliyetlerinde tamamen akademik değerler doğrultusunda hareket ederiz” dedi.

Sahada siyasi çalışmaları sırasında ise vatandaşların kendisine yalnızca siyasi konularda değil, özellikle tarımsal üretim konusunda da danıştığını anlatan Baytekin, akademik birikimini üreticilerle paylaşmaya devam ettiğini söyledi.

Baytekin, “Milletimizin hizmetindeysek insanları ayırt etme lüksümüz yok. Hepimiz bu ülkenin bir ferdiyiz ve bu ülkede herkes eşit yaşama hakkına sahip olmalıdır” ifadelerini kullandı.

Her gün binlerce öğrenci aynı anda kampüsten ayrılıyor

ÇOMÜ’nün büyümesinin kent ulaşımı üzerindeki etkisine de değinen Baytekin, özellikle Terzioğlu Yerleşkesi’nde ders çıkış saatlerinde oluşan öğrenci yoğunluğuna dikkat çekti. Baytekin’in verdiği bilgiye göre günlük yaklaşık 15-20 bin öğrenci derslerin ardından kampüsten kent merkezine doğru hareket ediyor.

Mevcut toplu taşıma hatlarının bu hareketliliğe göre yeniden ele alınabileceğini savunan Baytekin, öğrencilerin önemli bölümünün Esenler ve kent merkezindeki yerleşim bölgelerine yöneldiğini söyledi.

UFO görüntüleri çekmişti, Yalçın Yalman hayatını kaybetti
UFO görüntüleri çekmişti, Yalçın Yalman hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

“Bazı otobüs hatları dünya turu yapıyor”

Uzun güzergâhların hem seyahat süresini artırdığını hem de toplu taşımayı öğrenciler açısından daha az cazip hale getirdiğini belirten Baytekin, ulaşımda merkezden aktarmalı bir model önerdi.

“Bazı otobüs hatları dünya turu yapıyor. Kampüsten ayrılan öğrencilerin çok azı iskelenin ötesine geçiyor ancak araçlar bütün güzergâhı dolaşıyor. Toplu taşıma Çanakkale’de bölünebilir; iskele, çarşı veya Cumhuriyet Meydanı merkezli hale getirilebilir” diyen Baytekin, kuzey ve güney yönüne gidecek yolcuların merkezi noktalardan farklı hatlara aktarılabileceğini söyledi.

İkinci araca geçişte daha düşük bir aktarma ücreti uygulanmasını öneren Baytekin, böyle bir sistemin güzergâhları kısaltırken öğrencilerin ulaşım maliyetini de azaltabileceğini ifade etti.

Toplu taşıma ücretlerinin bazı öğrencileri özel araca yönelttiğini de söyleyen Baytekin, öğrencilerle yaptığı görüşmelerden bir örneği paylaşarak, “Öğrencilerimize ‘Neden arabayla geliyorsunuz?’ diye soruyorum. ‘Hocam, iki arkadaş bilet parasına gelip gidiyoruz’ diyorlar. Toplu taşıma daha pratik ve ekonomik hale getirilirse öğrencilerimiz de rahat eder” dedi.

Baytekin’in değerlendirmelerinde üniversite ile kent arasındaki ilişkinin yalnızca öğrenci sayısıyla sınırlı olmadığı; akademik bilginin üretime aktarılması, öğrencilerin günlük kent yaşamına katılımı ve üniversitenin oluşturduğu ulaşım hareketliliğinin birlikte planlanması gerektiği başlıkları öne çıktı.

Muhabir: Deniz Çetin