İYİ Parti Çanakkale İl Başkanı Prof. Dr. Harun Baytekin, kırsal bölgelerde yaşayan öğrencilerin eğitim hizmetlerine erişimi ve taşımalı eğitim uygulamalarına ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. Köylerde nüfusun azalması, tarımsal üretimin zorlaşması ve gençlerin kırsaldan uzaklaşması gibi sorunlara dikkat çeken Baytekin, eğitim olanaklarının korunmasının köy yaşamının devamlılığı açısından da önemli olduğunu belirtti. Taşımalı eğitim kapsamında gerçekleştirilen ihalelerde öğrenci başına belirlenen ücretlerin taşımacılık maliyetlerini karşılamamasının hizmetin yürütülmesini güçleştirebileceğini ifade ederek Bakanlığın kalıcı çözümler üretmesi gerektiğini dile getirdi.
“Tasarrufun Bedelini Köy Çocukları Ödüyor”
Kırsalda yaşamını sürdürmeye çalışan ailelerin çocuklarının eğitimi konusunda da güçlüklerle karşı karşıya kaldığını belirten Baytekin, “Köylerimizde nüfus azalıyor, üretim yapmak zorlaşıyor, gençlerimiz geçim kaygısıyla köylerinden uzaklaşmak zorunda kalıyor. Bütün bu sorunların ortasında, köyünde kalmak ve üretmeye devam etmek isteyen ailelerimiz bir de çocuklarını okutabilmek için mücadele veriyor” dedi.
Taşımalı eğitim ihalelerinde belirlenen ücretlerin önemine değinen Baytekin, “Taşımalı eğitim kapsamında açılan ihalelerde öğrenci başına belirlenen ücretlerin servis taşımacılığının gerçek maliyetlerini karşılamaması, kooperatiflerin ve taşımacıların ihalelere katılmamasına yol açabiliyor” ifadelerini kullandı.
Taşıma hizmetinin yalnızca ihale süreçlerinden ibaret olmadığını belirten Baytekin, “İhale açmakla eğitim hizmeti sağlanmış olmaz. Asıl mesele, çocukların okullarına güvenli, düzenli ve sürdürülebilir biçimde ulaşabilmesini sağlamaktır. Millî Eğitim Bakanlığı’nın görevi yalnızca kâğıt üzerinde bir sistem kurmak değil, bu sistemin sahada çalışmasını temin etmektir” sözleriyle Bakanlığın sorumluluğuna dikkat çekti.
“Eğitim Hakkı Ailenin Maddi Gücüne Bırakılamaz”
Taşımalı eğitim ve barınma olanaklarının kırsalda yaşayan aileler açısından taşıdığı önemi ele alan Baytekin, çocuklarının eğitimini sürdürebilmeleri için il ve ilçe merkezlerinde ev kiralamak veya yurt bulmak zorunda kalabilen ailelerin ekonomik yüklerine değindi.
Baytekin, “Peki, bir çiftçi ailesi çocuğunun eğitimini sürdürebilmek için şehir merkezinde ev kiralayamıyorsa ne yapacak? Bir ailenin maddi imkânları yeterli değilse çocuğu eğitiminden vaz mı geçecek? Köyde doğan bir çocuk, yaşadığı yer nedeniyle eğitim olanaklarından daha az mı yararlanacak?” diye sordu.
Eğitim olanaklarına erişimin ailelerin ekonomik durumuna veya yaşadıkları yerin uzaklığına bağlı olmaması gerektiğini ifade eden Baytekin, “Eğitimde fırsat eşitliği, yalnızca şehir merkezlerinde yaşayan çocuklar için değil, ülkemizin en uzak köylerinde yaşayan çocuklarımız için de geçerli olmalıdır” dedi.
Lise Öğrencilerinin Durumuna da Dikkat Çekti
Kırsaldaki eğitim olanaklarına ilişkin değerlendirmelerinin yalnızca ilkokul ve ortaokul öğrencilerini kapsamadığını belirten Baytekin, lise çağındaki gençlerin de ulaşım ve barınma sorunlarıyla karşılaşabildiğini ifade etti. Gençlerin eğitimlerini sürdürebilmek için ailelerinden ve köylerinden uzaklaşmak zorunda kalmalarının kırsal yaşam açısından doğurabileceği sonuçlara dikkat çekti.
Baytekin, “Tarımda genç nüfusun azalmasından, kırsal yaşamın gerilemesinden ve üretimin sürdürülebilirliğinden söz ederken köy çocuklarının eğitim olanaklarını daraltmak büyük bir çelişkidir. Köyleri yaşatmanın yolu, orada yaşayan insanların eğitim, sağlık, ulaşım ve sosyal hizmetlere erişimini güvence altına almaktan geçer” ifadelerine yer verdi.
Millî Eğitim Bakanlığı'na Çözüm Çağrısı
Açıklamasında Millî Eğitim Bakanlığı'na yönelik taleplerini de sıralayan Baytekin, köy okullarının öğrenci sayıları ve yerel koşullar dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesini, kapalı okulların eğitim öğretime açılması için çalışma yapılmasını istedi.
Taşımalı eğitim ihalelerinin gerçek maliyetler üzerinden düzenlenmesi gerektiğini belirten Baytekin, sonuçsuz kalan ihalelerin bulunduğu yerleşim yerleri için acil çözümler geliştirilmesi çağrısında bulundu. Lise çağındaki öğrencilerin ulaşım ve barınma ihtiyaçlarının ele alınmasını, kırsal bölgelerde eğitim planlamasının uzun vadeli yapılmasını ve köylerin geleceğinin de bu süreçte gözetilmesini talep etti.
Kamu kaynaklarının verimli kullanılmasının önemine de değinen Baytekin, “Eğitim hizmetinin maliyeti hesaplanırken yalnızca bugünün bütçesine değil, eğitime erişemeyen çocukların ve giderek boşalan köylerin geleceğine de bakılmalıdır” dedi.
“Köy Çocuklarının Okuma Hakkı Korunmalı”
Kırsal yaşamın ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için eğitim olanaklarının güvence altına alınması gerektiğini belirten Baytekin, köy çocuklarının eğitim hakkının ekonomik gerekçelerle sınırlandırılamayacağını ifade etti.
İYİ Parti Çanakkale İl Başkanı Prof. Dr. Harun Baytekin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Millî Eğitim Bakanlığı’nı, taşımalı eğitim sisteminde yaşanan sorunları görmezden gelmek yerine çözüm üretmeye davet ediyoruz. Köy okulları yeniden açılmalı, taşımalı eğitim sistemi gerçekçi ve işler bir yapıya kavuşturulmalıdır.
Unutulmamalıdır ki köy çocuklarının eğitim hakkı bir lütuf değil, devletin yerine getirmek zorunda olduğu temel bir sorumluluktur. Çocuklarımızın geleceği bütçe hesaplarına sıkıştırılamaz. Köy çocuklarının okuma hakkı korunmalı, aileler bu mücadelede yalnız bırakılmamalıdır.”




