Bayramiç İzlenimleri

Çanakkale’de Valilik, Nevruz kutlamaları için izin isteyenlere tarih olarak dünü verdi. 20 Nisan yerine 21 Nisan denildi.

Akreditasyon izni konusunda da bazıları ‘sardalye balık tarifli’ gazete çıkarılmayı tavsiye etmiş. Eski mesleğinden bir türlü kopamıyor arkadaş. Hazır eskilerden açılmışken şu stim kazanlarında ölen işçilerle ilgili de bir şeyler söyleyebilseydi. Gece yarısı sendikal anlaşmaları iptal için notere mesai yaptırma hikayesine yer verseydi.

Çok daha anlamlı olurdu…

BAYRAMİÇ İZLENİMLERİ

CHP Milletvekili Bülent Öz, belediye başkanının protesto edildiği törenlerle ilgili yaptığı açıklamada; stadyuma “Çanakkaleliler alınmadı” iddiasında bulunuyor. CHP Merkez İlçe Başkanı Celal Karakaş, “Gündüz stadyumdaki törenlere katılmayan binlerce Çanakkaleli gece fener alayına katıldı” diyor. Ve diğerleri, benzer söylemler.

18 Mart Stadyumuna alınanlar için acaba kimlik tespiti mi yapıldı? CHP’lilerin iddialarından ben bunu anlıyorum.18 Mart Stadyumuna girmek için nüfus veya muhtarlıktan ikamet belgesi mi istenmiş? Gece fener alayına katılanların hepsini “CHP’li’ olarak görmek mi lazım? Aslında tüm bu soruların yanıtı “hiçbiri” ama gereksiz, boş tartışmalara illa katılacağız ya, eh ucundan da olsun dokunalım.

Ak Partili bir vatandaş anlatıyor o geceyi “Fener alayı CHP’lilerin alternatif kutlaması değil ki. Eşim, çocuğumla birlikte ben de katıldım. CHP Milletvekilleri en önde yürümüş. Bana ne. Benim partimin yönetici, milletvekili yokmuş. Olması mı gerekir?”

Tartışmaların yaşandığı günün gecesi Ülgür Gökhan’ın memleketi Bayramiç’teyiz. Ak Parti İlçe Danışma toplantısı için davetliydik. Bir süre sonra Bayramiç’te sokağın nabzını tutmak ve biraz da İlçenin gece hayatı ile ilgili gözlemlerde bulunmak üzere kendimizi caddelere atıp şöyle bir tur yaptık.

Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın gündüz değindiği CHP’li Çanakkale Belediyesi için mor renkli kutlama afişleri Bayramiçlilerin dilinde. Milli mücadele yıllarında Bayramiç hakkında özet bilgilerden sonra laf dönüş dolaşıyor mor renkli afişlere geliyor. Bayramiçliler hep 7 Haziran sonrası dağıtılan pilav, hem de afiş rengiyle ilgili çok sert eleştiriler yapıyor.

“Hangi partiye oy verdin’ diye soruyorum vatandaşlara tek biri “AK Parti’ demiyor ama mor renkli kutlama ve pilav konusunda hayli tepkililer. İçlerinden biri “Ben CHP’ye verdim” diyor ve arkasından ekliyor “Çanakkale’de olup bitenleri gördükten sonra bir daha tövbe.”

Yeniden salona dönüyoruz. Kürsüde Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, terör başta olmak üzere, yeni anayasa, yatırımlar hakkında konuştuktan sonra konuşmasının bir bölümü Çanakkale’de CHP- HDP ittifakı. Turan, çok sert sözlerle eleştiriyor. Atatürkçü, ulusalcı CHP çizgisinin kaybolduğunu anlatıyor.

Salondaki kalabalık ayakta alkışlıyor.

Yeniden salon dışına çıkıyoruz, Ezine Akköylü olduğunu söyleyen bir vatandaş soruyor “Parti için mi geldiniz?”. Evet diyor ve ben de ona bir soru yöneltiyorum “CHP eski Milletvekili M. Serdar Soydan’ın köyü yani. Hayrola ne işin var burada?”

Özel bir iş için geldiği yanıtını verdikten sonra devam ediyor “Köylümüz diye oy verdim ama bir gün olsun gelip derdimizi sormadı. Tek bir çivi çakmadı köye.” Konuşmasından anladığım ; belli bir siyasi görüş taşımıyor ama Soydan nedeniyle CHP’ye kırgın…

Bayramiç, bir zamanlar sağ kesim tarafından‘Küçük Moskova’ gibi görülürdü. CHP’lilerin çoğu da bu tanımdan dolayı mutlu olurlardı. Bireysel hatalar, CHP’ye önce seçim kaybettirdi şimdi de bireysel hatalar yüzünden halk CHP’ye küskün.

CHP’nin izlediği genel siyasi stratejiyi de halk beğenmiyor.

Son durağımız Bayramiç Çavuşköy. Halk hiç çekinmiyor. Eskiden ‘idare’ dediğimiz küçücük gazlı aydınlatmalar kullanırdı şimdi bırakın köyün aydınlatılmasını, ahırlara gidilen yollar için aydınlatma direkleri istiyor. Trofa yetmedi deyip iktidar milletvekiline şikayet ediyor.

Halkın iktidar beklentilerinde sınır, yetinme kalkmış ‘daha fazlası’ istenirken, muhalefetle arasına da keskin set çekmiş.

Sözlerini hiç esirgemiyor seçmen…

NUAMMER MÜDÜR

Bir zamanlar metruk, rüzgar estiğinde her şeyin savrulduğu havaalanı eski futbol sahasının yerine devlet imkanlarıyla Çok Amaçlı Gençlik Merkezi kuruldu. Ancak bu tesisin hizmete faal olarak girmesi için bazı eksikler var.

Hani derler ya; yüzdük kuyruğuna geldik. O misal. İki cam takılacak. Üç beş sıva ama aylarca tek bir dokunuş yok. Müteahhit firma şantiye binalarını da kaldırdı, tek bir konteynır bıraktı. Bitim tarihi, geçtiğimiz ocak ayının başı idi. Gençlik Spor İl Müdürü Nuammer Uslu, firma için ‘cezaya girdi” diye bir açıklama yapmıştı iki ay önce. O gün, bugün tek bir çivi çakılmadı ve mevcut yapı da çürümeye terk edildi. Her yağmurda camsız pencerelerden sular giriyor.

Nuammer Müdür; suni çim sahayı gençler kullanıyor ama bırakılan çöpleri temizleyecek tek bir çaba yok. Müdür Bey, biraz diyorum şu siyasete yakın durmaktan zaman ayırıp tesisle bir zahmet ilgilensen. Tesisin etrafında tel örgülere bakıp insanlar soruyor “Cezaevine mi dönüşecek?”

Çanakkaleliler yanıt bekliyor sayın müdür.