Başkanı Dinlerken

Galatasaray'ın eski 2. başkanı Adnan Öztürk, bizzat Sarı Kırmızılı Kulübün disiplin kuruluna

 yazılı başvuruda bulunarak başkan kontenjanından kulübe üye yapılan 15286 sicil nolu Zekeriya Öz'ün üyelikten çıkarılması için dilekçe ile başvurmuş.

Yönetimlerin bugüne kadar işlem yapmamış olmaması zaten başlı başına skandal. Galatasaray’ı paralel yapı ile bağdaştıran bu duruma disiplin kurulu ne yanıt verecek? Bekleyip göreceğiz. Dursan Özbek başkan, siz ne düşünürsünüz bu hususta…

BAŞKANI DİNLERKEN

Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, katılımcı yönetim adı altında mahalle gezilerine başladı. Sunumlar yapılıyor, bir anlamda belediye hizmetleri icraatları hakkında bilgi paylaşımı yapılıyor. Ancak mahalle insanını doğrudan bağlayıcı kılan doğurucu içerik yok sunumlarda. Bir nevi siyasi çalışma gibi algı yaratıyor.

Örneğin, İsmetpaşa’nın konusu olan Barbaros’ta anlatılıyor. Sosyal Konutlar meselesinin ne alakası varsa, getirilip Barbaros’ta irdeleniyor. Barbaros’un (Beldemiz), ulaşım sorununa değinilmiyor. Bir partili (CHP Merkez yöneticisi Alirıza Berkit), sorunu toplantıya taşıyor ama tatmin edici bir açıklama yok.

CHP’li başkan, belediye bina inşaatını taşıyor toplantıya. Bir alaka kuramadım. Yine hobi bahçeleri mevzusu. Barbaros’u ilgilendiriyor mu? Hobi bahçesi için mahalleler arası planlama yapıldı mı? Tek bir yaşam alanı için sınırlı tutulan hobi bahçeleri..

İçerik anlamında Barbaros’ta yoksa…

İcraatın içinden programı gibi dememin sebebi bu.

Siyasi çalışma olarak değerlendirme nedenim de bu.

ANADOL’A İLGİ !

Salondaki insan sayısına bakarsak bir elin parmakları kadar. CHP’nin uzun yıllar Grup Başkanvekilliğini yapmış eski İzmir Milletvekili Kemal Anadol’un vekil olarak Çanakkale’ye geldiği günleri hatırlıyorum, bir de Kültür’deki insan kalabalığına, nereden nereye.

Siyasette ahdi vefa diye bir kavram vardır. CHP’de ahdi vefanın olmadığını birçok kez tanık olmuştuk gerçi ama Anadol’u ağırlarken farklı beklenti içendeydim. En yakın yol arkadaşı Ahmet Küçük, o salonda olamaz mıydı mesela?

Görüşlerine katılmasam da sonuçta Anadol, CHP’lilerin bir zamanlar “Kemal ağabeysi” idi. Kasketiyle kırsal seçmene daha yakın dururdu.

Bugün sadece eski CHP’liler salonda Kemal Anadol’u dinliyor.

Anadol’a olan ilgisizlik mi gerçekten yoksa bugünkü yönetim ‘üzerimi çizmesin’ diye bir kaygı mı söz konusu olan. Öyle ya, sonunda parti üyeliğinden ihraç bile ediliyor insanlar.

Hele koltuğu bırakmaya gör.

Gerçekten üzücü…

SARIÇAY’DA BİR KUTU

Yaşam Gazetesinin dünkü sayısında manşet haber ‘sihirli kutu’ diye verilmiş.

Nedir sihirli kutu?

Fotoğraf anlatıyor. Etrafı betonla örülmüş atık deşarj tahliye kutusu. Vana dahi konulmuş. Belki olası yangın vanası diye bakacağım ama şehir içindekilere hiç benzemiyor. Ucundaki boru belli ki Sarıçay yatağına akıtma yapma amaçlı monte edilmiş.

Yağmur suyu tahliyesine de pek benzemiyor. Sihirli kutunun etrafında ne var? Pompalama sistemiyle deşarj mı yapılıyor. Orası belli değil. Askeri yasak bölge kapsamı içinde kaldığından etraflıca araştırma yapılamamış.

Peki hangi sıvı Sarıçay yatağına deşarj ediliyor. Etrafta sanayi kuruluşu da yok. Eskiden karşı yakada bir sanayi kuruluşu vardı ama günümüzde faal değil. Zaten sihirli kutu ile mevki anlamında alakası da yok. Fiziki şartlar v.s mümkün değil. O halde deşarj tahliye kutusu ne amaçla kuruldu?

Bütün bu soruların cevabı şimdilik muamma.

Çanakkale Belediyesi, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü bu konuda ne biliyor? Sarıçay dere suyu açısından bir risk oluşturuyor mu? Bu konuda etraflıca bilgiye ihtiyaç var diye düşünüyorum.

O kutu oraya niye kondu?

Gerçekten insanı meraklandırıyor.