Eğitim-Bir-Sen Çanakkale 1 No’lu Şube Başkanı Resul Can, Milli Eğitim Bakanlığının 2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin genelgesinde öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının önlük giymesine yönelik düzenlemeye yer verilmesinin kamuda kılık kıyafet tartışmalarını yeniden gündeme getirdiğini söyledi.
Eğitim-Bir-Sen olarak yıllardır özgürlüklerin yanında, baskı ve dayatmaların karşısında durduklarını belirten Can, kamu çalışanlarının kıyafet tercihleri nedeniyle ayrımcılığa maruz bırakılmaması gerektiğini ifade etti.
“Serbest kıyafet eylemimizin özü özgürlüktür”
Eğitim çalışanlarının milletin değerlerini, mesleğin saygınlığını ve toplumsal hassasiyetleri gözeterek kıyafetlerini özgürce seçebilmelerini savunduklarını dile getiren Can, 2013 yılında başlatılan sivil itaatsizlik eyleminin de bu anlayış doğrultusunda sürdürüldüğünü kaydetti. Can, “Elbette özgürlük, sorumluluktan bağımsız değildir. Öğretmenlik, mesleki saygınlığı korumayı, örnek olmayı ve çocuklarımızın gelişimine karşı yüksek sorumluluk taşımayı gerektiren özel bir meslektir” dedi.
Eğitim çalışanlarının bu sorumluluğun bilincinde olduğunu belirten Can, meslektaşlarına güvendiklerini ifade etti.
“Meseleyi önlük taraftarlığı ya da karşıtlığı üzerinden tartışmıyoruz”
Önlük düzenlemesinin yalnızca “önlük taraftarlığı” veya “önlük karşıtlığı” üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Can, asıl meselenin özgürlük ile mesleki sorumluluk arasında adil ve kalıcı bir denge kurulması olduğunu söyledi.
Can, “Asıl mesele, eğitim çalışanlarının özgürlük alanını korurken öğretmenlik mesleğinin saygınlığını ve kamu hizmetinin gereklerini birlikte gözetebilecek adil ve kalıcı bir dengenin kurulmasıdır. Bu dengenin tek taraflı dayatma ve baskıyla kurulması mümkün olamaz” ifadelerini kullandı.
“Bakanlığın düzenlemesinde art niyet aramıyoruz”
Son dönemde eğitim kurumlarında çekildiği iddiasıyla sosyal medyada yayılan bazı görüntülerin toplumda tepkiye neden olduğunu hatırlatan Can, bu tepkiler doğrultusunda tedbir arayışına girilmesini anlayışla karşıladıklarını belirtti.
Kamuda hakim, avukat ve doktor gibi bazı meslek gruplarına özgü kıyafet uygulamalarının bulunduğuna dikkat çeken Can, Bakanlığın önlük düzenlemesinde herhangi bir art niyet aranmasını doğru bulmadıklarını söyledi. Can, “Düzenlemeyle varılmak istenen hedefin, bugün de devam eden sivil itaatsizlik eylem kararımızla çelişen bir yönü bulunmadığını değerlendiriyoruz” dedi.
“Çözümün adresi KPDK”
Genelge üzerinden yürütülen tartışmaların, sivil itaatsizlik eylemlerine konu olan sorunun kalıcı şekilde çözülmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Can, Memur-Sen’in Kamu Personeli Danışma Kurulunun “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik” gündemiyle toplanması yönündeki çağrısına dikkat çekti.
Can, sınırları ve yöntemi açıkça belirlenmemiş uygulamaların yeni tartışmalara yol açabileceğini belirterek, “Dünyanın kritik bir süreçten geçtiğinin hatırlatılıp milli birliğe duyulan ihtiyacın sıklıkla vurgulandığı bir dönemde, sınırları ve yöntemi açıkça belirtilmemiş uygulamaların oluşturacağı gereksiz tartışmaların yorgunluktan başka bir sonuç üretmeyeceği bilinmelidir” diye konuştu.
“Kalıcı düzenleme bütün kamu görevlilerini kapsamalı”
Çözümün KPDK olduğunu vurgulayan Resul Can, önlük uygulamasının gerilim konusu haline getirilmemesi gerektiğini söyledi. Can, “Bakanlığın önlük uygulamasını istismar ederek gerilim üretmek isteyenlere fırsat verilmemeli, konu KPDK’da sosyal taraflarla birlikte ele alınmalı, milletimizin değerlerini ve beklentilerini, mesleki sorumlulukları ve çalışanların özgürlüğünü gözeten kalıcı bir düzenleme bütün kamu görevlilerini kapsayacak şekilde hayata geçirilmelidir” ifadelerini kullandı.