Emeklilik şirketleri, kıdem tazminatındaki birikimleri yönetmeye talip.
Bu konu iktidarın epey başını ağrıtır.
Çanakkale’de Pazar günü bu sesleri duyduk..
BAŞARILI SINAV
Türk-İş , kitlesel katılımla Çanakkale’de 1 Mayıs’ı kutladı. Kordon Boyundaki mitingi alanı ekranlara yansıdı, gerçekten arka plan fotoğrafı tam bir poster idi. Maket Troya atı, boğaz hattında çalışan feribotlar, İskele meydanı canlı görüntülerle aktarıldı.
Bayram havası hakimdi. Ne bir şiddet, ne çatışma, ne de güvenlik noktasında polise direnme gibi hiçbir olumsuzluk yansımadı. İşçi temsilcilerinin verdiği mesajlar işçi sorularına çözüm önerileri ve daha birçok içerik demokrat biçimde dile getirildi, canlı yayında yorumcular değerlendirmeler yaptı.
Barış ve bayram havasında geçen 1 Mayıs’ta Çanakkale ‘korkunun yenildiği İl’ olarak teröre meydan okudu.
Türk-İş üyelerinin Şehitlik ziyaretleri için tahsis edilen feribotlar ve ulaşım gibi organizasyonlardan da bahsetmek lazım. Sorunsuz bir şekilde hem miting yapıldı hem de ziyaretler. Bu konuda GESTAŞ dahil Çanakkale Valisi Hamza Erkal, Emniyet Müdürü Yılmaz Özden’e ve Çanakkale Polis Teşkilatı dahil her emeği geçen insanlara teşekkür etmemiz lazım.
Güzel havanın da etkisiyle Pazar gününü dışarıda geçirmek isteyen aileler, gençler vardı. Güvenlik tedbirlerinden hiç rahatsız olunmadı. Türk-İş, miting alanını boşalttıktan sonra Kordon gezintisi ile insanlar mutluydu. Keza işyerleri açısından da sıkıntı olmadı.
Türk-İş ardından yapılan ikinci yürüyüş ve Cumhuriyet Meydanındaki miting de sorunuz şekilde yapıldı burada DİSK İl Temsilcisi ve Genel-İş Şube Başkanı Erdinç Uslan’ı kutlamak lazım.
Çanakkale, gerek 18 Mart gerekse 24-25 Nisan’lardaki uluslar arası törenlerin başarıyla gerçekleştiği İl olarak kitlesel törenlerde deneyimle olmasının da büyük etkisi var.
Başımızı öne eğecek bir davranış içine girilmediği için 2016 1 Mayıs’a anılarımda güzelliklerle dolu gün olarak kalacak.
EMEK DİYORDUNUZ
1 Mayıs kutlamalarından bir gece önce. CHP Çanakkale Milletvekili Bülent Öz’ü aradım. “Yarın Türk-İş’in kutlamalarına katılacak mısınız?” Türk-İş’in kutlama saatinde başka bir yerde programı olduğunu ve öğleden sonraki KESK-DİSK ortak organizasyonuna katılabileceğini söyledi.
20 bini aşkın emekçinin katılmasının beklendiği bir organizasyon ki ,üstelik emekçilerin düzenlediği, emekten yana olduğunu söyleyen siyasi partinin milletvekili başka programı mazeret gösteriyor.
En azından ev sahibi olarak ‘hoş geldiniz’ demek çok mu vakit alır?
Tabi bunu tamamen Öz’e mal etmemek lazım.
CHP’nin genel anlayışında aramak lazım sorunu.
Emek örgütleri arasında siyasal tercih kullanımına bakmak lazım.
Bu ülkede işçi örgütlenmesinin yüzde 58’ne sahip Türk-İş’in önceki genel başkanı CHP Milletvekili idi. Destek sadece o zaman mıydı?
Yani milletvekili yapana kadar mı?
O genel başkan emekliye ayrıldı ama Türk-İş hala ayakta.
Meseleye bir de buradan baktığımızda anlıyorum ki; her şey, benden mi muhabbeti.. .
Siyasi çözülme sen var ya…
Korku dağları gibisin…
BU İŞE BİR ÇÖZÜM
Sanayi Sitesi Sarıçay yatağında hurda malzemelerin yakılarak ayrıştırılması gerçekten büyük bir sorun olmaya başladı. Lastik gibi ağır metal içeren ve dumanların rüzgarın da etkisiyle Barbaros’un üzerine karbondioksit olarak yayılması öylesine tehlike oluşturuyor ki, cam ve balkonlardan evlerin içi uzun saatler kokudan geçilmiyor.
Bu işin bir hal çaresi bulunmalı.
Nefes alamıyoruz, sağlığımız bozuluyor çünkü…
Peki tüm bunlar yaşanırken yetkili merciler ne yapıyor?
İtfaiye dahi olup biteni seyrediyor. Allah muhafaza kıvılcımların etraftaki kuru ortala sıçrayabileceğini hiç kimse hesaba katmıyor. Yükselen dumanın havaalanı uçun güvenliği açısından da büyük bir risk oluşturacağını kimse hesaba katmıyor mu?
Kim izin veriyor?
Sağlık, güvenlik her anlamda riskli bir durum.
Belediye, Çevre, Halk sağlığı hiç bu soruna el atmıyor mu?
Çanakkale hala ortaçağ gibi mi yönetilir?
Sorunun yaşandığı yer Çanakkale’nin mücavir alanı değil mi?
Havamız kirleniyor, sağlığımız bozuluyor beyler.
İkide bir Kazdağları diyenler Sarıçay kenarında olup bitenleri niye görmezden gelir?
Havamız, suyumuz, toprağımız değil mi Sarıçay kenarı…
Hep derim.
Önce evinin önünü temiz tutacaksın.
Sonra komşuna mana bulacaksın…