İzlenilen filmler, popülerlik kavramı ile gündeme oturan kişiler, spor branşları... Tüm bunlar bireylerin etkilendiği unsurlardır. Fakat etkilenme konusunda popülerlik kavramı önemli bir rol oynamaktadır. Popüler kültürün yarattığı unsurlar heyecan ile tüketilmektedir. Popüler kültürün hayatın içine entegre ettği unsurlar tüketim çılgınlığı yaşanmasına neden oluyor. Birey çok konuşulanı tüketmeye daha çok meyilli oluyor.
Geçtğimiz günlerde sosyal medyada zaman geçirirken Galatasaray taraftarının tuhaf bir sokak röportajı karşıma çıktı. Icardi'nin kaçırdığı penaltı sonrası balkondan düşerek kendini sakatladığını ifade eden taraftar, Icardi'nin gol sevincini yapabileceği şekilde kendini alçıya aldırdığını belirtti. İzlediğim sokak röportajı bir süre durup düşünmeme neden oldu. Fanatikliğin bu noktalara kadar gelmesi beni şaşırttı.
Bu röportajı izlerken aklıma ben pokemonum deyip camdan atlayan küçük çocuk geldi. Her anı pokemon ile geçen çocuk gerçeklik algısının içine izlediği karakteri koymuştu. Kendini pokemon sanması da bu ndan kaynaklıdır.
Küçük bir çocuğun hayal dünyası ile bir fanatiğin alçı modeli arasında nasıl bir bağ kurduğumu sorgulayabilirsiniz. Fakat iki olayda da aşırılık gözlemliyorum. Popüler kültürün unsurları sayesinde takınılan tavırlar farklı olabilir, unsurları tüketme aşırılığı ise aynı.
Günah keçisini pokemon ya da bir spor türü ilan etmek yanlış olacaktır. Kişi kendi sorumluluğunda olan düşüncelerini kendi otokontrolünde gerçekleştirebilmelidir. Dört yaşında hayal dünyasında yaşayan bir çocuk otokontrolü sağlıklı bir şekilde gerçekleştiremeyebilir. Fakat sokak röportajındaki birey için aynı durum geçerli değildir.
Popüler kültürün dayattığı unsurları ne kadar hayatın içine entegre edileceği bireyin kendi tutumuna kalmıştır. Üretilen her şey tüketilebileceği gibi sonucunda oluşan davranışlar dizginlenebilir.