Eylül ayından bu yana Türkiye'de parasal ve finansal koşulların sıkılaştığına dikkat çekilen raporda, bu sıkılaşmanın iç talebin daha ılımlı seyretmesine ve enflasyon baskılarının yavaşlamasına katkı sağladığı ifade edildi.
Raporda reel faizlerin pozitif bölgeye dönmesiyle birlikte yabancı döviz girişlerinin artış eğilimine girdiği vurgulandı. Ayrıca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) TL'nin reel değer kazanmasına yönelik sinyaller verdiği belirtilerek, bu durumun dikkate alındığında artan döviz girişlerinin ve daralan cari açığın 2024'te TL'nin değer kaybını sınırlayabileceği ifade edildi.
Raporda ayrıca, talebin dengelenmesinin Türkiye'nin dış dengelerini iyileştirdiği ve 2023'te %4,1 olan cari açığın Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya oranının 2024'te %1,8'e gerileyeceği öngörüsüne yer verildi. TCMB'nin TL'nin nominal anlamda güçlenmesine izin vermek yerine bilançosunu yeniden yapılandırmaya odaklanmasının daha olası olduğu ifade edilen raporda, TCMB'nin net rezervlerinin 2024'te pozitife dönebileceği tahminine yer verildi.
Goldman Sachs'in raporu, Türk lirasının değer kaybı konusundaki beklentilerdeki azalmanın, ekonomik dengelenme ve politika adımlarıyla birlikte daha olumlu bir seyre işaret edebileceği şeklinde yorumlanabilir. Ancak, döviz kurları ve ekonomik koşullardaki gelişmelerin bu tahminleri nasıl etkileyeceği önemli bir faktör olmaya devam edecektir.